"2 Mayıs 2026, saat 16:00. Ne kadar da... bugün." - Samuel Beckett"

yazı resimYZ

Yaşamak mısralarda, en uzak mavi geceden gözlerini.
Ayrı umutların yalnızlıklarla, ayrılık şarkıları gibi.
Oysa; ne istenebilirdi, Nisandan.
Şakası yağmurla, gözyaşlarında saklı gizlisi.

Diliyordu, tüm Nisan olanları.
Bencil istekleri gibi.
Seçemezdi; Nisan nisanla ölemezdi.
Bir an umutları yeşerdi.

Yorgundu, Nisan tekrarlanan eski bir şarkı gibiydi.
Bilin ki sizi anlatıyorsa, dinleyin.
Zamanla gözleriniz dolar,
Nisan olanlar.

Siz alınırsınız da.
Bilmez misiniz ki?
Bencilliğinizden ağlayan Nisanın eşidir.
Ahlarınızı savurduğunuz insanda Nisan dır.

O söylüyordu; siz kapılıyordunuz.
Suçlu mu? Hayır.
Bölünmüş ufukların
Günlerine giden siz Nisanlar.

Hatırlayın, ayrılıklar gölgesi düşmüş şehirde martılar.
Bir Nisan şakası gibi.
Hayalleriniz, gerçeğe uyansın.
Hatırlayın, O da bir Nisanı sevmişti.

Tüm Nisanlar...
O nun ama O birinin biri.
Perdelerini çekiyor, sevgisi üzerine.
Uğurluyor Nisanı, Nisanın gecesine.

İçinden hiç kimsenin, geçemediği kaderinde.
Adı gibi saf,
Yüreği kadar temiz.
Bir Nisanın silinmeyen izi var şimdi.

KİTAP İZLERİ

Yaşadığım İstanbul

Selim İleri

İstanbul'un Kırık Kalbi: Selim İleri'nin Hafıza Kazısı Bazı yazarlar vardır ki bir şehirle öylesine özdeşleşirler, sanki o şehrin sokakları onların damarlarında akar. Selim İleri de,
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön