"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

Siroz Masa

Acelemiz yok...Taksit taksit...

yazı resim

SİROZ MASA

Külsüz, dumansız,
Bir meyhane masası daha var önümde,
Bembeyaz çarşafıyla,
Kirden, tozdan uzak, bir meyhane masası daha…
Anason dahi sinmemiş üstüne
Deterjan kokuyor, herkese inat
O azamet, o heybet, yeller bırakmış yerine
Jilet gibi duruyor adeta…
Oysa ki
Böylesine beyaz, külsüz dumansız değildir bu masalar
Mutlak yanık izi olmalı bir yerinde
Ve en kırık camın önünde durmalı,
Cilalı parkeler değil
Kırık ahşaplar üzerinde…

Hayret
Tökezlemiyor, basıyor ayakları yere
Kağıt falan da sıkışmamış, bacaklarına
Üstelik, herhangi bir delikte yok, hiçbir yerinde

Değil, buraların değil bu masa,
İhtimal, lüks bir yaşamdan kaçmış.
“Rahat” sevdasına düşen, biz gibi,
atıvermiş kendini buralara…
Sahi, bizde böyle değil miydik bir zamanlar?
Böyle tanışmamış mıydık,
En temiz halimizle, girmemiş miydik içeriye?

Değil, çok uzak değil, elden ayaktan düşmesi

Kağıt da sıkışır gün gelir,
Kırılır en güvendiği, bacakları…

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön