"Gelecek, şimdiki zamandan çok da farklı değildir; sadece daha pahalıdır." - George Orwell"

Yaratıcı Yazarlık

Yazma Teknikleri

11 görüntülenme · 74 ileti
??? #41
Açılmış kapılar durgunluğu , ayaz dokunmuş ellerin vurgunu...Yok olan bir dünya , yok olmaya yüz tutan insan.Dünya mı daha büyük insan yüreği mi ? Farklı tutumlar sarhoşluğu mıhlanmış alınlara...Yıldız hüzün kuşanmış , gökyüzü isyan... Güneş değirmen kıvrımında... Gece yalnızlık senfonisi , rüzgar ahkam keser... Yorgun , argın bir uykuya gebe İstanbul... Kayıp düşler nazarında...
??? #42
düzelir demişsin, umarım demekten başka çarem yok! * bir de naçizane bir fikrimi paylaşayım istiyorum: diyelim ki burada bir kişi kendini bir kaç biçimde ifade ediyor(en incitmeyecek ifadeleri seçmeye çalışıyorum). gerçekten oluyor diyelim ki bunlar. içimden bir ses, bana ne diyor. yani kendince bir kandırmacanın içine girmişse ya da ne bileyim canı birden fazla kişilikmişcesine yazmak istiyorsa bundan bana ne? * okuduğum şey(herşeyi kastediyorum) üstüne düşünmeyi tercih ederim ben yine de. birinin adı ahmet değil mehmet diye, okuduğum her ne ise onun hakkındaki fikrimi değiştirmiyor ki. hem nasıl değişebilir ki. belki bu şekilde yapan arkadaşların başka bir amacı vardır! FArklı iki kişi gibi davranabildiğimiz yer romanlarımız olsa daha güzel olur elbet ama bu yolu seçmiyorsa zorla mı yaptıracağız? * bununla neden vakit kaybedelim ki. * yine de siz bilirsiniz elbette ki. ...
??? #43
Anlıyorum ben seni iyimser bakış ile iki kişililiği yorumluyorsun... Bu roman ya da öykü yazar iken ahmet - mehmet karşılıklı konuşması değil ayrımı iyi yapmalısın. Ben paravan adları iki kişilik değil kişiliksizlik olarak adlandırıyorum kendi adıma... Çok bilmişilik taslayıp şu şöyle - bu böyle diyecek değilim.Görünen köy klavuz istemiyor.Bu platform farklı " edebi " unsurların yüzdesi düşük son zamanlar da... Farlklı adlar kullanıp ona buna sataşmayı marifet sayıp , sonra başkalarını da kendi gibi karaktersiz sananlar var...Laf gideceği yeri biliyor... Bunu SAYIN editörler çözer , kimin aslında kim olduğunu.Onlar ise ileti silmeyi marifet sayıyor... Kişi kendi olduğu sürece saygı görür... " ya olduğun gibi görün , ya göründüğün gibi ol " Hz. Mevlana...
??? #44
ben de anlıyorum seni ama burada yazılanları okuyunca sanırım hepimizin içinde bir şey rahatsız oluyor. o rahatsızlık hissini hafifletmek için bazen üstüme iyimserlik kumaşları doluyorum, napıyım? * kavramların yerli yerine oturmasını, bu toz bulutun dağılmasını bekleyeceğim. yazmaya devam edeceğim. neler yazılmış, merakla bekleyeceğim. okuyacağım da. *
??? #45
Sayın Diren Yardımlı! Bu güne kadar sitenizde iyi kötü zaman geçirdim. Bazen üzüldüm, bazen de elimde olmadan bazılarını üzdüm. Arkadaşlar edindiğim gibi, hasımda kazandım. Arkadaşlarımı önemsiyorum fakat diğerlerini pek değil. Gördüğüm lüzum, üzerine sitenizde bulunan düzyazı, şiir, deneme, öykü, eleştiri vs. ne varsa bana ait, hepsini sildim. Zira ben önemsenme peşinde değilim. Buna pek ihtiyacım olduğunu sanmıyorum. Şimdi sizden ricam; bu güne kadar forumlarda bulunan tüm yazılarımın da silinmesidir. Her halde bunu istemeye hakkım vardır. Bunu yapacağınız için size şimdiden teşekkür ediyorum. Ve sizin huzurunuzda tüm site arkadaşlarına Allah’a ısmarladık diyorum. Hoşça ve dostça kalın…
??? #46
Hala eteklerinde taş saklayanlar var... Ve miras bekleyen aç kargalar gibi barış senfonisini ıslık la çalan isketeler. Nereye Olgun? Tepkini en iyi anlayanlardanım ki çok sildim yazılarımı ve lanet ettim etrafa ama kalma vakti. Bak Bakırköyden sağlam raporu verdiler bana. Bu gemiyi batana kadar terk etmeyeceğim ve sen fare değil kaptansın. Ucuz liralara kuruş değiştirme devri bitti. Kum tanesinden kayalar ancak karıncayı oyalar. Küfür de etseler ancak değer verdiğim insanlara cevap yazacağım. Ki gördüm hepsinin klavyesi düzelmiş ama hala beyin karakterleri arıza. Kal da iki öyküde kafa tokuşturalım. Bak AB' ye girdik...
??? #47
İsa Kantarcı arkadaşım! Öncelikle belirteyim, beni bu siteyle tanıştıran sen değilsin. Aslında bu çok önemli değil de, izah etme gereğini nedense hissediyorum. Bu siteyi kendim keşfettim ve kendim gidiyorum. Hatırlar mısın İlk tanışmamız ‘UMAR’ isimli şiirin vasıtası ile olmuştu. O vesile ile de değerli editörümüzü tanımıştım. Duygularına da teşekkür ederim.
??? #48
Merhaba arkadaşlar yazılarıma hepinize sevgilerimi yollayarak başlıyorum. İstesekte istemesekte öleceğiz. madem öleceğiz sizlerden dileğim odur ki arkanızda kalıcı ve faydalı eser bırakmanızdır.
??? #49
ben ilerde yazar olmak isterim suan kısa kısa hikayeler uyduruyorum 1 sayfalık falan sindilik bazen de yazılar ama amacım roman yazmak ama bi hikaye yazarken ndirek sonuca geciyorum bu yuzden roman zorluyo sizce ne yapmalıyım
??? #50
konuyu giriş,gelişme ve sonuç olarak yayın,giriş,erkek kalabalıkları arasındaki şuh kadın kadar çekici,gelişme uzun ayrılıklar sırasında duyulan özlem kadar derin ve sonuç hayatınızda aldığınız en sarsıcı haber gibi çarpıcı olsun.
??? #51
Evvela hepinize merhaba demek istiyorum. -"MERHABA" Şahsıma dair, sizlerin forum sayfalarında işaret ettiğiniz. Yazma-ifade bulma sıkıntısını yaşayan kalabalıkdan biriyim. Hayallerimden tasavvur edebileceğim çoklar(kemmi) kümesine dahil Suretler, İmalar, İmgeler ve dahi sesler arasında his ve fikir cereyanına tututmuş; fakat his iptali dedikleri hal içinde akar suda debelenen,sürüklenen kuru yaprak misali çaresizim. Ne yapabilirim?
??? #52
2004-2005 Eğitim-öğretim yılında yeni müfredatın uygulandığı bir pilot okulda 1.sınıf öğretmeni olarak görev yaparken ilkokuma-yazmaya ilişkin çalışmalarımı toparlayıp kitaplaştırdım bu yıl kitabımı biraz daha zenginleştirdim yayınlatmak istiyorum Kitabım 230 sayfa olup öğrencinin rahatça kullanabileceği, veliye ve öğretmene büyük kolaylık sağlayacak biçimde tasarlandı, bu konuda uzman kişilerin görüşleri alınarak düzenlendi. İlgilenenlerin: bahittin@hotmail.com adresinden ulaşmalarını rica ederim.
??? #53
Değerli arkadaşlar! İzedebiyat bitmek-tükenmek üzere.. Bitirmemek ve tüketmemek için ne yapmalıdır sizlerce? Eski müdavimler alıp başını gidiyor, bu edebiyat sitesi ise nereye gidiyor?... Sahibi, sayın Direnli nerede? Yoksa gemiyi en önce o mu terk etti de haberimiz yok!...?...
??? #54
zaman zaman durgunlukları olmuştur izedebiyatın... zaman zaman da şahlanmaları... tek eksikliğimiz var yöneticilerimizin yöneticiliği 3 hafta da bir şiir-yazı güncellemekten ibaret sanmaları... yoksa mahallemizde delimiz de var , çok bilmiş hünkarlarımızda...
??? #55
Nida'nın sözleri kendisi bağlar; kendi "ileti" dışında başka insanların yazdıklarını okuma zahmetine ve ilgisine bu denli uzak bir kimsenin gözünde elbette ki, kendi "iletilerine" yanıt vermeyen veya o düzeye inmeyenler, yardakçı (ve bilmem daha ne) olacaktır. Bir insanın övgüsü kadar sövgüsü de yüceltir veya alçaltır, bu o insanın değeri ile ölçülür; o nedenle Nida'nın bana sövmesi, kanımca her şeyin yerli yerinde olması anlamına gelir: aksi durum beni incitirdi. Suyel Not: İsa'nın yardakçısı olmak, kimi durumda hiç de fena olmazdı hani, eğer gerçek olabilseydi tabii.
??? #56
"Nida'nın sözleri kendisi[[B]]ni[[/B]] bağlar" olacaktı tabii ki; yoksa kendisi bağlaması için başkası olması gerekirdi; bu da olamayacağına göre, salt kendisini bağlar, başkasını değil. Suyel
??? #57
Sevgili arkadaşlar; ... ve öncelikle İmdat--- Üç hafta, matematiğim iyi değildir ama, sanıyorum 'yirmi bir' gün ediyor. Bu sayıyı abartılı bulduğumu belirtiyor, yine de iletinin içeriğini anlamaktan aciz olmadığım için yorumunu saygıyla karşılıyorum... ... ardından forumu izleyen diğer dostlar; Şiirlerinizi gönderirken lütfen birkaç basit noktaya özen gösterin. Aynı şiiri on sekiz kez (bu rakam abartı değil) gönderdiğiniz zaman işleyişi ne kadar yavaşlattığınızı biliyor musunuz? Ayrıca, acaba yazı onaylama sistemi çalışıyor mu, diye gönderdiğiniz bütün o "avaemukamnka" içerikli şeyler? Saymakla uğraşmayacağım... ... son olarak da İzEdebiyat üzerine birkaç söz; Bu sitenin yapısı oldukça yalın olduğu gibi açık bir şekilde göz önündedir. Benim bildiğim kadarıyla İzEdebiyat'ta genel anlamda "yönetici" sözcüğü yok. Yönetim, deyince işletmesel (gıcık bir sözcük oldu bu) şeyler geliyor aklıma. Hadi hatırlayalım, neydi bu sitenin varoluş nedenleri, amaçları? Yakın bir zamanda "Şiirlerinizin bir an önce onaylanması için dikkat etmeniz gereken hususlar" gibi bir yazı hazırlayacağım. Umarım bu bizi biraz hızlandırır. Belki ukalalık olacak, yine de söyleyeyim. Herkesi büyük harflerle, YAPICI olmaya çağırıyorum.
??? #58
Herkese Merhaba ;Ben yazarken hiç bir şey hissetmiyorum. Bir bakıma kalem ayaklarım ruhumsa bedenim olup yürüyor . Bazen koşuyor nerede olduğumu farkettiğim zaman defter kendiliğinden kapanıyor. Açtığım zaman bunu kim yazmış diyorum . İlkin düşünüyorum ben yazdım ama nasıl yazdım dediğim oluyor. Esgeçiyorum defteri kapatıp derin bir nefes alıp şükrediyorum. Yazmaya devam etmiyorum . Bana zorla yazdırıyorlar yazmazsan ciğerini parçalarız . Yaz ki mutlu kal yaz bir gün beni düşünüp bunu yırtmalıyım dedikten sonra yanan sobaya fırlat ama yaz kimse için değil , Ben istediğim için yaz. Ciğerinizi katran kaplamamışsa nefes alamaz , öksürürsünüz . Öykü yazmanız için katrana bulanıp nefes alamamanız lazım. Yoksa anlamazsınız. Herkesin çalışmalarında başarılar dilerim . İşallah istediğiniz mevkiye ve mutluluğa ulaşırsınız.
??? #59
yazmanın ne bir okulu vardır ne bir kursu .yetenek işidir. yazmak doğmaktır .hayat bulmaktır. hayatı farklı görebilmektir en önemlisi yaşayabilmektir..bir insanda yazma bir şeyleri ifade edebilme ve gözlem yapabilip onu en iyi şekilde kaleme alabilme özelliği yok ise.. ne yapsa bir eser veremez...şunu diyebilirim ki. okumak.okumak.okumak biraz da düşünebilmek...
??? #60
merhaba arkadaslar ben bugün bu siteye üye oldum ve cok begendim roman yazmak istiyorum ama nereden baslamam gerekiyor bilmiyorum bana yardımcı olabilirmisiniz..
Başa Dön