"Yarınki gazeteyi okumak için bugün ölmenin ne anlamı var ki?" *Mark Twain*"

Saçlarının Teli Ömrüme Bedel

avcı misali vurdun can evimden en derinden ölmeden bir su içir bari gül kokan ellerinden ister kes ondan sonra rakında meze olayım ister al götür evinde besle hasretine doyayım

yazı resim

oy benim sivasın karlı sularında saçlarını yıkayıp
rüzgarda dalga dalga kurutan meleğim
çöz ki saçlarınla bağladığım ayaklarımı sana koşarak geleyim
ne bir ekmek isterim ne de bir aş
sana gelirken dokunurmu sanırsın ayaklarıma taş
kuşlar kaçar önümden çarpacak diye
uzaktayken bile bana yaşattığın bu sevda niye
ne ellerin var elimde ne tadın dudaklarımda
allahımdan tek duam görebilsem semamı yanımda
bir kış günü olsun yada bir yaz farketmez
bende bu yürek oldukça sana olan özlemin hiç bitmez
avcı misali vurdun can evimden en derinden
ölmeden bir su içir bari gül kokan ellerinden
ister kes ondan sonra rakında meze olayım
ister al götür evinde besle hasretine doyayım
of semam offfff
ne yaptın sen bana yıllar sonra
alıp götürüyorsun aklımı
ne ben varım bende
ne de bu can bedende

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön