"Modern insan o kadar meşgul ki, kıyamet kopsa bile 'bir dakika, önce e-postalarımı kontrol edeyim' der." — Umberto Eco"

Ayaklardan Arta Kalanlar!

yazı resim

Kaldırımların
Kadim dostu adımlarım
Sayısız düşüncelerime
Refakat etmişlerdir

Bedenimi
Taşıyan ayaklarım
Kim bilir kaç ayakkabıyı
Eskiterek anısıyla kalmıştır

Köşkerler
Örslerini artık kullanmıyor

Yenilenen modellerde
Eskimeye bir hacet bırakmıyor

Heveslerin
Dinmeyen arzularında
Neler bulunmuyor ki
Eğer hadsizliği söz konusuysa

Ne kadar
Kolaysa meğer düşünmek
Herkesçe dur durak bilmeden
Israrla her ortamda öneriyor

Lakin
Bilgi idrakle buluşur ise
Ancak o vakit çok önemli
Olan bir değeri hikmettir

Bedenler
Zahir için aslolan
Mihenktir

Fakat teni
Taşıyan kalp
Beyin daha çok
Senin asliyendir

İnsan
Aidiyetini bildikçe
Değerli olan bir candır

Değersiz olan ise
Damarlarda akan kandır

Kan
Ruh bütünlüğünde
Husule gelen değere aittir

Ruhun
Biganelik yaşaması
Kalbin bariz hastalığıdır

Bilmeden yaşamak
Öyle büyük kayıptır ki
Ayıp olan ise
Ruhun ihatasından uzaklıktır

Sen bir hiçken
Dirliğin için kaim edilen

Bütünlüğünde eriştiğin
Güzide olan denkliğe giderken

Bir hesabın
Olacağı muhakkaktır
Bir baksana etrafına
Hesapsız kalan ne vardır

Vaki iken gitmek
Her şeye rağmen sende
Umut ederek
Duyarsızlığı yenmelisin
Sen aşk için vaziyet edilensin

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön