"Uyanmak için erken, ölmek için geç, kahve için tam zamanı." – Franz Kafka (kurgusal)"

Aşkımın Martı Kuşları

kaç martın vardı özlediğim kaç martın, söyle!!! kaçını bana getirdin? kaçını öldürdük bu gece? kaçını kaçırdık gökyüzüne? kaçı kaldı ki bizimle? sayamadım...

yazı resim

akşamla birlikte geldim yaşadığın şehre
gözlerimi gecede sakladım...
çirkinliğimi göreceksin diye
araba farlarına,
sokak lambalarına,
çakan çakmak ışıklarına bile kızdım...

utanç duvarına yazarken adımı
kendi kalemimle,
ellerimi yüzüme kapadım.
suçlu sen değilsin ki,
suçlu benim!
sen elime bile dokunmadın...

gözlerinin güzelliğinde yayıldım sokaklara
yanımda sen vardın...
sadece sen!!!
ne evler, ne arabalar, ne bahçeler,
ne de bize bakan sorgucu gözler,
hiç birine aldırmadım...

kaç martın vardı özlediğim
kaç martın, söyle!!!
kaçını bana getirdin?
kaçını öldürdük bu gece?
kaçını kaçırdık gökyüzüne?
kaçı kaldı ki bizimle?
sayamadım...

seni!
sayamadığım martılar kadar çok sevdim,
anlamadın...

akılsız martılar!
konmayın duvarımın üstüne!
sizi saymak istemiyorum,
haydi kaçın,
kaçın diyorum size..

KİTAP İZLERİ

Nasipse Adayız

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Trajikomik İktidar Oyunu: "Nasipse Adayız" Her siyasi kampanya bir absürtlükler tiyatrosudur, ancak Ercan Kesal, "Nasipse Adayız" ile bu dramanın Türkiye'ye özgü sahnesinin perdesini
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön