"Tanrılar bizi cezalandırmak istediğinde, dualarımızı kabul eder." - Oscar Wilde"

Her Sabah Başlanıp Akşamına Bitirilen Bir Aşk Şiiri

Ömürlerini istasyonlarda, vagonlarda geçirenler kadar geçirmeyenler de anlarsa beni şairliğimden değil, ayrılığın evrenselliğindendir.

yazı resim

bakamam ters yöne giden trene
korkuyorum elimde değil
ezip geçecek sanki
geride bıraktıklarımı
ne bir işçinin yüzü
evine yorgun argın dönen
ne de en güzel kızı
trenin camından beni seyreden
avutamaz hiçbiri

ne ray, ne istasyon artık
tek ayağımın altına katlanıp konmuş kağıt
yazılmadan biriken şiirlerim
yalnız değilim biliyorum kaderimi
her kavuşmada bir ayrılık şarkısı söylerim

karanlık çöker uzandığım aynaya
kül kokusuna hapsolmuş siyah bir mürekkeple
çizerim tren yollarını göğsümün üstüne
soneler mi yoksa katar mı
bana kızdığın bir an sevgilim
sen söyle

dizildi bütün acılarım duvarın önüne birer birer
beni bu denli güldüren baştaki değil
şu ortadaki idi
kimsenin göremediği
kafamın içindeki cennetten çığlıklar yükselirken
bir sırt ağrısıydı bu dizeyi bitiren

sayfaları çevirdikçe hatırlıyorum
nasıl da kıskandığımı gelişini
apansız gelişini baharın
hapis bile değilim üstelik
bilfiil izbe bile olmayan istasyondayım

uzayıp gidiyor tren yolu saba makamında
şu elimde gördüğün şiirimdir sevgilim ve
bitmedi
dahası var
alırsan umut vereceğim yanında
ve yine bitmedi
aşkımı da

KİTAP İZLERİ

Bir Zambak Hikayesi

Mehmet Rauf

Tabuları Yıkan Erken Cumhuriyet Dönemi Erotik Edebiyatı: "Bir Zambak Hikayesi" Türk edebiyat tarihinin tozlu raflarında uzun yıllar gizli kalmış, adı bilinse de içeriği hakkında fısıltılarla
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön