"Herkesin kendi gerçeği varsa, benimki neden bu kadar erken kalkıyor?" – Dorothy Parker"

Bembeyaz ve Sessizce...

yazı resim

Düşünüyorum…
Tek tek düşüyor kelimeler, aklımın diplerine.
Bembeyaz ve sessizce,
Aynı bir kar tanesi gibi…
Özlemim renklendiriyor daha sonra her yeri,
Bir bakıyorum karşımda bir kadın.
Bir an anlam veremiyor aklım.
Uzun ve ruhuma kadar uzanan saçlar,
Kalbimin her odasına dolan bakışlar,
Sus diyor sessizce,
Kar tanelerini dinle…
Onlar sana her şeyi söyler.
Bembeyaz ve sessizce…
Dün gece yine aklımda sen vardın…
Ve dudaklarımda yarım kalan tadın…
Sabah oluyor rutin bir şekilde.
Her gün bir öncekinden daha yenice.
Perdeyi aralayıp pencereyi açıyorum.
Gözlerim uzaklarda…
Biliyorum, sana uzaklardan bakıyorum…
Sabah rüzgarıyla birlikte birkaç üşengeç güneş ışığı doluyor odama…
Bir kalem bir de kağıdım.
Üçümüz bekliyoruz, bu odada…
Yalnızca… Yalnızlıklarca…
İzliyoruz resmini tüm samimiyetimizle.
Bembeyaz ve sessizce…
Belki de bir an’dım…
Aynaya korkuyla baktım,
Yılların getirdiklerini büyük bir iyimserlikle karşılamış suratım…
Yine rüyaya dalar mıyım?
Yine o kadınla karşılaşır mıyım?
Baksana hala aklımda sen varsın…
Nedense?
Bembeyaz ve sessizce…

KİTAP İZLERİ

Çalıkuşu

Reşat Nuri Güntekin

Bir Ulusun Doğuş Sancısında Bir 'Çalıkuşu'nun Kanat Çırpışları: Reşat Nuri Güntekin'in Ölümsüz Eseri Üzerine Türk edebiyatının temel taşlarından biri olan ve yayımlandığı günden bu yana
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön