"Bir yazarın en büyük dileği, yazdığı son cümlenin, yayıncısının en büyük kabusu olmasıdır." *Terry Pratchett*"

yazı resimYZ

Kadını anlatacak, bir şiir yazacaktım ama, yazdım sildim Kuran'ıma
Tekrar yazdım,
Tekrar sildim...
Beceremiyorsun dedim kendime. Kadın b/aşka..
Zaten kadın bir şiirin ilk mısrası degilmiydi ki..
Kadınım diye başlardı hep.
'' Güzel kadınım. Bu gece hangi gülü sunacaksın bağından''

Ve bir romanın, tam ortasına bağdaş kurup, ben olmazsam bu roman okunmaz der gibi.
Sürükler sayfa sayfa, kokusu bile sinmiştir kitaba...

Bir filmin, en acıklı yerinde görürüz kadını .
Ulan.. ben bile ağlarım buna düşünün.
" Gitme Fikret .Ben de seni seviyorum..." dedi mi.
Ee heyyy, of off işte. Tam bu sahnede ki kadın...

Şarkının nakaratların da, eşsiz güzellik değil midir kadın.?
Diline dolarsın da, ellerin cepte, ıslık eşliğinde bulursun yolunu...
iki duble içeyim dersin keyfine, üçüncü duble de, aklına gelir kadın...
Kafanı sallarsın hafif.
Ahh Süreyya, yine geldin ...
Yine beceremedim., biliyorum anlatmayı.
Kadın işte.Nesini anlatayım..

Ağlatır kadın.
Güldürür kadın.
Sever kadın.
Sevilir kadın....
Sevdirir kadın...
Yorulur kadın
Doğurur kadın
Besler kadın
Büyütür kadın..
Öldürür kadın...

Vesselam...

// Yusef Masadow //

KİTAP İZLERİ

Nasipse Adayız

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Trajikomik İktidar Oyunu: "Nasipse Adayız" Her siyasi kampanya bir absürtlükler tiyatrosudur, ancak Ercan Kesal, "Nasipse Adayız" ile bu dramanın Türkiye'ye özgü sahnesinin perdesini
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön