"Yazarlar, çoğu zaman, ne kadar az bildiklerini göstermek için sayfalar doldururlar." – Umberto Eco"

Sanki Bahar Yeli Dokundu Kalbimin Tellerine!

yazı resim

Ne kadar mahzundu
Ne vakit sessizce temaşa etsem içime dokunurdu
Yılların yorgunluğu vardı, sabrettiği cefalar artık sıradandı, niye ağlıyordu
Gönlü yıllarca hasret kaldığı şefkat ve muhabbete açtı, çaresizlik içinde nefeslenen bir hicrandı, fakat yılmıyordu

Her vakit suallerim olmuştur
Yalnızlığına, yüreğinde demlediği hüzün dalgalarına
İçini titreten acılara, sinesinde derlenen umudun yorgunluğuna bakarken dağlanırdım
Babam suskun ve kendi halinde bir nefesti, dünya adına hesabı olmayan sakindi, annem yükün altında ki garipti ne yapardım

Annem bazen duyduğu nağmede
Sanki sinesinde sakladığı feryadı yakalar ve duygulanırdı
Yolda gördüğü bir düşküne, yardıma muhtaç bir yaşlıya rastlarsa çırpınırdı
Zaten bahtı aşikardı, beş günlükken anasız kalmak ve iki analığın elinde yetişmek yazgısıydı

Annem aklıma geldikçe içim kabarır
Ruhum daralır, nefesim başkalaşır, vefasızlığım sızlandırır
Hiç beklemediği bir zamanda trafik kazasına uğraması ve koma halinde bulunması ne müthiş dramdır
Aplam kardeşim yetiş annem hastanede dediğinde yüreğim titremiş ve malum hal gözlerimin önüne gelmişti
Annem yine garip bir nefes olarak hakkın Rahmetine ulaşmıştır…

Mustafa CİLASUN

KİTAP İZLERİ

Gözyaşı Konağı

Şebnem İşigüzel

Osmanlı Sürgününde Modern Bir Kadının Sesi Şebnem İşigüzel, Gözyaşı Konağı’nda, 19. yüzyıl Osmanlısının boğucu atmosferini, ataerkil bir ailenin baskısıyla Büyükada'ya sürgün edilen genç bir kadının
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön