"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

guz savunmasi

uzun sessizliklerin suclusu ates rengi yapraklarda ki hayat kirintilari midir acaba? yoksa leyla' sini arayan askzedeler mi?

yazı resim

Uzun suren sessizligin adiydi… sonbahar.
Yerini ayriliklara birakip, huznu yoldas belleyen sari yapraklarin kederli ve asil duruslarinin adiydi bir nevi.

Bir nevide senin adin gibiydi guz araliginin sir perdesinde. Huzun bir pencereden baktirirken dunyaya; diger pencerede, calinan hayatimizi tutamadik elimizde.
…elimizde, sadece kirik dokuk yasam parcalari, birazcik hasret ve ardindan gozyasi siselerine sakladigimiz huzn kaldi.
Bir vuslat beklerken, ismimiz sinirsiz ozlemlerin altina yazildi belki de! Belki de, biz abartmistik hayati…
Uzun suren sessizligin, senin, gelmeyesice vuslatin adi, baharin sonu diye
yazilmis, kime ne?

" bir hicran yasarken bu perde de, bil ki bendendir!
Bil ki senin adindir hicran.
Ve hicran,
Vuslatsiz bir askin hikayesidir,"
dese de sair;
yapraklarin kanadina takilmis bir hayat kirintisina bir omur vermek nedendi acaba?

Bir bekleyis, bir yanki…
Guler yuzlu sevdalarin sessiz kahkahasini kiskanan leyl- i huzn, bir guz atesi. Biten bir ask nagmesinde ki son nakarat!
Bir kaybolusun resmi…
Ve ruzgarin pesinde kosusturan ates rengi guz yapraklarinin asilzade duruslari.

Uzun suren ayriligin hikayesiydi ve kalem bile dile getirmez oldu, bu fasl- i son bahari!

KİTAP İZLERİ

Kapak Kızı

Ayfer Tunç

Ayfer Tunç’un "Kapak Kızı" Romanı: Çıplaklığın Katmanları ve Toplumsal Yüzleşme Ayfer Tunç’un ilk olarak 1992’de yayımlanan ve daha sonra "zemin aynı zemin, inşa aynı inşa"
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön