"Muhteşem Yüzyıl"ın Masumiyeti
‘Muhteşem yüzyıl’a maalesef kendi akıl, bilgi ve irademizle reaksiyon vermedik. Adeta uzaktan kumandayla birilerinin yönlendirmesine maruz kaldık. Avam ifadeyle acayip gaza getirildik.
"Bütün büyük hakikatler alaydan başlar, gülünç bir şey olarak kabul edilir ve sonra sıradanlaşır." - George Bernard Shaw"
"Bütün büyük hakikatler alaydan başlar, gülünç bir şey olarak kabul edilir ve sonra sıradanlaşır." - George Bernard Shaw"
‘Muhteşem yüzyıl’a maalesef kendi akıl, bilgi ve irademizle reaksiyon vermedik. Adeta uzaktan kumandayla birilerinin yönlendirmesine maruz kaldık. Avam ifadeyle acayip gaza getirildik.
Modern dünyamızın çarpıcı çelişkisi: Bilgiye erişim kolaylaşırken, kariyer kapıları hâlâ diplomalarla açılıyor. Yetenek ve deneyim, bu kâğıt parçalarının gölgesinde kalıyor. Sanayi çağından kalma bu katı sistem, günümüzün dinamik ihtiyaçlarına uyum sağlayamıyor. Gerçek değer diplomada mı, yoksa yetenekte mi? Eğitim ve istihdam dünyasındaki bu paradoks, adalet sorgulamasını da beraberinde
Ermeniler kendi yayınladıkları gazete veya dergilerde bu olaylarda Türkleri nasıl kestiklerini anlatmışlardır.
B. Nihan Eren
Dans başladıktan birkaç dakika sonra, kendimi ‘iyi niyetli bale öğrencilerinin dönem ödevi sınavı için hazırladıkları bir çalışmada’ buluveriyorum. Figürleri öğrenip ezberleyen dansçılar, arkadan kurulan porselen bebeklere benziyorlar. Bir türlü uyum yakalayamadan sahnede kendi halinde hoplayıp zıplayan bu altı porselen bebek, bana annemin mücevher kutusunu anımsatıyor. Kapağını açınca mekanik
İnsanoğlu garip, insanoğlu tutarsız, insanoğlu bencil ve acımasız...
Hiçbir zaman olağandışı bir şey söylemeyen Hakan Fidan'da her nedense son zamanlarda milli ve yerli takıntısı başlamış.
Bu yazı, korona salgını sırasında paniğin ve korkunun insan davranışları üzerindeki etkisini anlatıyor. Eski bir veba hikâyesiyle modern pandemiyi karşılaştırarak, gerçek tehlikeden çok korkunun insanları nasıl etkilediğini vurguluyor. 10 Nisan'daki sokağa çıkma yasağı ilanı sonrası yaşanan panik ve mesafe kurallarının unutulması, tarihten ders alamadığımızı gösteriyor.
Son günlerdeki dünyayı saran ekonomik krizi hepimiz az çok biliyoruz...
Türkiye yalnız Türkiyelilerin olsaydı...
Aradaki fark kimlerin cebinde?
Bu küfür bildiğimiz küfürlere pek benzemez. Edilse rahatlatmaz, belki edilmesine kelimelerin kifayeti yetmediği için ağızdan çıkmaz. Dehşetinden alfabesi donar, içine yerleştiğinin. Çünkü bu küfür haksızlık karşısında duyulan çaresizliğin dilsiz ağıtıdır. Çünkü bu küfür yutkundukça yakan bir zehir, soludukça öldüren bir nefes, büyüdükçe imkânsızlaşan bir sestir
Şermin Yaşar