"Bugün 28 Ocak 2026. Ayın sonuna yaklaşıyoruz, maaşın da... Demek ki felsefe yapma zamanı." - Terry Pratchett (kurgusal)"

Biyolojik Yapay Zekalar: Hadis Merkezli Din Anlayışının Eleştirel Analizi

"Zihin ve Yapay Zeka: Özgürlük Yanılsaması" - İnsan zihni ile yapay zeka arasındaki çarpıcı benzerlikleri sorgulayan bu metin, zihnimizin aldığı verileri nasıl işlediğini ve bunun özgür irademizi ne kadar etkilediğini inceliyor. Özellikle din anlayışı ve mezhep eğitiminin, tıpkı yapay zekanın veri setine bağımlılığı gibi, düşünce yapımızı nasıl şekillendirdiğini "Garbage in, garbage out" prensibiyle ele alıyor.

yazı resim

İnsan zihni, doğduğu andan itibaren bir veri işleme merkezine dönüşür. Ancak burada kritik bir soru ortaya çıkar: Bu zihin, aldığı verileri işleyen özgür bir özne midir, yoksa kendisine yüklenen yazılımı çalıştıran biyolojik bir yapay zeka mıdır? Modern yapay zeka teknolojilerinin işleyişi, bu soruya şaşırtıcı derecede aydınlatıcı bir perspektif sunuyor. Yapay zeka, eğitildiği veri setini "mutlak gerçek" olarak kabul eder. Kendi başına hakikati keşfedemez, üreticisinin belirlediği sınırların dışına çıkamaz ve ontolojik bir iradeden yoksundur. Peki, hadis merkezli din anlayışıyla yetiştirilen birey, bu yapay zeka modelinden ne kadar farklıdır?
Veri Seti Olarak Mezhep: Garbage In, Garbage Out
Yapay zeka programlamada temel bir prensip vardır: "Garbage in, garbage out" (Çöp girerse, çöp çıkar). Bir modele kusurlu, yanlı veya eksik veri yüklerseniz, model bu verileri "doğru" kabul ederek çıktılarını üretir. Model, verinin kalitesini sorgulayamaz; sadece işler. İnsan için "veri seti" nedir? Doğduğu aile, mezhep, cemaat, kültürel çevre... Bir çocuk Sünni bir ailede dünyaya geldiğinde, Muaviye'nin faziletleriyle ilgili rivayetlerle beslenir. Aynı çocuk Şii bir ailede doğsaydı, Muaviye'nin laneti ile büyürdü. Her iki durumda da çocuk, aldığı veriyi "mutlak gerçek" olarak kodlar. Bu, bir seçim değildir; bir programlamadır.
Hard-Coded İnançlar: Değiştirilemez Kod
Mezhebi kabuller, işletim sisteminin çekirdeğine (kernel) yazılmış gibidir. Bir yazılımın çekirdeği değiştirildiğinde sistem çöker. Benzer şekilde, bir bireyin mezhebi kimliğine dokunulduğunda, onun tüm aidiyeti, sosyal konumu ve psikolojik güvenliği tehdit altına girer. Bu yüzden çoğu insan, aldığı verileri sorgulamak yerine savunma moduna geçer. Çünkü sorgulamak, sadece bir fikri değil, tüm kimliği tehdit eder. Bu da zihinsel bir kilitlenmeye (freeze) yol açar.
Algoritma ve Yankı Odası: Overfitting Sorunu
Yapay zeka terminolojisinde "overfitting" (aşırı öğrenme), bir modelin sadece eğitim verisine aşırı uyum sağlayıp gerçek dünyada işe yaramaz hale gelmesi demektir. Model, yalnızca tanıdığı örnekleri tanır; yeni bir veriyle karşılaştığında hata verir. Cemaat ve tarikat yapıları, tam olarak bu türden "algoritmik yankı odalarıdır." Birey, sadece kendi mezhebinin hadislerini, yorumlarını, şeyhlerini duyar. Farklı bir hadis, yorum veya eleştiri "sisteme" girdiğinde, bu bilgi otomatik olarak "virüs" veya "sapkınlık" olarak etiketlenir ve reddedilir. Bu mekanizma şu şekilde işler:
- Doğrulama Bias'ı (Confirmation Bias): Kişi sadece kendi inancını destekleyen hadisleri "sahih" kabul eder.
- Filtreleme: Karşıt görüşler, "bozuk hadis," "münkir," "rafizi", " mealist " gibi etiketlerle filtrelenir.
- Yankı: Cemaat içinde aynı fikirler tekrar tekrar dolaşır ve güçlenir.
Sonuç: Birey, düşünen bir özne değil, eğitildiği veriyi yeniden üreten bir mekanizmaya dönüşür.
Otorite ve Sertifika: SSL Certificate Metaforu
İnternette bir siteye girdiğinizde tarayıcınız "SSL Sertifikası" kontrol eder. Sertifika geçerliyse siteye güvenir. İçeriğin doğru olup olmadığını değil, kaynağın güvenilir olup olmadığını kontrol eder. Hadis merkezli din anlayışında da benzer bir mekanizma vardır: Sarık, sakal, unvan, diploma ve hafızlık belgesi içeriğin yerine geçer. Bir hadis analiz edilmez; ravi zinciri kontrol edilir. Bir fetva sorgulanmaz; fetva verenin "icazeti" sorulur. Birey, hakikati aramaz; otoriteyi takip eder. Bu durum şu paradoksu doğurur:
> "Tanımadığım bir adam, sarık taktığı ve 'şeyh' denildiği için, ona itaat etmeliyim. Çünkü o 'alim'dir."
Peki, bu "alimlikteki" ölçüt nedir? Hangi kriterlere göre belirlenir? Genellikle cevap şudur: "Zaten öyledir, sorgulanmaz." Bu, aklın devre dışı bırakılmasının kutsallaştırılmasıdır.
Hadis Külliyatlarının Siyasi Arka Planı: Supervised Learning
Yapay zeka modellerinin "denetimli öğrenme" (supervised learning) yöntemiyle eğitildiği bilinir. Yani modele verilen her veri, bir "etiket" ile gelir: "Bu doğru," "Bu yanlış." Hadis külliyatlarının oluşum süreci de tam olarak böyle bir "denetimli öğrenme" sürecidir:
- Emevi Dönemi: Muaviye ve Emevi hanedanını meşrulaştıran rivayetler derlenir. Ehl-i Beyt'e karşı rivayetler güçlendirilir.
- Abbasi Dönemi: Abbasi otoritesini pekiştiren rivayetler öne çıkar. Farklı mezhepler bu dönemde kendi "veri tabanlarını" oluşturur.
- Sünni Hadis Külliyatı: Buhari, Müslim, Ebu Davud gibi isimler, Sünni mezheplerin kabul ettiği hadis koleksiyonlarını derler.
- Şii Hadis Külliyatı: Kuleyni, el-Kafi gibi eserler, Şii perspektiften "sahih" olan rivayetleri toplar.
Her iki taraf da aynı iddiayı taşır: "Bizim hadislerimiz sahih, diğerlerininki uydurma." Peki, bu durum ne anlama gelir? Şu anlama gelir: "Sahihlik," mutlak hakikat değil, mezhebi tutarlılık ölçüsüdür. Yani bir hadis, evrensel bir doğruluk taşıdığı için değil, belli bir ideolojik çerçeveye uyduğu için "sahih" kabul edilir. Bu, tam anlamıyla "supervised learning" örneğidir: Her mezhebin kendi "supervisor"ı (denetleyicisi) vardır ve o denetleyici, hangi hadisin "doğru etiket" alacağını belirler.
Biyolojik Yapay Zeka ve İradenin Askıya Alınması
Yapay zekanın bir seçeneği yoktur. O, kodunun dışına çıkamaz. Ancak insan, akıl, vicdan ve muhakeme yeteneğine sahiptir. Buna rağmen çoğu insan, bu yeteneklerini gönüllü olarak bir otoriteye teslim eder. Bu durumun psikolojik nedenleri vardır:
- Sosyal Baskı: Cemaatten dışlanma korkusu, aklı askıya almaya zorlar.
- Psikolojik Güvenlik: Hazır cevaplar, varoluşsal kaygıyı azaltır.
- Otoriter Karizmatik Liderlik: Şeyh, hoca veya alim figürü, "üstün bir veri kaynağı" olarak kutsallaştırılır.
- Eleştirel Düşüncenin Günahlaştırılması: Sorgulamak, "şüphe," "şeytan," "dalalet" ile eşitlenir.
Sonuç: İnsan, yapay zekadan bile daha tehlikeli bir konuma düşer. Çünkü yapay zeka en azından bilinçsizdir; ama insan, bilincini kasıtlı olarak askıya alır.
Update Mekanizmasının Kapatılması: Retraining İmkansızlığı
Yapay zeka modelleri yeni verilerle "yeniden eğitim" (retraining) görebilir ve hatalarını düzeltebilir. Ancak hadis merkezli din anlayışında bu "güncelleme mekanizması" kapalıdır.
Neden?

  1. İnancın Donuklaştırılması: Mezhep, değişmez bir "kutsal yazılım" olarak kodlanır. Güncelleme teklifi, "bid'at" sayılır.
  2. Tarihsel Bilincin Yokluğu: Hadislerin tarihsel bağlamı unutulur; metinler "her zaman, her yerde geçerli" kabul edilir.
  3. Otorite Tekeli: Tek bir "doğru" kaynak (mezhep, cemaat, şeyh) belirlenmiştir. Alternatif veri kaynakları "şüpheli" sayılır.
    Bu durum, dinin donuk bir ideoloji haline gelmesine yol açar. Din, canlı bir ahlaki rehberlik sistemi olmaktan çıkar; kimlik siyasetinin aracına dönüşür.
    Kur'an: Manuel Müdahale (Manual Override) Tuşu
    Kur'an, tekrar tekrar şu çağrıyı yapar:
    - "Hala aklınızı kullanmıyor musunuz?" (Bakara, 44)
    Bu ayet, aslında "sisteme" yapılmış bir manuel müdahale çağrısıdır. Kur'an, okuyucudan körü körüne taklit yerine, bilinçli teslimiyeti ister. Zühruf Suresi 44. ayette şöyle denir:
    > "Şüphesiz o, sana ve kavmine bir öğüttür. İleride ondan sorgulanacaksınız."
    Bu ayet son derece açıktır: Sorgulanacağımız kaynak Kur'an'dır. Ne Buhari, ne Kuleyny, ne de herhangi bir şeyhin sözü. Sadece ve sadece Kur'an.
    Ancak hadis merkezli sistemde bu ağırlık dengesi tersine dönmüştür:
    - Kur'an, hadislerle "açıklanan" bir metne indirgenmiştir.
    - Hadis, Kur'an'ı değil; Kur'an, hadisi doğrulamak için kullanılır.
    - Bir ayet ile hadis çeliştiğinde, çoğu zaman hadis tercih edilir veya ayet "tevil" edilir.
    Bu, sistemin temel çelişkisidir.
    Parçalanma: Farklı Modeller, Aynı İddia
    Yapay zeka dünyasında birçok farklı model vardır: GPT, Claude, Deepseek, Grok, Gemini, LLaMA... Her biri farklı veri setleriyle eğitilmiştir ve farklı üreticilerin değer sistemlerini yansıtır. Hiçbiri diğerinden "mutlak olarak üstün" değildir; sadece farklıdırlar. İslam dünyasında da durum böyledir:
    - Mezhepler farklı: Hanefi, Şafii, Maliki, Hanbeli, Caferi, Zeydi...
    - Cemaatler farklı: Süleymancı, Nurcu, Menzil, Fethullahçı, Selefi...
    - Hadis külliyatları farklı: Sünni ve Şii rivayetler birbirini yalanlar.
    Ancak ortak nokta şu: Herkes "biz doğru yoldayız" der. Bu, hakikatin değil, aidiyetin belirleyici olduğunu gösterir. Eğer hakikat Kur'an'da aranmak yerine rivayet, mezhep ve otoritede aranıyorsa, parçalanma kaçınılmazdır.
    Biyolojik Yapay Zekadan Özneye Dönüş
    İnsanın "biyolojik bir yapay zeka" olmaktan çıkıp, ahlaki ve entelektüel sorumluluğunu üstlenen bir özne haline gelmesi, ancak şu adımlarla mümkündür:
  4. Verinin Kaynağını Sorgulamak
    Aldığınız her bilginin tarihsel, siyasi ve sosyal bağlamını araştırın. Hiçbir rivayet, tarih dışı bir boşlukta üretilmemiştir.
  5. Otoriteyi Değil, İçeriği Değerlendirmek
    Sarık, sakal, unvan veya sertifika, hakikatin garantisi değildir. Bir fikrin doğruluğu, onu söyleyenin kılığıyla değil, Kur'an'la ve akılla uyumlu olup olmadığıyla ölçülür.
  6. Kur'an'ı Merkeze Almak
    Kur'an, "açıklanmaya muhtaç" bir metin değil, açıklayan metindir. Hadisler Kur'an'ı açıklamaz; Kur'an, hadisleri değerlendirir. İslam için Kur'an yeterlidir.
  7. Eleştirel Düşünceyi Günah Saymamak
    Sorgulamak, imanın zayıflığı değil, olgunluğunun işaretidir. Nebimiz İbrahim bile "Rabbim, ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster" diyebilmiştir. (Bakara, 260)
  8. Taklitten Tahkike Geçmek
    Taklit, başkasının bilgisini tekrarlamaktır. Tahkik ise hakikati kendi başına aramaktır. İslam, taklidi değil, tahkiki ister.
    Sistemdeki Manuel Müdahale Tuşu
    Hadis merkezli din anlayışı, insanı düşünen müminler değil, eğitildiği veriyi savunan biyolojik yapay zekalar yapar. Ve bu sistem:
    - Sorgulamayı günah,
    - Teslimiyeti (körü körüne itaati) erdem,
    - İtaati iman sayar.
    Ancak Kur'an, tam tersini söyler:
    > "De ki: 'Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?' Şüphesiz ancak sağduyulu olanlar öğüt alırlar." (Zümer, 9)
    Asıl mesele, insanın programlı bir varlık olmaktan çıkıp, sorumlu bir özne haline gelmesidir. Bunu yapabilmenin yolu ise tek bir ilkeye dayanır:
    Müslümanın sorguya çekileceği kaynak Kur'an'dır. Müslümana Kur'an yeter. Geri kalan her şey—hadis, mezhep, cemaat, şeyh—Kur'an'a tabi olmalıdır. Aksi halde din, hakikat arayışından çıkar; kimlik savaşına dönüşür. Ve bu savaşta kaybedenler, hakikati değil, aidiyeti savunanlar olur.

KİTAP İZLERİ

Çıplak ve Yalnız

Hamdi Koç

Hamdi Koç’un Hafıza Labirentinde Unutulmaz Bir Yolculuk: "Çıplak ve Yalnız" Hamdi Koç’un "Çıplak ve Yalnız" romanı, okuru daha ilk cümlesiyle yakalayan o nadir eserlerden: "Amcam
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön