"En iyi edebiyat, okuyucunun 'Bunu ben de yazabilirdim!' diye düşündüğü, ama asla yazamadığı edebiyattır." - Oscar Wilde"

yazı resim

ağlıyorlar,
ağızlarında birikmiş salyanın
gözlerine oturan
ıslak kaygısı
soğuk bir gürzle başı ezilmiş
yeni dünya yalanını yalarken
yanaklarından dökülen tüm ölü düşler için
ve tüm ölü şairler...

ağlıyordu
bir köşesi çekilmiş
kaygan bir kareden dökülürken ter
ve
sindirmeden kustuğu tüm acıları
midesinde oluşan boşluğa küserken.

ağladı,
bir cevabın peşine takılmış
bir sorudan kaçarken
ağız dolusu intikam susarken
ya da
ayalarından silinen kader illeti
gibi
kesik ve belirsiz
bir çizgiydi hayat derken

ağlamıştı
ıslak yanakları ikiye ayrılmış bir bayrak gibi
tanrının içinde dalgalanırken

üç dilek hakkının ilki
artık bir şey dilememek üzerineydi
böylece yalnız kaldı
ağlamalar kesilmiş
ve tanrı gitmişti
disosiyatif bir hiddetle içimi gasp etmişti
anlaşılan
ses tellerini boşluğa armağan etme vakti gelmişti
çoktan

ve
amok,
benim güzel gölgemde kaç ölü gizlenmişse
her biri için bir cenaze töreni düzenleyerek
ruhumu terk etmişti
ağlayıp duranlar
ve çığlık atanlarla birlikte
ağlamıştım

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön