"Yazar olmak, bir tür zihinsel hastalıktır; tek farkı, bu hastalığı satabiliyor olmanızdır." — Neil Gaiman"

Adem"in Parmak İzi

yazı resim

Başkasının bir tanesi olduğunda
Kemikleri kırıldı kentin

Buzdan bir yıldız gibi kaydın
Herkesin ötekileştiği yığınların arasındasın

Üşüyen zeminlere uzanıp
Köşeleri zehirli repliklerde titredin
İhanet ettin!
Sen; pulları keskin balık
Suç ortağın sahte “mim”
Sana ne oldu sevgilim!

Ah! Öfkem dinmedi
Dağ devirdi / kök söktürdü
Koca şehri yerle bir etti
Buralar artık cehennemin ta dibi

Bakma öyle betonlaşan yüzünle
Sesi çatlıyor göğün sen inkâr ettikçe
Gözümde zerre kadar küçüldün
Sana ne oldu sevgilim

Sadakatin mührüne mum tozu süren
Hikâyenin ak alınlı geliniyim

Zihnimin eşiğine diken döşedim

Şaşmaz pusulam / dönmem yolumdan
Ayazını delerek
İzlerini silerek

Gidiyorum

Yolların iliğine efkâr bıraktım
Vedamı göğünün zarına astım
Küfürler ettim!
Çığlığı bastım!

Aklanamadın!

Sana ne oldu sevgilim

Uzat elini
Irmaklarım parmaklarından aksın
Alın yazından
Hayat çizginden

Siliniyorum

Avuçlarındaki masal çukuruna
Sevdamın naaş’ını bırakıyorum

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön