"Yazmak, aslında ölmekten başka bir şey değildir; ama neyse ki bu, birkaç yüz sayfa sürer." - Franz Kafka"

yazı resim

Gri bir kabus sensiz bu şehir,
Kaldırımlar ayağıma dolanıyor,
Y ollar hep aynı caddeye cıkıyor...
Yıldızsız bir gece..
Ve yağmurlu bir hece gibi
Ne bir anlamı kaldı yalvarmanın
Saatlere,günlere
Nede sabahlamanın seni karalarken
Defter köşelerine...
Yirmisekiz ayı
Şu yüreğin en rüzgarlı ve ensevdalı köşesine gömüp,
Ardımda bir dolu yaşanmışlıkla ,
Kalakaldım öylece...
Son sigaranın ,son nefesini sen çektin
O bir izmarit oldu,
Bu masal bir kalp sancısı..
İzmariti yere attın,
Yirmisekiz ayı ellerime...
Bekledim:
Bilirim basılır birde atılan izmarite,
Can çekişmesin diye..
Bir bana döndü güz bakışlar, bir izmarite
Gülümsedi,uzaklaşti ve kayboldu
Gri şehrin ışıklı caddelerinde....
İkiniz de aynısınız demek miydi bu gülümseme,
Öyleydi belkide.
Dumanlı ve yaralı bir izmarite benzedi kaderim.
Ellerimde yirmisekiz ay
Yanımda yokluğun,
Gözyaşlarımı hediye edip geceye,
Bende karıştım usulca
Gri şehrin ısıklı caddelerine....

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön