"Yazarlar, çoğu zaman, ne kadar az bildiklerini göstermek için sayfalar doldururlar." – Umberto Eco"

yazı resim

Dilden sade yaşamda
Sustum,
Kendime sakladığım gözyaşlarımı yuttum.
Geceleri kapkara kan kustum,
Olmaz haberin,
Sabahın gelmediği bu kabusta.
Bir ten susar, bir de giz
Sana inat, varlığına mahkum.

Yok bu şehirde artık tek papatya,
Ya da beklenen bir bahar.
Ankara yine bembeyazken
Sokaklar hala öksüz,
Nasıl yenikse bu yüreğim
Hala yanlış yerde, yanlış insan bu kadar özlenirken.

Yetmedi kelimeler,
Olmaz zaten bunun bir tarifi.
Nasıl tarif edilir ki
Hasrete uzanan bu eller, nasıl tarif edilir
Sen hala benden yüzyıllarca uzaktayken?

Tendeki tuzun yok artık elimde,
Ya da gözyaşının tadı dudağımda.
Yanmıyor artık ormanlar gözümde
Hatalar dururken derinde.
Avuçlarımda kimseye göstermediğim
Papatyalar büyürken,
Nasıl söylerdim sana
Sen benden kopmuşken?

KİTAP İZLERİ

Çalıkuşu

Reşat Nuri Güntekin

Bir Ulusun Doğuş Sancısında Bir 'Çalıkuşu'nun Kanat Çırpışları: Reşat Nuri Güntekin'in Ölümsüz Eseri Üzerine Türk edebiyatının temel taşlarından biri olan ve yayımlandığı günden bu yana
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön