"Yazdığınız her kelime, okunmayan binlerce kelimenin hayaletidir. İyi uykular!" — Franz Kafka (kurgusal alıntı)"

Doğ Ey Gece!

yazı resim

Doğ, sabahlarımın hareminden yükselen soluk!
Sen ki ruhuma katılmış çelikten duvar
Sen ki içimde taşan kurşundan sipersin!
Artık yorulmam, solumam da inan!
Sen yanımda ol yeter!

Omzuma dayansın ellerin
Konuşmasan da ruhum dinlesin sesini…
O çağlarüstü,
O zaman atlatan mesajını…

Ellerini uzat!
Bilmem,
Belki tutarsın diye ümidim!
Ellerini uzat,
Çaresizliğimdendir sessizliğim…
Gözlerime bak!
Bak ki kaç yüzyıldır yangın yeriyim.
Bak ki tuğyan olmuş ruhum;
Biçareyim,
Bak ki acizim
Efendim!
Sevgilim…

Öyle diledim ki seni
Öyle istedim ki
Sidretül Münteha’ya ulaşsın sesim…
Zaman ve mekânın
Kalakaldığı noktada…

Seni!
Ey dünyalar değerlisi ey, seni;
Otuzunda sever gibi sevmek!
Otuzunda sevdiğim gibi,
Yetmişinde de sevebilmek…

Adını Mirac’ta bulmak bir gece
Duaları yolcu ederken yedi kat göğe
O son durakta varlığını hissetmek
Adını Mirac’ta bulmak bir gece…

Doğ ey gece!
Doğ, sabahlarımın hareminden yükselen soluk!
Sen ki ruhuma katılmış çelikten duvar
Sen ki içimde taşan kurşundan sipersin!

KİTAP İZLERİ

Aşk Hikayesi

İskender Pala

İskender Pala'nın Kaleminden Zamana Meydan Okuyan Bir Aşk Destanı İskender Pala, "Aşk Hikayesi" ile Okurlarını 17. Yüzyıl İstanbul'unda Soluk Soluğa Bir Serüvene Çıkarıyor 10 Haziran
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön