"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

yazı resim

GEL DE İSTANBUL

Açtım ellerimi denize doğru
Dalgalar diyor ki git ara da bul
Onu gösteren ok, hep sana doğru
Ne olursun bana gel de İstanbul

İskenderun sessiz sokaklar yetim
Gecenin ardından sabahı ettim
Güneşi gördükçe, ona benzettim
Ne olursun bana, gel de İstanbul

Gemiler bekliyor şimdi limanda
Yârin gözlerine hasret bir yanda
Kolaysa haydi gel, buna dayan da
Ne olursun bana, gel de İstanbul

Güneşin batışı burada özel
Sendedir kalbimi ağlatan güzel
İsyanım kendime, bu nasıl ezel
Ne olursun bana, gel de İstanbul

Sen olsan bu kadar çok anar mısın?
Kalbinde yıllarca yas tutar mısın?
Uzaktan haykırsam, ses duyar mısın?
Ne olursun bana, gel de İstanbul

Adına bir çiçek yaratmış Allah
Kokusu içimde patlayan silah
Gördüysen orada, eşsiz bir ilah
Ne olursun bana, gel de İstanbul

Elimdeki resmin yarısı yırtık
Hayali nefsime en güzel katık
Onu bulmak için, yardım et artık
Ne olursun bana, gel de İstanbul

YALNIZ KALEM/A.Y

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön