"Gelecek, şimdiki zamandan ödünç alınan bir borçtur; faizi genellikle pişmanlıktır." - Ambrose Bierce"

Meğer Ne Çok Adam Edermişsin Sen...

Meğer ne çok adam edermişsin sen, adam olmadığını anlamadan öncesine kadar... şimdi bakıyorum geçmişe, o da en az senin kadar yalan-dolan...

yazı resim

Bir tek sözcük edemedik biz seninle... Bir kelime uzunluğunca beceremedik sevdaya düşüp sevda olmayı...Bir yığın yaşanmıştık bir tek kelime edemedi bir bitişe...

Gözlerinde kaybolduğum- gözlerimde kaybolan adam , dizlerinde uyuduğum - dizlerimde uyuyan adam, kollarında uyandığım- kollarımda uyanan adam, yanında uyuduğum- yanımda uyuyan adam, teninin her köşesini ezbere bildiğim- tenimin her köşesini ezbere bilen adam...

Meğer ne çok adam edermişsin sen, adam olmadığını anlamadan öncesine kadar... şimdi bakıyorum geçmişe, o da en az senin kadar yalan-dolan...

Her gidişin, sana her hoşçakal deyişim ölümlerden ölüm, kuyulardan bir sancı idi. Arkandan el sallamak en ağır cezalardan bile ağır gelirdi. Güneş durduğun yerde doğar, gittiğin yerde batardı...Şimdi hiç kadar anlamlarından soyunmuş haldesin gözlerime çivilediğim suretinde... İhanetinden sebep tokat gibi gidişim yetmiyor öfkemi dindirmeye... Ne çok şey demektin oysa hiçbir şey olmadan önce... Şimdi hiçbir şeyimsin ama ihanetine ortak olanlar için herşey demeksin... Hiçliğinin anlamsızlığında herşey olmanın tadını çıkar... Benden bu kadar!!!

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön