"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Gideceğim Dediğin Gece

Kalmasa sözlüklerde Ne “ayrılık” ne “veda”, Zamanı içmeye bir türlü doymayan saat dursa, Her gün hep “bugün” olsa, Yazmasa takvimlerde ne Salı / ne Çarşamba, Kahpe zaman duvara çivi gibi çakılsa, “Yarın gide

yazı resim

Yanıma geldiğinde unutuversen gitmeyi.
Bir dostu telefonla aramayı unuttuğumuz gibi...
Ya da / bir düğüne gitmeyi unuturuz ya,
Nasıl unutursak
Yazdığımız bir mektubu postaya vermeyi,
Ah sen!
Sen de unutuversen geri dönmeyi.

Kaçırsan bineceğin tüm trenleri,
Seni uzaklara götürecek gemileri kaçırsan,
Unutsan otobüse bineceğin saatleri...
Ya da diyorum,
Unutmasan bile gitmeyi / vazgeçsen gitmekten,
Hasretleri atsak dağlar ardına,
Birlikte yaşasak çok renkli mevsimleri.

Kalmasa sözlüklerde
Ne “ayrılık” ne “veda”,
Zamanı içmeye bir türlü doymayan saat dursa,
Her gün hep “bugün” olsa,
Yazmasa takvimlerde ne Salı / ne Çarşamba,
Kahpe zaman duvara çivi gibi çakılsa,
“Yarın gideceğim.” Deyip / dünyamı yıktığında,
Birileri tutsa güneşi,
Ve hiç yarın olmasa.

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön