"2 Mayıs 2026, saat 16:00. Ne kadar da... bugün." - Samuel Beckett"

Beni Özlemedin mi Sevgili!

Çağır,çağır da geleyim yanına......

yazı resim

Beni özlemedin mi sevgili?
Çağır, çağır da geleyim yanına
Dinsin içimdeki sancı,
Sönsün yüreğimdeki ateş
O ateş seni ilk gördüğüm günden beri
Hiç kor olmadı sevgili
Yandı hep alev alev küle dönmedi..

Beni özlemedin mi sevgili?
Ben senden sonra hiç iflah olmadım
Güneşi , ayı , yıldızları hep sen sandım
Geceleri rüyamda hep sana koştum yalınayak
Terler içinde uyanıp hep adını sayıkladım
Hasret çekmek zormuş seninle anladım

Beni özlemedin mi sevgili?
Ben hep seni andım yüreğimin tenhalarında
Adın dilimde zikir, fikrimde hayalin
Ben hep seni haykırdım sessizce dualarımda
Her aklıma düştüğünde yeniden başladım hayata
Sevdanla nokta koydum nefsimin tuzaklarına
Ellerimde kelepçe, ayağımda pranga
Çağır, çağır da geleyim yanına

Beni özlemedin mi sevgili?
Beni beklemedin mi hiç?
Huzuruna gelip ağlamayı,
Kapına gelip “şefaat ya Resulallah” demeyi özledim ben
Senin gül kokunu, bastığın toprağı
Bakışlarının değdiği Uhud dağını,
Güneşi, senin olduğun yerden seyretmeyi özledim.
Seni özledim.
Sen beni özlemedin mi sevgili?
Çağır, çağır da geleyim yanına
Bir parça su dök içimdeki yangına!............

Melike ÇAM HUBAR/YALOVA

KİTAP İZLERİ

Sessizin Payı

Nurdan Gürbilek

Edebiyatın Vicdanı: Nurdan Gürbilek "Sessizin Payı"nda Adaletin Peşinde Siyasal kutuplaşmaların ve susturulmuş tarihin zeminini çatırdatttığı bir coğrafyada yazar nerede durur? Adalet arayışında edebiyatın sunduğu imkân
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön