"Yarın ne okuyacağını bilmeyen bir yazar, bugün ne yazacağını bilmeyen bir tanrıdır." - Umberto Eco (kurgusal)"

Hala Sen

Puslu havaların uslanmaz çocuğuyum / Birkaç sözcükten oluşur serüvenim / Geldim, gördüm, kaybettim /

yazı resim

Hala

Puslu havaların uslanmaz çocuğuyum
Birkaç sözcükten oluşur serüvenim
Geldim, gördüm, kaybettim

Hep Sev beni diyordum
Her gece karlı bir yamaçtan kendini bırakır gibi
Bir daha kere, bir daha kere, bir kere daha
Gitsen de yanımda
Parçalayan hayalin kalsın istiyordum

Şimdi böyle bir başıma bıraktın da ne
Beni her düşen akşamla böyle param parça
Boş bırakıp da yanımda sandalyeleri
Sanki yüreğimi daha mı az kaplıyorsun

Ve Ölemiyorum, kalabalılık şehirlerin kimsesiz odalarında
Çünkü Yaşamı değer kılan bir neden oluyorsun
Durup durup Kasımda bir İstanbul sabahı hatırlıyorum
Saçların saçlarıma karışmış rüzgarda
Kız kulesi mi daha sen
Sen mi daha bir kız kulesisin, ayıramıyorum
Gözlerin İstanbul hatırası oluyor masamda

Sonra öfkemi yumruklamaya yetmiyor duvarlar
Düşüp kırılıyor sensizliği sayan saat
Teker teker yakıyorum uğrunda kuruttuğum çiçekleri
Seneler göz olup bekliyor hala
Günler yaş olup ağlıyorum

(Temmuz 2001)

KİTAP İZLERİ

Eşekli Kütüphaneci

Fakir Baykurt

Fakir Baykurt’un Vasiyeti: Kapadokya’da Bir Umut Destanı Bir yazarın son eseri, genellikle edebi bir vasiyetname niteliği taşır; kelimelerin ardında bir ömrün birikimi, son bir mesaj
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön