"Sanat, hayatın bir yansımasıysa, bugün bir ayna kırıldı ve her parça ayrı bir roman oldu." - Oscar Wilde (kurgusal)"

Kitap Dünyası

Yayınevleri

32 görüntülenme · 104 ileti
??? #81
Bir gazetede gördüğüm adresinize, edebiyata olan ilgim dolayısı ile ulaşmak istedim; ulaşmakla kalmayıp,üye dahi oldum ve şimdi, böyle bir boş alan bulduğumda da ilk yazımı yazdığıma inanamıyorum. Özellikle de güzel Türkçe'mizi doğru ve estetik olarak kullanarak, şiir,roman,hikaye gibi yaratacağımız denemelerle, ruhsal tatmine ulaşmanın yanı sıra, okurlarla da paylaşacağımızı düşünmek, bana,okula yeni başlamış bir çocuk heyecanı yaratıyor! :)) Beyin ve yüreğimde çağlayan, yaşamın her bir karesine ait coşku,heyecan, kırgınlık,mutluluk, velhasıl ne varsa bilgi ve duygu adına, paylaşmanın zevkini yaşayacağıma inanıyorum. Teşekkür ve minnetlerimle, sevgiler... Mine...
??? #82
Bir gazetede gördüğüm adresinize, edebiyata olan ilgim dolayısı ile ulaşmak istedim; ulaşmakla kalmayıp,üye dahi oldum ve şimdi, böyle bir boş alan bulduğumda da ilk yazımı yazdığıma inanamıyorum. Özellikle de güzel Türkçe'mizi doğru ve estetik olarak kullanarak, şiir,roman,hikaye gibi yaratacağımız denemelerle, ruhsal tatmine ulaşmanın yanı sıra, okurlarla da paylaşacağımızı düşünmek, bana,okula yeni başlamış bir çocuk heyecanı yaratıyor! :)) Beyin ve yüreğimde çağlayan, yaşamın her bir karesine ait coşku,heyecan, kırgınlık,mutluluk, velhasıl ne varsa bilgi ve duygu adına, paylaşmanın zevkini yaşayacağıma inanıyorum. Teşekkür ve minnetlerimle, sevgiler... Mine...
??? #83
Hoşgeldiniz Sevgili Mine Gönülalan; Yazı - şiirlerinizi bekleyeceğim...Sevgiler.......Kâmuran ESEN
??? #84
ablam :))seni görmek çok güzel... sitede olduğunu bilmek apayrı bir huzur benim için sevgiyle kal...noktalarımdan arınmaya çalışıyorum bu arada :))
??? #85
Sevgili Feridun; İzedebiyat, benim vazgeçilmezim.Şu zor günlerimde bile, asla buraya uğramadan yapamıyorum.Seni, buradaki herkesi, İzedebiyat'ı çok seviyorum.Sevgiler.......Kâmuran Esen
??? #86
Sayın İsa Kantarcı Bu sayfada Telos Yayıncılık ve şahsımla ilgili yazmış olduğunuz yazınızı okuduğumda, akıl ve kişilik sağlığından kuşku duyduğum sizin gibi bir zatın saçmalıklarına yanıt vermenin gerekli olup olmadığını uzun süre düşündüm. Yazınızı yayınlayan sitenin iddialı ismini dikkate alınca, kısa bir yanıt verme gereği duydum. Telos Yayıncılık her şeyden önce yüzlerce edebi eser yayınlamış ciddi bir yayınevidir. Kimsenin üç kuruş parasında gözü olmadığı gibi, binbir türlü güçlüklerle ve emek-yoğun bir çalışmayla yayın yaşamını sürdürmektedir. Ciddi ve sağlıklı bir insan bir konuyla ilgili bir iddiada bulunurken, her şeyden önce ve kendisine saygısı gereği ilgili konuya ilişkin bilgi edinmeye çalışır. Sorumsuzluk ve gayrı ciddilikle saçmalama tutumunda olamaz. Sizin tutumunuz tam da budur. Edebiyat Dünyası; Telos Yayıncılığın ve Zafer Yılmaz'ın yayıncılık anlayışını ve edebiyat karşısındaki duruşunu iyi bilir. Ancak, sizin gibi kendini bilmezler bu tür saçmalıklarda ve densizliklerde bulunabilirler. Ne denilebilinir ki? "İnsanın fikri ne ise zikri de o olur" derler. Dolandırıcı ve vampir bir yanınız olmalı ki, bu tür iftiraları başkaları için de sıradan bir nitelik olarak algılıyorsunuz.
??? #87
Zafer bey isa burada, isa olarak yok ki... Neyse, ben kakterlerimi geveze olmalarına rağmen konuşturmayı, susturmayı beceremiyorum. Yazmaya kalktığımda tıkanıyorum. Aslında konu hazır, kaarakterlerin hepsi masada, hatta nine okeye dönüyor. Ama tıkanıyorum. Ciddi şekilde yardımcı olacaklar yazsın, zira en çok kafayı ben buluyorum. Kafa hızması olmasın. Rica! "Hiçliğe giden otobüs kaçıncı peronda? Nane şekeri satan o çocuk gelecek değil mi? Sigara kokusu, yol tutuyor beni. Muavin bey oğlum, dolapta su var mı? Yok şimdi istemiyorum, bardaklarınız bu mu? Sığmaz dişlerim ona… Ozon kokusunu andıran bir buğulu kokusu vardır, şehirlerarası otobüslerin. Kim ne zaman, nasıl havalandırırsa havalandırsın, bir yerimize siner o koku. Karmaşık, ayrılık mı daha çok kokuyor yoksa kavuşma telaşı mı daha ağır basıyor… Her Türk gencinin hayalinde yatan, yanında sarışın bir manita ve uyuduğunda başı omzumuza düşen bir afet… Hani oturan olmasın diye ceketimi iki koltukluk serdiğim düzmece, değil. Neticede katladık ceketi. Uykulu gözleri takarak yüzüme, mecburi bir oturuşum var ki, ön koltuk yanıyor. Ta Haremde yanına arkadaşı oturunca, ulema kılığımı, tepe ışığını kapatıp, yanımda oturan morunun benimle konuşmasını ötelemek için uykuyu daldım, güya. Oğlum nereye yolculuk? Teyze, bu otobüs nereye gidiyor? Konu; aynı yöne yolculuk eden, bir otobüsün içinde oturan değişik kişiler. 1. kişi yaşlı teyze. 2. kişi askerden dönen, şapın etkisini yeni atlatmaya çalışan bir şair. 3. kişi muavin. 4. kişi kızın manitası. 5. kişi ha bire sigara içen bi dallama. 6. kişi kolonya içen iyi insan. 7. kişi ikinci kaptan. 8. kişi kızın ta kendisi 9. kişi hep ağlayan bir bebek 10., 11., Otobüs dolu…"
??? #88
öncelikle herkesten af diliyorum, kendimden de, kendini çok kötü hissedenlerden daha çok af diliyorum "Yazmaya kalktığımda tıkanıyorum" -ayağa kalktığımda tıkanıyorum , oturmam lazım. geveledi ağzında kelimeleri ayağa kalktı inadına, isterdi ki herşeyi düşünmesin bazı şeyler reflexsel olsun. “beni takip et “, dedi ruhuna , mutfağa uğramak istemediğini biliyordu, uzun zamandır yemek yememek , knut'a özenmekle alakası yok herhalde... "tam olmasını dilediğim şeyler, yıllık çıkarmak, kitap vs, ben başında beri bunları diyordum, bu site neden yapamasın bunları? " bu sitede oturmaktan vazgeçmeliyim , elinde acemi bir barmen gibi çevirdiği su şişesini oturacağı kirli tekli koltuğun üzerine attı ; - insanlar çok saldırgan , dışarıya çıkamadığım bir siteye mahkum gibiyim, bağımlı gibi , zaruri bağımlılık, ben başından beri bunları biliyordum ... saatin sekizi uğurlamasına itinaden dışarıya çıkmak için hazırlandı cesurca, bir basamak olmalı en azından bu merdivenleri iniş , 2 saat sonra dönecek olsam bile, ( dışarıda farklı ne olbilir ki ? ) en azından çıkabildiğimi ispatlarım , içten her şey geçiyor ama , yapmak ... bir saattir hazırlanacağım 10 olacak akrep neredeyse ve beni sokacak, ayakkabılarım , beni belli etmeyecek bir şeyler , temiz çorapların rengine uyuyacak, uymak = uyumak , sayıklamak = ayağa kalkmak , gri ya ewet grii ayakkabı giymeli ,tekdüze renklerin hepsinin eşcinselleşmesi , gri=gray=gay. " akıl ve kişilik sağlığından kuşku duyduğum sizin gibi bir zatın saçmalıklarına yanıt vermenin gerekli olup olmadığını uzun süre düşündüm. Yazınızı yayınlayan sitenin iddialı ismini dikkate alınca, kısa bir yanıt verme gereği duydum" ilk adımlar çok önemlidir dışarıya çıktıktan sonra bir daha geriye dönemeyeceğini hesaba katmalısın , sitenin içinden çık evet, güvenliğe selam ver, seni ilk kez görmüş olmalarının yüzlerindeki garip ve kuşkucu sekansında uyuma, ipleri eline al bir tinto brass mimiği ver, siz beni tanımayabilirsiniz ama ben sizi tanımakta güçlük çekmedim, üzerinizde üniformalar var ben burada çok eskiyim ... bunu onlara ver, biraz ukala ve iddialı bir ifadeyle ama korkma, onlar zaten kukla bu sitenin kuklaları para ya da başka huzur verici birşey ödeniyor olmalı ( beni takip et dedi ruhuna ve sessiz kal ), evet anladılar. önünde parlayan katlanmış beyaz kağıda takıldı aklı çimenlerin içine gömülecek almazsam elime, kirlenmemiş bir mektup olmalı " akıl ve kişilik sağlığından kuşku duyduğum sizin ...." - bu da ne böyle ? sanki yazılar yankılanıyor, kime yazılmıştı "isa kantarcı" bu site de oturuyor olmalı , ama postacı bunu nasıl düşürmüş olabilir ki "...sorumsuzluk ve gayrı ciddilikle saçmalama tutumunda olamaz. Sizin tutumunuz tam da budur. Edebiyat Dünyası; Telos Yayıncılığın ve Zafer Yılmaz'ın yayıncılık anlayışını ve edebiyat karşısındaki duruşunu iyi bilir. Ancak... - zafer yılmaz diye bir şahıs , ismi isa kantarcıdan daha karizmatik ama , bu siteye yeni bloklar da eklenmiş ben dışarıya çıkmayalı yıllar olmuş olmalı. gayri ihtiyari site güvenliğine uyguladığı teknikle köşede soğuk su satan çocuğa da selam verdi, -çocuk muhtemelen deli olduğunu düşünmüştür. -sen susar mısın biraz , uzun zamandır dışarıya... neyse beni takip et. -hep aynı bahane. mektuba takıl biraz daha bence , işin içinden kötü şeyler çıkabilir. pano mu , bir pano ve altında piano , kuyruklusundan hem de, kuyruklu yalanlarda vardır, peki bir kuyruklu yalanla , kuyruklu piyanoyu yanyana koysak ? evey yalan piyanosu oluyor. -pano da ne yazıyor , "İzedebiyat, benim vazgeçilmezim " ...... ..... çok ilginç -nedir ki vazgeçilmez olan ? birşey vazgeçilmez olabilir mi ? vazgeçilmez olursa kendi isteğinle bırakmadığını anlatır , - haklısın vazgeçilemez olabilir ancak, - vazgeçmek iradi bir söylem, vazgeçilemez ise buyruksal değil mi? - haklısın , yine çok konuşuyorsun ama doğru konuşuyorsun. daha 200 metre bile olmadı evden uzaklaşalı ama görüyorum bir yığın çılgınlığa dönmüş her dörtgen. “ Merhaba Arkadaşlar Ben de bu siteyi yeni keşfettim ” Ve panonun altında birbirinden farksız bu mesajlar , her gün belli ki buraya taşınanlar oluyor , nüfusumuz artıyor, bir gariplik var değil mi neden buraya geliyorlar -bana sorma gevezeliğimle tanınmaktan bıktım. “ kurmacaya davet” okudun mu yazanı ? burada neler oluyor allah aşkına , karanlığa yavaşça dalsam mı acaba , belki ilerde yanlış hatırlamıyorsam bir tekel büfesi olacaktı , açık mıdır ki bu saatte ? -selam, içerde genç sarışın adam izlediği eski filmden sıyrılıp bacaklarını yazarkasanın üzerinden indirdi alelacele.” Merhaba siz bu saate kadar açıkmıydınız “ - evet açığız . -burayı yaşlı bir adam işletiyordu daha önceden , bazen de gelini oluyordu. - aaa onlar burayı bize devredenlere devretmişler, siz uzun zamandır uğramıyorsunuz galiba. -evet başka bir yerdeydim. - umarım artık gelirsiniz , biz de yeni devraldık burayı bilmiyorum bakalım ne olacak, -hımmm cd falanda satıyorsunuz galiba , - burada raftakilere daha rahat bakabilirsiniz isterseniz , onlar kutuda olduğu için … - hııı evet fena filmler değil, hatta ilginç 7. mühür ha - ingmar bergman , bilir misiniz. - evet biliyorum , eee bu da ne böyle ne yazıyor “piano of liar “ - yalan piyanosu -ingilizce biliyorum sağol, bu ne ? nasıl yani ? -o film daha çekilmedi , bilim kurgu galiba ben de henüz izlemedim , her şey yerli yerine otursun beynimde izliycem keyifle , siz, neden garipsediniz ? şaşırdınız sanki , gülümsedi sarışın bok… bu bir “andrei” mimiğiydi hatta “andrei rublew “ mimiğiydi -bu bir tartovsky mimiği bayım , ben iki bira almak istiyordum. - ama daha fazlasını aldınız galiba, biranızı da veriyim. Her şey yüzünü karanlığa dönüyor , parkın ışıkları zayıflamıştı saat 12 ye secde ettiğinde, düşünerek 2 saat geçirmişti ve daha da geçireceğe benziyordu. Terli ellerine cebinde sıkıntıdan buruşturduğu mektubu aldı. "İnsanın fikri ne ise zikri de o olur" derler. Dolandırıcı ve vampir bir yanınız olmalı ki, bu tür iftiraları başkaları için de sıradan bir nitelik olarak algılıyorsunuz.” Zafer Yılmaz Mektubu yazan adam ve yazılan adam arasında ne tür bir alıp verememe durumu var ki acaba ? kim bunlar böyle her yeri TV deki saçma programlara benzetiyorlar, garip uğursuz selamlaşmalar, yalancı piyanolar, güvenli dediğimiz site gerçekten benim için güvenli mi acaba ? yüzünü yere çevirip birasını açtı , hala değişemeyen tek objeydi cam şişedeki biranın kapağı şu anda, çakmağını cebine koydu sadece sigara yakmaya yaramıyordu tüm kötü alışkanlıklarına yardımcıydı bu çakmak ; sigara yakmak, bira açmak, sivri ucuyla sırtını kaşımak, bir gün kendini yakmak belki. Gözü silik-silik zemine kilitlenmiş yazılara takıldı , resmen badana fırçasıyla şunlar yazılıydı : Sen kimsin? adın ne senin? nerdensin, kimlerdensin? çıplaksın; nerde! gömleğin. ... by yağmurcu. şimdi gerçektende bu şiir çok hoşuma gitmekle birlikte ... çıplak gömleksiz bir arkadaşın nereli olduğunun adının kamil remzi fevzi olmasının önem derecesinin yangında üçüncü derecede kurtarılacak eşya niteliğinde oluyor olmuş olması sebeb itibariyle … -susma artık tamam , ne düşünüyorsun olanlar hakkında ? -sonuncusu delirmiş bence , ilginç olmaya çalışmaktan öteye geçememesi çok ilginç. -ama tedirgin ediyor. -senin de ne kadar sağlıklı olduğun tartışılır ama. -en azından savaşmıyorum kendimle, -savaşıyorsun bunu söylerken bile savaşıyorsun, -haklısın, -herkes bir yerlerde kirli bir savaş veriyor, senin başın dönüyor . kendi durumunu unutup beni yalnız bırakarak diğerlerine takılıyorsun. Sen de farklı değilsin herkes bunu yapıyor, kendini oluşumun , yapının dışında sayıyor aslında. -ben tam olarak öyle sayılmam, -evet çünkü ben varım, -senden nefret ediyorum. -şimdi başına bela olacak sarışın adam buraya gelmeden uzaklaş , evine git ve hayatına kaldığın yerden devam etmeyi um. - hayatta kalmış mıydım ki ? -hep kalıyorsun. İkisi de büyü gibi aynı anda gülümsedi. - e bira nolacak daha yeni açmıştım. - şu anda bile vakit kaybediyorsun, yalnız değildi evet ama kimsesizdi , daha doğrusu kimseli değildi ruhu kimse sayılır mıydı ? adam kalkarken yine de gözü birasına takıldı ,aynı zamanda küçük çimenliğin üzerindeki ağaca çivilenmiş ; “melekler geçti kel bahçe “ hemen ardından duvara işeyen sokak çocuğunun yırtık tişörtünde : “gözlerine dalmak calypsonun “, j bloğun penceresiz kalan tarafındaki reklam panosunda : “üvey sevgili” yol kenarına atılmış bir ayakkabı markası : “bir olmak” t bloğun güneş enerjisi toplayıcısında : “ itiraf ve kalp çarpıntısı” siteye doğru yol alan lüx bir kırmızı mersedesin plakasında : “bir avuç sen bir parça ben” yazıları flaşlar gibi patlamaya başladı. Heryer her şey onlardan oluşuyordu , burası neye dönüşmüştü , . Güvenlikten hızlı adımlarla geçerken imajları umursamadı ama : - aa siz de mi bu site de oturuyorsunuz çok güzel. Sadece ruhunun duyabileceği şekilde lanet olsun diye fısıldadı (“ sana söylemiştim “ ) -erken kapatmışsınız galiba dükkanı. -bence siz erken eve gidiyorsunuz , biranızı bu kadar çabuk mu içtiniz ? - …. - bakın ilgilendiğiniz filmi aldım yanıma bu gece izlemeyi düşünüyorum. -aklınızda her şey yerli yerine oturdu o zaman . -evet sayenizde .. - bu da ne demek oluyor? “Sen neden susuyorsun” diye fısıldadı ruhuna -filmde oynayanlara bir göz atarsanız ne demek istediğimi anlarsınız ? bakışlarım sendeliyor sanki , oynayanlar : nida isa kantarcı zafer yılmaz pan türk fulya engin baran Yurdakul Didem akın Peri sim eldivenoğlu ve tüm iz-site sakinleri yazan ve yöneten : kuzey darıcı dehşeti artmaya devam ederken cd nin arkasını çevirip konusunu okumaktan alamadı kendini : etimi yemek istiyorum artık, kendimin dışında bakacak başka birşeyin tadı kalmadı. hiçbirşeyin tadı kalmadı. yeraltı, karanlık, şopen , gece-dem, hepbiz birbirimizi izleriz bu kuytularda. ayıp flütler çok eşli şarkılar ve insanlıktan yavaş yavaş sıyrılan boynuzlarımız. haşim , enis, boris, dördüncü harfleri "i" leşmiş bu karanlık perde piçleri... takma adların kahramanı. beni nerede bulacağını bilenlerin pek uğradığı biryer değil yine de yatağımın kültablası . imla yanık kokusu, vicdan muhasebesi ve gevşemeyen aynı alışkanlıklar damardan körleşerek alınan cin darbeleri , aydınlığı elinin terslemesiyle soğuran parmaktaki yaramın izi .... can yakar... yanık kokusu , dolaba iteklenmiş ızgara, ne zaman doymamış bir güvercine fısıldasam kanatlarımın ne kadar uçmaz olduğunu muhakkak beni nerede unuttuğunu hatırlayacak biri vardır gibi geliyor , yine de beni nerede bulacağını pek bilenlerin uğradığı bir yer değil burası , tecavüz öğretmenimin dişlerinin arasında kalan, insanlığını hatırlatan, öğleyemeği kuşbaşı kelaynak, tülperdeden sıralanan sünnetlik kabuklu başlar , denize beyaz elbiseyle gece dalanlar , yol ortasında yolun yolluğuna çıldıranlar , vajinası ısırılanlar ve okaliptus cennetinin gizli kolombiyasında gerdan kıran embriyolar, sesleniyorum aslında ama herkesin buna yetecek aklı yok , kanatları yolup aşağıya bırakılmanın zamanı , beni nerde bulacağını bilenlerin pek uğradığı bir yere dönüyor yavaş yavaş burası … -koş kooooooooooooooooooooooooş evine döööööööööööööööööööön ,( seslenir aklına ) film yere düşer , yerden alırken sarışın adamın gözleri maviden mora döner, -izlemene gerek yok senin filmin zaten, neler olduğunu en iyi sen biliyorsun , mırıldanır ama herkes duyar. -evden hiç çıkmamalıydım. - evden hiç çıkmamalıydın. - kapa çeneni ! Soluk soluğa ğ bloğun demir kapısına yaklaşırken yavaş-yavaş yavaşladı, rahat sakin kısa adımlar , kapıda seni özenle izleyen kalabalığı görmezden gel lütfen , kim bunlar … 1. kişi yaşlı teyze. 2. kişi askerden dönen, şapın etkisini yeni atlatmaya çalışan bir şair. 3. kişi muavin. 4. kişi kızın manitası. 5. kişi ha bire sigara içen bi dallama. 6. kişi kolonya içen iyi insan. 7. kişi ikinci kaptan. 8. kişi kızın ta kendisi 9. kişi hep ağlayan bir bebek 10., 11., hep bir ağızdan basamaklarda kalan kayıp kahramanın yüzüne yapışır sözcükler : SİZ NEDEN YAZMIYORSUNUZ ? HEM BU SİTEDE KALIYORSUNUZ ? Pençeler ileriye uzanır , dışarıya çıkmanın anlamı bazen tekrar içeriye girememektir. - beni takip et , der usulca ruhu, “ bundan sonra ipler bende “
??? #89
İlginç bir metin.. Tebrik ;)
??? #90
kuzey darıcı , ne anlattın bilemiyorum, uzun, aklı karışık birinini bir şey gevelemesi o, hiç anlayamadım, yok şu isim karizmatik bu değil, bu nedir be ya, isa kadar karizmatik isim olabilir gafil! hz isa, insanlık tarihinin en önemli peygamberinin adıdır, aklı karışık arkadaş, aydınlan!!!!! saçma sapan bir yazı yazdın. çok iyi, böyle devam et ve yıldızın parlasın,
??? #91
- şşşt ! - ne var ? - duyuyor musun ? - evet mırıltılar var , ama çözemiyorum - eski peygamberler zamanından bir dil olabilir. - cahiliyeden mi , aydınlanmadan mı ? - güldürme beni cevabı biliyorsun. - uyandılar mı sence ? - hayır , basit yeteneklerin kazandırdığı hiç birşey olamama durumunda ucuz farkındalık sıçraması. "uzun, aklı karışık birinini bir şey gevelemesi o, hiç anlayamadım," - bu ne demek ? - uzun , aklı karışık birinin bir şeyler gevelemesi o, ... demek istemiş olabilir. - uzun boylu ve aklı karışık biri mi oluyorum , ha ha ha ! - hayır uzun boylu , ölü biri oluyorsun , he he, yazıyı kastetmiş galiba "uzun" derken. "isa kadar karizmatik isim olabilir gafil!" - burda ne diyor, isa kadar karizmatik isim olabilirmiş. - belki ; isa kadar karizmatik bir isim olabilir mi gafil ! demek istemiş olabilir. - haklı olabilirsin. - çözebildiğin bir yer var mı ? - dalga geçme ! bu boyuttayken frekanslar değişik gelebiliyor. tabi sen iki aleminde kaşarısın. - evet , atmosferden çok uzaksın, alışman zaman alacak. yaraların acıyor mu ? - artık birşey hissedemiyorum acıya ilişkin. - pençe darbeleri çok etkileyiciydi ama, ölümcül olması kaçınılmazdı. - öldüğümü daha kaç defa hatırlatacaksın. - pardon dikkat ederim. "saçma sapan bir yazı yazdın. çok iyi, böyle devam et ve yıldızın parlasın," -" saçma sapan bir yazı yazmışsın", olabilir burada demek istediği de, - evet ben yazarken şahit olamadığı için rivayet gerekiyor , - yavaş yavaş öğreniyorsun , sen yazı mı yazdın , bu arada , şaşırdım . - yooo , tanrı esirgesin , her boku kuzey darıcı çevirdi. - evet yakın zamanın düzenbaz piçlerinin düşkünü. - yıldızlara neden takılmış sence karizmatik isim isa ? - bence yıldızı kendi içinde bile hiçbir zaman parlayamayacak olanların atık deri uzantısı kelimeler. paraya da çok fazla takılmış yaaa ? - sıkıldım artık çözümleme yapmaktan, ben diğer bir salıncağa gidiyorum. - boşlukta sallanmak hoş değil mi , - evet , dünyadaki gibi mide bulandırmıyor. - isa ben hala çarmıhtayım, uğrarsan bileklerindeki yaraların bi çaresine bakabilirim , he he he , - burdan neler çevirdiğini anlayabiliyorum, ne çirkef ruhsun uğraşma insanlarla, - kuzeyden bir soğuk rüzgar içimi dürtüyor, ne yapayım ? - ....
??? #92
kuzey kutup denizinde yaşadıklarından dünyadan izole.. lisanı pak gölgesi soluğundan bir haber homurtu somurtu patırtı kütürtüleriyle oraya buraya pençe atarlar.. hiç farkında değillermi demir can ismi ile başlangıç bu şehri moskova yazım kışa çeviridin nehri mavera dışında girdiğim günden bu yana hiç edebi yazım eserim var kaygısı taşımadan o amaç ile yazmadan yanlızca forum katılımcılığı ile şuraya nacizane soluk verip kasaveti dağıtan bana bu antipati niyeykine çok soğunumu yedikine kuzey kutbun öyle donukmu kaldı ki bilmemkine az daha açık konuşsa anlaşılacakta bi türlü atamamışki anlaşılmaz şair derneğine üyelikte ısrarlı bol ana sütü emmiş ancak anadil alamamış izole yerlerde aristokrat dil geliştirmiş ancak yaşıyan türkçeye vakıf olamamış bu adamlar ne der ne söyler benim dilimden öz anadilimden gayrı anlıyan var gelsin beri.. ............... ALLAH DİYEN HOROZ belki türkçe kırgızca söylemiyordurda kendi lisanınca şaşırdığı esnada allah allah dediği bir gıdaklamacası sert çıkıştığı zaman -tü allah belanı versin rezil mendebur benim haremdeki, tavuklara kadar bulamadınmı deyişi vardır olabilir bu .. geçen yıl abd de florida sahillerinde bir balık havaya zıplamış ordakilere o denli anlamsız şeyler saçma sapan sözler söylemişti hatırlarsanız bilim adamları haala çözmeye çalışıyor.. gee üç piyade tüfeğinin bir parçasını türkler yapıyor... nasa uzay araştımalarında türk horozları çalıştırıyor.. mümkün olabilir bu.. her sabah ezan vakti bütün imamları KALDIRDIĞIDAMI YALAN.. şafakta gökyüzünü kırmızıya boyadığı öğlen vakti güneş tepemizdeyken gölgemizi ayağımız dibine yanaştırdığı mehtaplı gecelerde denizi kabarttığı sonra geri çektiği pırıl pırıl yakamoz şeklinde ibiğini gösterdiğidemi yalan.. bütün horozların suyuna pişen pilavdan çorbadan başka ezan vakitlerinin yanaştığını hatırlatan boynunu kütüğe yatırma teslim etme pahasına vakitli vakitsiz öten gerçek şahımerdan bahadır babayiğitleri vardır BUDAMI YALAN.. bütün horozların türkiyesi bayrağını kırmızıya boyayan kanat tüyleri içinde kırmızı pigment çene leri altında ag pak beyaz gıdıları yıldız gibi sert sivri uclu ibikleri gagdalarında hilal gibi kavisli ay benzeri hilalleri vardır BUDAMI YALAN... bütün horozların ve bütün türklerin fani dünyada bir ecel şerbeti içtikleri vakıt vardır .. ve hangı horoz içerse içsin geride kalan horozlara notasında bağlama düzeninde türkülü yadigar makam bırakıtları fıransız gavuru horozu gibi kokoriko değil .. öz türkçe bir tüüüüğk tüüürü tüüüüürrrrk diye bağırışları vardır BUDAMI YALAN ................. kırgızistandaki bir horozun kesilmeden hemen önce bizim lisanımızdaki Allah sözcüğünün sesine benzer bir ses çıkartmasına dair bu olayda ilginç olan ayrıntı kırgız köylünün ses kayıt aletinin bulunmasıdır. bunun böyle olması şart, eğer ses kaydı sonradan yapılmışsa şöyle bir olasılık ortaya çıkıyor; horozun boğazına tekrar tekrar bıçak dayanmış ve Allah demesi sağlanıyor. yani hikayenin doğru olması için, yani kayıt yapabilmek için horoz tekrar "konuşturulmuş" olmalı ya da kırgız köylülerin evinde ses ve görüntü kaydı için uygun olanaklar bulunmalıdır. insanın kendisine tanrısının adını anan bir hayvanı üst üste bıçakla tehdit edecek kadar vahşi olmadığını varsaymak gelirdi içimden ama tarih nedense hep aksi örneklerle dolu. horoz Allah derken dediği şeyin onun potansiyel katilleri açısından öneminin ve çıkardığı sesin kendi hayatını kurtardığının farkında mıydı bilemiyoruz. sadece çok sık duyduğu bir sesi tekrar ediyor da olabilir papağan gibi, sözcüğü bilinçli ve inanarak söylemiş olmasından daha büyük bir ihtimalle. belki de çoğu canlının yaptığı gibi bilinçli ama inanmayarak söylemiştir, sadece bu sözü söylemesinin hayatını biraz daha uzatabileceğini düşünmüştür. diğer yandan horoz o güne kadar daha neler söylemiş olabilir, bu da tartışmaya açıktır. sonuçta horozun söyledikleri içinden insanlar bir tek Allah sesini ayırdedebilmişlerdir. eğer horoz katiline ana avrat sövmüş olsaydı insanlar bunu duymak isteyecekler miydi? hiç sanmıyorum ... by lemi kavşın ................. kaldı ki yaratılanların en mükemmeli olmuş olduğu söylenen insan oğlu emrine amade kılınmış bir hayvanın... sırf üç otuz paralık şu fani dünyada kalış süresi miadını az daha uzatmak adına bu tür bir duygu sömürüsüne girişmesi bir dilençi edası ile allah rızası için kesme maiyetinde dilekte beklentide kurnazlıkta bulunması horozluk şanı şerefi ile bağdaşmaz bir hadise iken... sırf bu yüzden bile ölümü defalarca hak etmiş iken... sahibi olmuş olan şahsiyetinde .. hayvan karekterini sahibinden alır felsefesinden yola çıkarsak.. horozdan aşşağı kalmaz dünyevi his şehvet tamahı yüklü bu karabulut sağlam olmayan papuç .. lemi kavşının da farkettiği gibi hemen ilk etap ses kayıt cihazı edinip kayıt yapmış horozu ikinci şubedeki mecazi anlamı ile değil gerçekten öttürmüştür ve benim kanımcada defaeten tekerrür etmiş bu vaka sonrası bilumum basın medya kurum kuruluşlara dinletip basın toplantısı açıklama yapan şahsın yakın gelecekte dizilerde reklam çekimlerinde oynatacağı horozunun menecerliğini üstlenip cukkayı götüreceğini görebilmek için müneccim oluyor olmuş olma gerekmektek me memekte dir lerdirler...dir.. gerçektende kaldı ki günde beş vakit cami hapörlerinden allah allah diye bağıran imamı görmezden gelen zındık ehli için bu tür vakayı adi ahvalin artı yönde değer kazandırmayacağı açık iken haala bu tür beklenti içine düşmüş kitabı mukaddesin kendi başlı başına bir mucize iken roma nın kuzeyinde meryem ana heykelinin gözyaşı mucizesi ağlıyan heykel gibi safsata hezeyanlara evsahipliği yapıcak zihniyet çıkacağını sahte mucize seramonileri ile tebliğ edecek sünnet ehli çıkacağını sanmam sanamam.. bu ile birlikte bununla beraber.. şaayet bu iki perdelik oyunun tek aktörü horoz la köylü değil de bizim lügate çeviri yapan trenskripçırlarda var ise şaayet iş içinde uzun zamanlar turk turki cumhuriyet içre yayılmış bir ehli vukuf olarak .. nacizane şehaadetim öz kök türkçede tengri ifadesi dışında genelde arap dilinden giren ifadelerin ora şive aksan vurgusu ile bizim beylik kullandığımız aaların üstüne basarak dilimizi o biçem yuvarlayarak şaklatarak değil aaa..allah şeklinde deyil ibadette ıığllah ığğllaah iilah şeklinde söylendiğini okunduğunu genelde konuşum esnasında boga alah sarstva neba ( çift le ile değil tek le ile) şeklinde ifade edilen .. bu kavramın hiç türkiye türkçesi görmemiş diksiyon dersi almamış horoza nasıl bulaştığını sorgulamamında üzerime vazife aolmadığını bildirme lüzumu olmamakla birlikte... bence sanırsam kanımca bu tür şeylerin olabilirliğini olamazlığını tartışma yerine horozların da bir gün ellerine bıçak alıp insanları kesecekleri günün yakın olduğu şom ağızlığından sıyrılıp ... üzülme sevdiceğim yazılan gelir başayı sabah vakti tüm türk horozları ile birlikte bir ağazdan terennüm ederlerse .. din imanımıza pek getirisi olmamakla birlikte musikimize ivme soluk kazandıracağıda tabak gibi ortada bence...slm spt çokça bolca efendiler ey kutsal ötüken ormanı halkı... fakir..
??? #93
Arkadaşlar, forumun konu başlığı yayınevleri değil miydi? Acaba ben mi yanlış girdim.
??? #94
bir metni izedebiyatın yazı kabul edemediği o dönemde yeraltından notlar bölümüne yazacakken buraya yazmak zorunda kaldım , ve birkaç arkadaş üzerinize afiyet rahatsız oldu :) o zaman da konu aynıydı , ( yalan piyanosuna göz atarsanız anlarsınız, attarafındaki diyaloglarda da , sizin imdat beyle yaptığınıza benzer şeyler vardı ) bakın o zaman da rahatsız olmuşum , galiba hata bende, af diledim aslında karışmamam gerekiyordu ama neyse, sonuç açıkça görülüyor ama değil mi ? artık forumların ve sitenin geldiği nokta hacmen büyürken nitelik bakımından küçülme durumudur, bu nedenle birçok kaliteli yazar da ayrılmak zorunda kaldı zaten,
??? #95
Baskıya hazır bir şiirler derlemem ve denemelerimden oluşan bir tomar yazım var.Ancak ne artık bunların okunduğunu düşünüyorum ne de satıldığını...Yine de bana güvenilir bir yayınevi söyler misiniz? Teşekkür ederim...
??? #96
maalesef bir yayınevi adı vermek mümkün değil, bir kısmı para alıp basar kitap, diğer kısım iste bildik yazarların kitaplarını basar, şiir ve denemelerini sakla. bence yayınevlerinden çok daha şereflidir yazdıkların ama yayınevleri göremez bunu, bunları tecrübe sahibi biri söylüyor. tabi torpilin, adamın varsa bir yerlerde, sen istediğin şeyler yaptırabilirsin, ülkemizde işler böyle yürür. saygılar.
??? #97
ilginç bir site buldum, harika yazılar var, mutlaka okuyun, çok enterasan geldi, böyle bir yazarı ilk defa okudum, oldukça da matrak bir yazar, http://ktaptanitim.blogspot.com/
??? #99
EVET DOSTLAR... BİR ÇOĞUNUZUN YAZILARINI OKUDUM... ÜZERİME SİNEN UMUTSUZLUK VE İNAÇSIZLIKLA YÜZYÜZE KALDIM İNANIN... BİR ARKADAŞIM, YA KİTAP BASTIRAMAMIŞ-YAZDIĞI VE İSTEDİĞİ HALDE- YADA ÇIKARMIŞ DAĞITIM PROBLEMİ İLE KOYUN KOYUNA GELMİŞ.DİĞER ARKADAŞLARIMDA AYRI SORUN YUMAKLARI... HALA NASIL ANLAMAZSINIZ KAPİTALİST DÜZEN SİZİNLE,YAZDIKLARINIZLA İLGİLENMEZ.O SADECE KENDİSİNE PARA KAZANDIRACAK OLANLARLA İŞ BİRLİĞİ YAPAR.SİSTEME PARA GETİRECEK YAZILARINIZ YOKSA... BEN DE ROMAN YAZDIM.4SENE UĞRAŞTIM.UMUTSUZLUKTAN BİTTİM.DEFALARCA YAZDIKLARIMI YITTIM ATTIM.DEFALARCA İNANIN... GECELERİ SABAHLARA KADAR SOKAKLARDA MELANKOLİKÇE SÜRTTÜM... İŞE GİRMEDİM KONSANTREMİ BOZMAMAK İÇİN. PARASIZLIKTAN MAHVOLMUŞTUM Bİ ARA... NEYSE....İŞTE YAZDIM VE YAYINLATACAKTIM Kİ YAZILARINIZLA KARŞILAŞTIM... ARTIK İSTEMİYORUM. NASIL DAĞITIMI OLACAK? PARA YETER Mİ BUNLARA? HERKESLE İLETİŞİM KURMALIYIM LÜTFEN BENİ MAİLSİZ BIRAKMAYIN... hisarbuselik_81@hotmail.com
??? #100
kimse okumadımı yazdıklarımı... msn adrersimi hiçbir yazar dostum eklememiş... yalnız bırakılmamalı ben gibiler... hisarbuselik_81@hotmail.com
Başa Dön