"Bu kadar çok hayranım varken, neden hala bu kadar yalnızım? Ah, evet, çünkü hepsi ölü." - Edgar Allan Poe"

Nekahetten Çıkarken

yazı resim

Kalın surla örülü, serin bir karanlıktan
Sensizlik hasretiyle, kıvrılıp da geçerken
Tere bulanmış ruhum, yığılmış baygınlıktan
Nekahet döneminde, bana ömür biçerken
Sabah ışıklarında, müjdeye baktım durdum
Gökle yarışır sanki, bir coşkuya bulandım
Ilık esen melteme, elimi dokundurdum
Rüzgârdaki tüy gibi, şaşkınlıkla dolandım

Bürünmüşler yemyeşil, pırıl pırıl atlasa
Etrafımda melekler, gülücük atıyorlar
Verdikleri muştuyla, bitmişti her bir tasa
Ruhumdaki bu raksa, tempolar katıyorlar

Rüyalarımı bozma, abes bir hâl diyerek,
Kulaklarım kapalı, yeisle kızmanıza
Aşkım yaşasın diye, bakmıyorum bilerek
Belki de kıskançlıktan, beisle yazmanıza
Bir dile de göreyim, isteyince vermez ki
Rab'den gelmiş müjdeye, ağıtlar yakıyorlar
Katındaki bu lütfu, delik kalbe sermez ki
Sırrına eremedi, küstahça bakıyorlar

Bürünmüşler yemyeşil, pırıl pırıl atlasa
Etrafımda melekler, gülücük atıyorlar
Verdikleri muştuyla, bitmişti her bir tasa
Ruhumdaki bu raksa, tempolar katıyorlar

Müjgân Akyüz MAJ

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön