"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

Nasıl Yaptım Anlamsızca!

Nasıl bu takıntı, bu saplantı, / Kaldı öylece bende? /

yazı resim

Nasıl yaptım bunu kendime?
Yüreğimin köşesine mi, ortasına mı?
Bilmiyorum.
Nasıl yerleştirdim seni?
Nasıl bu takıntı, bu saplantı,
Kaldı öylece bende?
Nasıl yaptın sevgilim sanki?
Değmeyen her şeyine…
Nasıl bağlandım bir izmarit pisliğine,
Hele o kirli telefon numarasına!
Nasıl yaptım? Acınacak hale gelinceye kadar yüreğim
Bu ucuz lekeyi nasıl sürebildim.
Dağıttım emeklerimi yıllara gelen,
Tüm dostlarımı küstürüp sana sarıldım.
Tanrıyı bile küstürdüm!
Nasıl attım inancımı öyle,
Gülüşün için mahvettim gözyaşımı,
Hiç değmeyen birine!
Nasıl boş sandalyeye dalıp, seni hayal ettim.
Kimlik değiştirip bulandım her şeyine!
Nasıl harcadım tüm iyileri bir pislik bulamacına?
Böyle körce!
Anlamıyorum anlamam gerekeni,
Yazıyorum yüreğime yırtık karalı bir yalanı,
Dar ağacında sallandırıyorum.
Ve tüm sevdiklerimi aldatmışçasına,
Verdiğin iğrençlik hissini yutarcasına,
Her şeyi itiraf ederekten,
Nasıl kıydım benliğime şerefsizlikle!!!!
Kahretsin yine şiirde kaldı hesap soran sözlerim…..

KİTAP İZLERİ

Çıplak ve Yalnız

Hamdi Koç

Hamdi Koç’un Hafıza Labirentinde Unutulmaz Bir Yolculuk: "Çıplak ve Yalnız" Hamdi Koç’un "Çıplak ve Yalnız" romanı, okuru daha ilk cümlesiyle yakalayan o nadir eserlerden: "Amcam
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön