"Yazar olmak, bir tür zihinsel hastalıktır; tek farkı, bu hastalığı satabiliyor olmanızdır." — Neil Gaiman"

yazı resim

Yüreğimin sessiz sakin vadilerinde gezen bir kırlangıç kuşu gibisin
Bir anda karşımda gördüğüm sonra yok olan
Bana koşarak geldiğini düşündüğüm anlarda aniden yönünü değiştirip
Başka bir yöne uçan kırlangıç kuşu
Bazen çarpışacağımızı düşünürüm
Ya senin yâda benim bu çarpışmanın sonunda yok olacağımızı
Korkum tüm bedenimi sarar o anlarda
Ne yapacağımı bilmeden
Panik içindeki bir çocuk gibi sağa sola bakarım
Kaçamam

Yüreğimin derin uçsuz bucaksız okyanuslarında gezen bir denizkızı gibisin
Hiç ummadığım bir anda karşıma çıkan
Sessizce bir kayalıkta oturup beni izleyen bana aşk şarkıları söyleyen
Sana yaklaşmama müsaade edip dokunmama izin veren
Gözlerinden aldığım cesaretle sana sarılınca da ellerimden kayıp giden
Yüreğimin mavi derinliğinde kaybolan
Bana acılarımı bırakan

Yıldızlarla dolu yüreğimin karanlık gökyüzünde dolaşan bir gece kuşusun
Taaa milattan geliyorsun, yorgunsun
Gözlerini görüyorum, korkuyorum ama kaçamıyorum
Toprağa kök salmış ayaklarıma bakıyorum
Kaç yüzyıldır orada durduğumu bile hatırlamıyorum
Öyle karanlık ki yüreğim, gözlerinden daha karanlık
Yüreğimi söküp atasım geliyor gün doğsun diye
Sende gideceksin diye yapamıyorum…
Korkuyorum …

Kaf dağını anlat bana karanlık gözlü kuş
Kaç sevda gömülmüş ve kaç ağaç bitmiş üzerlerinde
Gözlerin bu yüzdenmi karanlık
Yoksa kalbime yakıştığını düşündüğün içinmi
Bakma artık korkuyorum…
Uzanamamaktan, kıpırdayamamaktan
Ölmekten az ama yaşamaktan daha fazla
Aslında ben senin gitmenden korkuyorum anlasana…

KİTAP İZLERİ

Kayıp Tanrılar Ülkesi

Ahmet Ümit

Zeus Berlin Sokaklarında: Ahmet Ümit'ten Mitoloji, Cinayet ve Hafıza Üzerine Bir Roman Ya eski tanrılar ölmemiş, sadece unutulmuşsa? Ve içlerinden biri, bu umursamazlığa öfkelenip modern
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön