"Yarın 11 Mayıs'ta bitiririm dediğim her sayfa, aslında 10 Mayıs'ın ışıltılı bir yalanıydı." **Kurt Vonnegut**"

Giderken

çuvaldan bir gecede çalınan "Hoşçakal"...

yazı resim

Seni terk ettiğim gibi
bırakıverdim kendimi
Şuracıkta yığılmış,
bir sen gibi
Yapayalnız, soğuk, donuk.

Denize haykırdım uzun;
upuzun ve çok derinlere giden bir
iskelenin son basamağından
Kayıp düştüm kucağına
Denizin...
Senin...

Hep aynı şarkı kulağımda
Hani giderken beni ardıma bakmaktan alıkoyan:
"Git!"
Kurtulamıyorum.

Vazgeçmediğim hayatım, geleceğim
ellerindeydi oysaki
Farketttim.
bir sen gibi
Yığılmış bir suskunluk vardı dudaklarımda
Söylenmesi gereken ve kilitlenmiş
o meşhur "son sözler" yerine.
Ne söyleneceği biliniyordu.
Lakin zaman yoktu bilinenleri tekrara
Dediğin gibi, "Son zamanların"
Senin de...
Öyleyse "Git haydi 'O'nun yanına."
Bir gün gelip de yerime seveceğin
'O'nun yanına.

Kayıptı ellerim.
Gözyaşı tatmamış gözlerin misali
Senden uzak ölmek istemiyorum
Son ışığa ulaşırken yalnız olamam;
yalnız bakamam ona
Hep aynı şarkı,
"Meleklerin Sözü Var"

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön