"Yarın değil, bugün! Çünkü yarın dediğin şey, bugünün dününden ibarettir." – Samuel Beckett (kurgusal)"

Bekliyorum yüzümün yarısı sen

Beklerken alnıma bir şarkı çarpıyor. Sendeliyorum durduğum yerde. Yıllar sonra avuçlarımı gökyüzüne mi çevirsem?

yazı resim

Hep aynı... Hep bekliyorum.
Beklerken alnıma bir şarkı çarpıyor. Sendeliyorum durduğum yerde. Yıllar sonra avuçlarımı gökyüzüne mi çevirsem?
Ama çevirmem. Söz verdi elim, gökyüzüne yiten dostun ardından, ancak yumruk olur uzanırım sana diye.
Ama aynı el, yani sol elim, biraz kötü yazar ama dokunmasını bilir suyun kanatlarına.
Bekliyorum. Biraz farklı...
Şur'dan girip "ben de..." diyeceksin.
"Ben de..."
Ne kadar güzel bir söz. Mesela, "ben de sizinleyim, yürüyelim". Ya da, "ben de onlarlaydım, yaptım; savunuyorum..."
En önemlisi: "Ben de seni..."

Bekliyorum.
Beklemenin başı, gelmektir. Geldim ve bekliyorum.
Beklemenin sonu, gelmektir. Geleceksin ve bitecek ikimizin de acıları.
Biliyorum ki hiçbir şey sonsuz değildir.

Karanlıkta bir fısıltı:
Korkuyorum. Belki sen yoksun. Belki ben de yokum. Belki ortada bir biz yok.

KİTAP İZLERİ

Tutunamayanlar

Oğuz Atay

Tutunamayanların Edebi Ayaklanışı Oğuz Atay'ın anıtsal eseri "Tutunamayanlar", 1972'de yayımlandığında Türk romanında bir deprem etkisi yaratmıştı. Yarım asır sonra bile, bu sarsıntının artçıları edebiyat dünyasında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön