"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazansan bile, elinde kalan sadece soğuk bir boşluktur." Franz Kafka"

?

???

July 2026 tarihinde katıldı

Son forum iletileri

?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Geçmişte yaşanmış olaylar oldu , kırıklıklar oldu , gidenler oldu , gelenler oldu vs. vs. Olmamış gibi davranmıyoruz zaten ama oldu diye de kenara çekilip oturmayalım... Bakın şimdiden ses geldi , canlandı bir de atılan adımın gerçekleştiğini düşünün... Lütfen buralarda olun , ses verin ve haber bekleyin... Yakın bir zamanda yer ve tarih duyurusu yapılacak...
?
İzEdebiyat
Açık Büfe
Ne kadar zamandır İz-Edebiyat' a gelmiyorum inanın hatırlamıyorum. Bana gelen bir mail ile tekrar aklıma düştü. Ama gördüğüm resim pekte farklı değil. Bu site sahiplerinin, forumlarda yazmış bulunduğu yazıları okudukça, ne demek istediğimi belki anlayanlar olacaktır... Bu kadar haklılık düşkünlüğü, bu kadar kıl aldırmama ve bu kadar vakur taşınabilir gibi değil. Çünkü bu iş yürek işi... Bu iş yumuşaklık ister... Evet, zamanında bu site çok güzel bir ödül aldı ama bu ödül sitenin değil; bu siteye emek veren yazarlarındır. Ve şimdi bu yazarların çoğunun kalbi kırık... Ve kırık bir kalp, yeni bir ödül için şahlanamaz! Söylemek istediğim sadece şu: Site sahipleri, kendilerini ödülü taşıyan yazarlarını sahiplenip, özel maillerine hakaret içerikli yazılar göndermesiydi, forumlarda yazarlarıyla tartışmasalardı ve yazarlarına "siz=biz" hissiyatını hissettirselerdi, bence bugün bu durumda olmazlardı. Aslına bakarsanız, site sahipleri vs. çokta önemli değil. Yazdığımız yazılar ne onlar için yazıldı ne de onlar için burada yayınlandı. Aslolan paylaşmak, takdir edilmek ve takdir göstermekti... Bunların sonucunda da hepimizin kazandığı bir çok şey oldu. Bu sitede bulunan yazıları okudukça; kelime ve düş haznemiz zenginleşti. Öncelikli olarak, yüreğini bizlere açıp, hayatı bizlerle paylaşan tüm herkese, canı gönülden teşekkür ederim. Sizlerden tek dileğim şu; İz-Edebiyat, A sitesi, B sitesi hiç farketmez; lütfen paylaşmaya devam edin... İlk defa bir foruma katılıyorum ve sebebide, sevgili yazar grubumuza teşekkür etmektir... "TEŞEKKÜRLER!..."
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Merhaba... Herkesin bildiği gibi izedebiyat gerçekten başarılı bir yazı ve edebiyat platformu.Ben izedebiyatın varlığından haberdardım fakat yazılarımı son zamanlarda ekledim.Ve burada gerçekten kaliteli yazarlar ve başarılı yazılar olduğunu gördüm.Ben izedebiyatı keşfedene kadar yazılarımı paylaşacak,yazar arkadaşların yazılarını değerlendirecek,yani okunmaya değer yazıları ve edebiyat dostlarını tanıyacak bir ortam ihtiyacı duyuyordum ve bu eksikliğin burada giderildiğini gördüm. Fakat sanırım izedebiyat önceleri daha başarılıymış ve forumlardan anladığıma göre genel bir sessizlikten şikayet ediliyor.Bence sorunlar birtakım teknik düzeltmelerle ve bu sayede katılımın daha fazla olmasıyla düzeltilebilir.Çünkü izedebiyatta yazıların yerleri çok karışık ve aradığınız ya da beğendiğiniz yazıyı veya yazarı bulmak gerçekten çok zor olabiliyor bazen.Sanal ortama herkes çok fazla zaman ayıramayabiliyor ve bu karışıklığı gören okurlar da fazla aktif olamadan siteden çıkıyor benim gözlemlediğim kadarıyla.Ayrıca yazıların onaylanması uzun sürüyor,bu da yazarlar için önemli bir sorun teşkil ediyor.Bu ve benzeri sorunlar giderilirse katılımın daha fazla olacağını düşünüyorum ben.Yani daha basit ve kolay ulaşılabilecek bir anasayfa tasarımıyla izedebiyat canlanabilir.Tabi ki bu sadece teknik düzeltmelerle olabilecek birşey değil ama etkili olacağı kesin. Teknik düzeltmeler dışında neler yapılabilir peki? Çeşitli kategorilerde(şiir,edebiyat,deneme)yazı yarışmaları düzenlenebilir.Bu,yazarların katılımını arttıracak ve motivasyonunu sağlayacaktır bence.Sonra;ortak bir yazı platformu oluşturulabilir.Şöyle ki;belli bir konu ya da anahtar sözcük belirlenir ve yazarlar bu konuyla ilgili yazılarını birbiriyle bağlantılı ya da bağlantısız olarak yazarlar,bu onların seçimine kalmış birşey. Ayrıca benim de dikkatimi çeken ve yukarıda değinilenbir konu da edebiyat haberlerinin olmayışı.Bu da büyük bir eksiklik çünkü.Yazarların eserleri,kitap tanıtımları,güncel kültür,sanat,edebiyat etkinlikleri böyle bir sitede olması gereken en öneli şeylerden biri bence.Çünkü biz amatör yazarlar onlardan feyz alarak,onların ışığıyla bu yolda yürümeye çalışıyoruz. Forumlarda yöneticilerin siteye ilgisizliğinden bahsediliyor,ve izedebiyat yıkılmaya yüz tutan bir eve benzetiliyor.O zaman tüm yazarlar olarak yöneticileri siteyle ilgilenmeye çağıralım ve bunu kabul etmezlerse yönetici değişikliğine gidilsin.Gerçekten ilgili ve bunu yapabilecek nitelikte arkadaşlar yönetimi ele alırsa,sitenin devamlılığı açısından daha mantıklı olur zannımca... Tüm bunlar çok zor şeyler değil ve edebiyata gönül verdiysek hepimiz taşın altına elimizi koyarak birşeyler yapabiliriz.Ben kendi şahsım adına elimden geleni yapmaya hazırım ve bu konuda yapılan tüm çağrılara "ben de varım" diyorum.
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
neden sorunları konuşmak,yapıcı bir şekilde tartışmak varken neden işin hep kötü yönünü düşünürüz de daha iyiye gidilecek şeyler yerine hep bir bahane ve karamsar düşünürüz? bizler elimizden geleni yapmalıyız ve eminim ki bazı şeyler sabır ve azim ister! ileride iyiki yapmışım yerine keşke demeyi arzulamıyorum.hele de bizim gibi yazan insanların(ister amatörce ister profesyonel olsun )elini taşın altına koyup bir şeyler yapmak için çaba sarfetmesi lazım.en azından şikayetçi olduğumuz durumlar karşısında sesimizi çıkarmamız ve bunun için çalışmamız gerekiyor.yazan isnsanlar olarak diğer insanlardan farkımız da bu olmalı. yazan insan okunmak ister,okunan ise az çok kendisinden pay çıkartılmasını ister. bahaneleri bırakıp elimizden ne geliyorsa yapmamız fikrindeyim. hadi ne duruyorsunuz,hepimiz izedebiyatı sevmiyor muyuz;insan sevdiği için bir şeyler yapmak istemez mi,bu kadar mı aciziz sorunlar karşısında! hadi daha duruyorsunuz,zaman akıp gidiyor,bizim se bunların altından kalkmamız gerekiyor!
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Sorunları sadece dile getirip " yapsınlar kardeşim " demekle olmuyor ama... Güncelleme sorunu ile sürekli karşılaştık bugün düzelse yarın yine aynı sorun karşımıza dikilecek... İş ehline verilmeli ve bunda da ortak bir karar bulunmalı... Ya birşeylerin yapılası için omuz vereceksiniz ya da "yapsınlar da faydalanalım" diye bekleyeceksiniz karar sizin... Açık Bir Öneri... ( Herkese ) 07.06.2006 11:59:08 -------------------------------------------------------------------------------- İzedebiyat yazarları olarak... İzedebiyat ile yazmaya azmedenler olarak... İzedebiyatı sevenler olarak.... İzedebiyat ve yazarlarını aile gibi görenler olarak... Sorunları konuşmak ve çözümler üretmk üzere toplanmaya davet ediyorum... Bu konuyla ilgili girişimler yapmak üzere sayın yöneticileri göreve çağırıyorum...
?
İzEdebiyat Teknik
Açık Büfe
Garip... Bende şiir ve öykülerimin editör onayından bir türlü geçmediği şikayetinde bulunacaktım ama bakıyorum ki benden evvel bu şikayette bulunan pek çok kıymetli arkadaşımız var.O zaman bende abesle iştigal etmiş olmayıp başka bir şikayette bulunacağım.Siteye eklenmediğini sanıpta çift göndermiş bulunduğumuz kayıtları silmeye çalışıyorum.Ne yazık ki silinme işlemi bir türlü grçekleşmemekte.Bu konuda bize yardımcı olacak düzenlemeler yapılmasını rica ediyorum.Selam ve hürmetlerim ile.
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Sizi İzedebiyat'a yazmaya başladığınız ilk günden beri okuyorum. Bu site için, başka hiç kimsenin yapamadığı bir görevi yerine getirdiğinizi gözledim bu zaman boyunca. Belki de bir öğretmen olmanızdan kaynaklanan hoşgörünüz, yeni yazarları takip edip onları yüreklendirmeniz, kimi zaman öğüt verip, kimi zaman kırmadan eleştirmeniz ve hepsinden önemlisi bu siteye olan sevgi bağınızla, birleştirici ve destekleyici oldunuz. İzedebiyat'ın "güncelleme" diyebileceğimiz bir sorunu var. Diğer tüm sorunlar bu sorunun yanında nispeten daha önemsiz kalıyor. Çünkü, siteye yazılarını gönderen herkesin öncelikle arzu ettiği ilk şey, o yazıların bir an önce yayınlanması, okunması. Çok farklı platformlarda olduğu gibi İzedebiyat'ta da, sadece yazılarıyla değil, bir birey olarak ismiyle cismiyle ön planda olmak isteyen, çoğu zaman bu istekleri yeteneklerinin önüne geçen, sürekli "ben" derdinde olan isimler mevcut. Sahiplenme ve yetki arayışını, sizin iyi niyetli çözüm arayışınızdan ayrı tutuyorum. Çünkü biliyorum ki, iki satırlık mesajlarda bile "ben" diye yazar sayfalarına ışıklı oklar çizenler, İzedebiyat'ın hiçbir derdine deva olamayacaklar. Saygılarımla,
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Sayın İsa Kantarcı; İzedebiyat' gelip, forumları okuyup görüş belirttiğinize göre; yine de izedebiyat için bir umut var içinizde demektir.Ya da ben fazla iyimserim. Yazıların çok genç onaylanması, benim de canımı sıkıyor.....''Çıkmadık canda umut vardır,'' derler.Ben umudumu yitirmiyorum hiç.Bence siz de yitirmeyin.......Herkese sevgiler. not:İzedebiyat'ta olmaya devam edeceğim.Belki, sitenin yararına yapabileceğim birşeyler vardır.
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
burası çoktan beri can çekişme halinde, bu net, peki siteyi kuranlar ne yapıyor, yenilik yok, çıkan edebiyat haberleri yok, kısacası burası yıkılmaya yüz tutan bir evdir, evin sahipleri evlerine bakmıyor, dönüp kendilerini irdelesinler, birçok site kendini yeniliyor vs. burada ise bir mezar yerine benziyor git git, canlılık yok, ben eskisi gibi yazıyor muyum burda, yok, neden acaba böyle? bunun bir sebebi var elbette? daha metinleri onaylamaktan aciz site kurucuları, önce site sahipleri dönüp kendirine baksınlar, birçok yazar benim gibi, buranın öldüğünün farkında, daha ne diye burada metin yayınlatsınlar ki, katkısı ne ki, hadi gemiyi kurtaralım diyorlar, ya gemi batmış batacağı kadar ne kurtarması, ama siz gene kurtarın kurtarabiliyorsanız, aman dikkat, kendininiz de batmayın gemiyle, denizin derinlerine doğru, ancak sürtüşme falan. yarışmaların duyuruları yok sitede, site sahipleri nerdeler, burası bir edebiyat sitesiyse? bu site ödül almış zamanında, şimdi ne durumda, durup düşünşün sahipleri, benim için site çok, ama onların bir sitesi var, emek verdikleri bir yerin yok olması da güzel olmasa gerek, bu siteyi ben kurmuş olsam, neler neler yapardım, ama bu site sahipleri kendi keyiflerindeler, en son yolladığım metinlere de onay vermemişler, kırk yılın başı birkaç metin yolladım, onlara da bakmadılar daha, bakmasınlar, benim bir kaybım olmaz, kayıp onlarındır, yazarlar tek tek burayı terk eder, başka yerlere giderler, kalitesi gitti mi bir yerin, her şeyi gitmiş demektir, ben bu iyi niyetli çabanın da boşa gideceğinden eminim,
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
herşeyin en kötüsünü,en olmazını düşünür benim halkım...pesimist yaklaşımlar sergileyerek,en olacakları bile en olmaz yapmakta yoktur üstümüze... neden olmasın? sorusuna müteakiben, neden olsun sorusu gelir... olsun be dostlar olsun... toplansın kelam ve kalem emanetçileri... konuşalım,görüşelim.... sevgiyle...
?
İzEdebiyat Teknik
Açık Büfe
özel yazışmadan bir türlü ulaşamıyorum, foruma yazıyorum ilgilenen yok hala aynı şikayetlerim devam ediyor ama bu konuda bana cevap verilmiyecegi söyleniyor galiba ,yine yazım bekliyor sayın editorden son dilegim, ben üyeligimi silemedim .lütfen üyeligimi silinde bitsin bu durum hem ben rahat edeyim hemde siz teşekkürler
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
İzedebiyatı ayağa kaldırmak ve canlandırmak adına ileriye yönelik atılacak adımlarda yanımda yer alacağını belirten dostların isimleri aşağıdadır... Gelin siz de ses verin bu sese ve isminizi ekleyin... 1 - İmdat Özcan 2 - Kamuran Esen 3 - Diren Yardımlı 4 - Mehmet Asım Erdoğmuş 5 - Elif Tunçer 6 - Berfin Toprak 7 - Orkun Levent Boya 8 - Düşge Su 9 - Tibet - Ankara 10 - Serap 11 - Şükran karahan
?
İlk Roman
Yaratıcı Yazarlık
İlk denememi sizlerle paylaşmak istedim. Sizce nasıl olmuş? [[B]]Kırık Sandalye[[/B]] Kırık bir sandalye idi salonun orta yerinde, yalnız başına bir kenara bırakılmış, kimsenin üzerine oturmak istemediği. Kahverengi rengi vardı. Üzeri verniklenmişti. Parlıyordu vuran ışıkla beraber. Üstelik daha yeni eve alınmıştı, kendisi dışındaki bir masa ve yedi sandalye ile birlikte. Ancak taşınması sırasında, taşıyan araca yanlış yerleştirildiği için sadece kendisinin eklem yerleri gevşemişti. Onun dışındakilere hiçbir şey olmamıştı. Bir iki oturma sonucunda da tamamen salı vermişti kendini. Biri üzerine oturduğunda ileri geri salınıyordu elinde olmadan. O da bundan mutlu değildi ama ne yapabilirdi ki. Kendi kendini de tamir edemezdi ya. Yapıla bilecek tek şey sahibinin onu kavrayarak marangoz ustasına götürmesi tutkalla yapıştırılmasını sağlaması gerekirdi. Doktor Ahmet Beyler salonu sade bir şekilde dekore etmişlerdi. Salona koltuk takımı, gümüşlük, masa sandalye, halı ve de birkaç sehpa yerleştirmişlerdi. Ne de olsa eşi ve çocuğuyla küçük bir aile idiler. Ara sıra Ahmet beyin iş arkadaşları ile binadaki komşuları gelirdi ziyaretlerine. Onun dışında salona kimselerde uğramazdı zaten. Ahmet Bey tıp fakültesini bitireli 3 yıl olmuştu. Okulu bitirince mahalleden tanıştığı kız arkadaşı Mehtap Hanım ile evlenmişlerdi. Aileler arasında sade bir nikâh ile dünya evine girmişlerdi. Evliliklerinin birinci yılının sonlarında da küçük Oktay dünya ya gelmişti. O gün onların en mutlu günü olmuştu. Ahmet Bey oğluna kendisi küçükken vefat eden babasının adını vermişti. Mehtap hanım ise eşinin babasını çok sevdiğini bildiği için alternatif bir isim bile teklif etmemişti. Bizim sandalye salonda kendini çok yalnız hissediyordu. Ayrıca bir gün birisi üzerine oturacakta kırılacak diye çok korkuyordu. Hem kendisine zarar gelebilir hem de üzerine oturana bir şey olabilirdi. Evdekilerden yana korkusu yoktu ama misafirler bilemeyebilirdi kendisinin her an kırılabileceğini. Ancak kimsenin oturmamaması için dua etmekten başka da şansı yoktu. Mehtap hanım evde yemek yapıyordu. Akşama eşinin gelmesine de fazla bir zaman kalmamıştı. Televizyonda seyrettiği programda yeni bitmişti zaten. Hazır başka bir işi yokken yemeği de bir an önce hazırlayayım diye düşünmüştü. Küçük Oktay da içeride uyuyordu. Bu esnada kapı çaldı. Kapıda karşı komşuları Hamiyet Hanım vardı. Hamiyet hanım Öğretmendi ve öğleden sonra dersi erken bittiği için eve erken geliyordu. Eşi Rıfat beyde aynı okulun müdürüydü. Fakat o okul tamamen kapanmadan gelemiyordu. Hamiyet Hanım Mehtap hanıma akşama kendilerine oturmaya geleceklerini söylemek için kapıyı çalmıştı. Akşama eşimle gelelim hem konuşur hem birer çay içeriz diyecekti. Kapıda kısa bir konuşmadan sonra akşam saat 20.00 için Mehtap hanımla sözleştiler. Mehtap hanımda yemeğini pişirmeye dönmek için mutfağa yöneldi. Birden kapı çaldı. Saatte 20.00’a geliyordu. Ahmet Beyler yemeklerini yemişlerdi ve Misafirler geleceği için salona geçmişlerdi. Mehtap hanımda çayları demlemiş, hazırlanması kolay bir kek yapmıştı. Mehtap Hanım kapıyı açtığında, Hamiyet Hanımla eşi Mehmet Bey kapıdalardı. Mehtap hanım onları içeriye, salona davet etti. Salonda koltuğa oturdular. Mehtap hanım çayları getirdi. Güzelce çayları yudumladılar ve yanında da keki yediler. Ahmet Bey Mehmet beyle, Mehtap hanımda Hamiyet hanımla derin bir sohbete daldılar. Konuşmaları Gümüşlük camının gürültülü bir şekilde kırılmasıyla bölünmüştü. Küçük Oktay kanlar içinde yerde yatıyordu. Oktay kenarda duran sandalye ye çıkmıştı ve de sandalye gümüşlüğe devrilmişti. Erdal Akkoyun
?
Genel Tartışma
Açık Büfe
Sorun forumlarda ki sessizlikle sınırlandırılamaz... Sesi çıkmayan birçok kişi sitenin ilevsizliğinden bu susuşu tercih ediyor... Yazmayı kesiyor... Konu forum değil... Konu genel noktada da işlevli bir izedebiyat... 5 kişi de olsa 10 kişi de olsa bu yapılmalı... Sorunlar konuşulmalı ve çözümler üretilmeli... İzedebiyatı seven herkes kendi çapında konu ile ilgili adımı atmalı...
Başa Dön