"Yazarlar, çoğu zaman, ne kadar az bildiklerini göstermek için sayfalar doldururlar." – Umberto Eco"

Papanın Armağanıydı Aslında Papağan

Ben balımı dudaktan esirgerken Çiğ taneleri sonbaharı gömsün, Biraz yana kaysın cisimler , Ve ayaklarım yeşersin.

yazı resim

Ben balımı dudaktan esirgerken
Çiğ taneleri sonbaharı gömsün,
Biraz yana kaysın cisimler ,
Ve ayaklarım yeşersin.

(Bugün kira günü ve ödemek imkansız )
Sobayı parçaladıktan sonra kırıntılarını yemesi için bir papağana verdik (yeni yakaladığımız.) Biz de yeni evlenmiştik zaten, yani yakalamışsınız (diyorlardı).Kalorifer peteklerini pencerelerin altlarına monte ettik ve arıların gelmesini bekledik.(Tanrı yazdırıyor bütün bunları,tanrı kimseye yazdırmasın) Birkaç tanesi geldiler,ama papağan bal toplamalarına izin vermeden onları yedi.Sobanın kırıntılarını tekrar birleştirip ,bu peteklerle değil,eski usul sobayla ısının dedi.
Oysa biz o petekleri ısınmak için koymamıştık.Bal istiyorduk sadece.
"O da ısınmak değil mi ?" diyerek , iç geçirişini ; büyük patlak gözlerindeki riyakarlığımızı belgeleyen bakışlarından anladık.
Çatı akıyordu,
''Ve lütfen dokunmayın ağlıyorum ben
Göz göz oldum yine ve ağlıyorum.
Delikler,sizin bakışkan oynak yuvarlaklarınız''

KİTAP İZLERİ

ZEYTİNDAĞI

Falih Rıfkı Atay

Bir İmparatorluğun Veda Mektubu: Falih Rıfkı Atay'dan Zeytindağı Her milletin tarihinde, hatırlamaktan kaçındığı, üzerine bir sessizlik perdesi çekmeyi yeğlediği dönemler vardır. Bizim için Osmanlı İmparatorluğu'nun
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön