Türk Kadınlar Günü
Kadınlarımız,adımız sizinle anılmakta beşikten mezara. Siz kendinizle anılıyor musunuz? Nasılsınız? İyi misiniz? İyi olmanızı cenab-ı Allah'tan dilerim (hükümetten fırsat bulursam)
"Herkesin kendi gerçeği varsa, benimki neden bu kadar erken kalkıyor?" – Dorothy Parker"
"Herkesin kendi gerçeği varsa, benimki neden bu kadar erken kalkıyor?" – Dorothy Parker"
Kadınlarımız,adımız sizinle anılmakta beşikten mezara. Siz kendinizle anılıyor musunuz? Nasılsınız? İyi misiniz? İyi olmanızı cenab-ı Allah'tan dilerim (hükümetten fırsat bulursam)
Sen nasıl bir insansın? Hiç utanmada mı yok sende. Yaptığın hırsızlığı meşrulaştırmak için çırpınmışsın. Çırpındıkça rezil olmuşsun…
Bu sözleri ve hatta daha fazlasını hak eden azılı bir emek hırsızı var. İsmi Erdinç Aras ve kıytırık sitesi Ardahansesi.com dan söz ediyorum.
Devlet ve toplum arasındaki bağ.Tarihsel dönüşüm ve Devletlerin hem toplumların hemde bireylerin fiziki ve düşünsel fantazileri.
Doğan Cüceloğlu
Sevil Mısırlıoglu
nun eserleri
Çalışmları
Tanıtımı
Bugün içinde bulunduğumuz politik ve toplumsal durumumuz Türkiye’de bizzat yaşayan bir çok insanın düşündüğünün aksine pek de iç açıcı değil. Tabi bunu onlara anlatmak bu gerçeği düzeltmenin tek yolu aslında. Türkiye’de seçimler yaklaşıyor ve yurtdışında Televizyonlar ve gazeteler aracılığıyla bu maratonu takip ederken Türkiye’nin bazı gerçeklerine gülmek, bazılarına
insafsız ilgisiz izedebiyat
Türkiye’nin gündemine bomba gibi düştü “Metal Fırtına”
'11 Numara, yabancı erkeklerle ilişkiye girmek yok’ (Dalgamı geçiyorsun, tecritteyim, ne erkeği?)
Hücre arkadaşım 5 Numara Özge, yanındaki hücre arkadaşı 1 Numara Öktem ile birlikte tempolu bir biçimde bağırarak zıplıyorlar. ‘Baskılar, bizi durduramaz. Baskılar, bizi yıldıramaz.’
Zebanilerin başı mikrofondan, tatlı fakat otoriter bir tonda
... eşler, Allah aşkından kaynaklanan tutkuyu birlikte yaşarlar. Tutku, Allah aşkının insan ruhunda meydana getirdiği şiddetli hazdır. Müminin seçtiği eş onun cennet arkadaşı, sonsuz cennetteki eşidir.
"12 Ekim 2006: Orhan Pamuk'un Nobel kazandığı gün, Fransa'nın 'soykırım inkârı' yasasını kabul etmesi tesadüf değil. Bu yazı, Türkiye'yi eleştirerek uluslararası tanınırlık kazanan yazarlara dair acı bir eleştiri sunuyor. Yazara göre, ülkesini dışarıya şikayet edenler ödüllendiriliyor; kitapları çevriliyor, röportajları artıyor, fonlar açılıyor. Kimliğin eserden daha önemli olduğu bir
1920'li yıllarda Türk topraklarına girerek atalarımızı soykırıma tabi tutmaya çalışan Yunanlıları, Bandırmalı Türkler olarak protesto ediyoruz.
Brecht’in adına düzenlenen bir toplantı, Brecht’i temsil eden değerlerle bu kadar çok çelişebilir mi?Hem de hayatını ‘insana saygıya’, ‘inanca’, ‘düşünce özgürlüğüne’ ve ‘değişime’ adamış bir insanın kendi eserlerinin ironik bir eleştirisi gibi duran ve toplantının ruhu ile bire bir ters düşen olaylar karşısında bu dört günü nasıl anlatırdı
Şule Gürbüz