"Yazdıklarım bir gün anlaşılırsa, bu, benim de bir şey anlamadığım anlamına gelir." — Franz Kafka"

Yaratıcı Yazarlık

Devran-i Şairane

38 görüntülenme · 149 ileti
??? #81
bir şiir olmalıyım, silah gibi bir şiir,mısralarım şarjor kelimelerim bir serseri kurşun olmalı bana bakanı vurmalıyım.. bir şiir olmalıyım, havada uçuşan kurşun gibi sorumsuzca işimi yapmalıyım.. bir şiir olmalıyım, ne başı var ne sonu ismim olmalı sadece bir de okuyup bunu anlayanım.. bir şiir olmalıyım, savaşın ortasında ki askerin son fişeği gibi kıymetli kasaturası kadar keskin yüreğı gibi yanmalıyım... bir siir oldum; görünmez bir kalemle yazılmış gibi kimsenin okuyamadığı ne oldunu o şairin bile bilmedigi bir giz,bir sır peki nasıl? hadi şiir oldum, bu şiiri çözsene asıl.
??? #82
Merhaba Suyel, Öncelikle iletimden çıkardığınız sonuç için üzgün olduğumu ifade etmek istiyorum. Tartışmanın bitmesi yönünde herhangi bir imada bulunduğumu düşünmüyorum.İletimi yeniden okudum:"Acaba farkında olmadan bu yönlü bir imada bulunmuş muyum?" diye.İnanın böyle bir ima göremedim.Eğer iletimin son kısmındaki,şiir nesir ilişkisi üzerine söylediklerimden böyle bir kanıya vardıysanız,o sözler sadece şiir nesir ilişkisi üzerine konuşulanları bağlamaktadır,yoksa tartışmanın genelini değil. Benim için de yazınsal metinler önemlidir.Bu ortamda konuştuğumuz,tartıştığımız her şey yazınsal metinler düzleminde olmaktadır.Kim olduğumuz,ne kişilikte,ne yapıda olduğumuz önemli değil.Ayrıca anlatmaya çalıştığınız "hırs"la hiçbir zaman aram iyi olmamıştır.Bu ortamdaki amacımın,(vurgu yaptığınız-ilgi-nin), sadece şiir adına paylaşmak,tartışmak,yeni yaklaşımlara kucak açmak olduğunu bilmenizi isterim. İyi çalışmalar. Musa
??? #83
Değerli Musa, sizden özür dileyerek başlamak istiyorum yazıma; kötü niyetle bile olmasa, o anki yetersizliğimden olsa gerek sizi "anlamak"tan çok "yorumlama"ya kalkışmışım. Kendimi bağışlatabilen hususları yazınızdaki yerleri burada alıntılayarak verebilirdim aslında, ama sanırım ilk ayıbımı örtmeye yönelik böyle bir çaba beni başka bir ayıba sürükleyecektir, onun için bundan uzak duruyorum. Şimdi tekrar tartışma noktalarına dönmek gerekiyorsa (ki iletinizden tartışmayı sürdürmek istediğinizi anlıyorum) özetle şu kilit noktada tıkandığımızı veya durduğumuzu belirtmek istiyorum: Şiir "içeriği" ile mi yoksa "biçimselliği" ile mi şiir türüne (yasallıklara) uygun hale geliyor? Böyle sivriltilmiş bir çelişme durumunu ben tartışmaya katkı yapacak umuduyla özellikle tasarlıyorum şu an, biliyorum ki ne siz belli ve saltçı bir taraf (örneğin "içerik" vurgulu) tutuyorsunuz, ne de ben aynı taraftarlık (örneğin "biçimsellik" vurgulu) peşinde değilim. Vurgu önemli galiba...siz ne dersiniz? Sizce böyle karşıtlık ve saltçı çelişmeler doğrultusunda bir yere varılabilir mi? Belki olabilir, bunu denesek mi acaba? Birbirimizle tartışmada kopmamaya karar verip "kavga"ya tutşsak belki de başarabiliriz? Denemeye değerdir muhtemelen... Fikirlerinizi merakla bekliyorum Saygı ve sevgiler Suyel
??? #84
Yeni üyeyim öncelikle herkese merhaba.. Ben amatörce şiir yazmaya çalışıyorum..Aslında yazdıklarımın şiir olup olmadığını da merak ediyorum.Yazdıklarımdan örnek göndererek fikirlerinizi rica ediyorum. Sevgiler.. Karartma geceleri Bu karartma geceleri yar Kalbimin sirenleri “sen” “sen” çalar Gönül erleri yayılır dört bir yana Sevdanın namlusu şakaklarımda Adının adımları duyulur yalnız Kalbimin boş sokaklarında.. Ne hayaller asılır uğruna Ne umutlar müebbete düşer Bu karartma geceleri yar Aklım düşer tahtından Söz aşka düşer.. Gözüm görmez olur başka... Elim tutmaz olur başka... Benim olan ne varsa sana döner.. Bu karartma geceleri yar Suretin yayılır milyonlarca Yıldızlar söner.. Sancağın saplı durur ufkumun burçlarına Saçlarından dalga dalga.. İndir indirebilirsen.. ADAM GİBİ Biz muhabbeti ibadetten sayar Kelimelere o saygıyla dokunurduk Cümlelere önce icazet verir zihnimizde Sonra izin verirdik dudaklarımızdan dökülmesine Hey gidi günler be hey gidi… Adam gibi sohbetleri özledim Adam gibi.. Dedikodu diyorlar ya adına Daha uygun isim yoktur Kim demiş,kim komuş Başka derdi yok bu insanların Kaderine ağıdını duyuyorum adeta Salya sümük çıkarken kimi ağızlardan Güzelim lisanların.. Dil sahici,laf sahici,gaf sahici Adam gibi sohbetleri özledim Adam gibi.. Birimiz cümlenin arasına noktalar koyar Diğerimiz tamamlardı Birimizin düşünemediğini,kalanımız hatırlardı Böylece çalardık mekteb_i muhabbetin son zilini Adam gibi sohbetleri özledim Adam gibi.. Sandalla açılmışken yarensiz Yakamozun pırıltısı hoş değil.. Anlatamam,anlayamazlar bu dalgalar boş değil.. Gün doğar,gün batar da kaç kişiyle içilir dolunayın şerbeti Kiminle tokuşturulur ki cemrelerin kadehi.. Adam gibi sohbetleri özledim Adam gibi.. Sus geldi dilime Adım yobaza çıktı Olsun..Ha hal hatır sormuşsun Ha kapı tokmağı çalmışsın Al aynayı karşına selam ver daha iyi Hiç değilse aynı selamı alırsın.. Bıkmadım bıkmasına anmaktan da eski söyleşileri Adam gibi sohbetleri özledim Adam gibi…
??? #85
edebiyat bağrımızda şahlanmış bir at yol alır sevdalara çırparız kanat gün gelirde eğer dolarsa miyat bak o zaman mezartaşımda son kullanım tarihime fatiha okumadan geçme bu ruh-u sarihime ......................................................... on yıl kadar oldu sanırım hadise olalı takım giyerdim o yıllarda kolları kolalı pantolonum olurdu duble paça ütülü beyazı severdim kendimi bildim bileli akşam üstü bitirmiştik işkurda işlemleri üç kuruşta avans vermişti firmam arslanları demiştiler yarın sabah sekiz burda hazır ol serbestsin şimdi dolaş gez git otel bul kayıt ol ey köprü başı.. bağlarsın avrupayı asyaya gittim vardım sultanahmetine.. ayasofyaya çoktandır özlemiştim belki yine göremezdim yarın gider olmasaydım çalışmaya rusyaya ey istanbul.. ermiş erenler.. evliyalar şehri sevdamın gürül gürül akar suyu .. coşkun nehri ne gam kalır serde.. ne kahır kalır nede keder dökecek yer sende olur.. içte birikmiş zehri dolaştım gezdim her karışın köşeni hülasa sonra döndüm geceyarısı bir bitli palasa alıp anahtarım çekilip odama soyundum uzandım üstüne yatak serili bir kalasa yastığa baş koyalı üç beş dakika olmuştu dinlenmek ister gözlerim artık örtülmüştü sabahın olmasına bir kaç saat vakit kalmış çalmıştı cep telefonum ...acı ile ötmüştü hayırdır inşAllah deyip hemen yerimden kalktım içimde ürperti merakla ekranına baktım ilk aboneyiz o devirde kimse mesaj bilmez yazıyı görünce nerdeyse donakalacaktım en ilkin nasıl okunacağını bile bilmedim karıştırıp oynarken onu iyiki silmedim her nasıl başardımsa mesaj okuya girmeyi okudum yazıyı sevinçten ağlayıp inledim yumurtaya can veren rab ver herkese hidayet sevildiğini bil ey kul .. erdin sırra nihayet istanbula varmışken yazıyordu mesajımda karacaahmet mezarlığınıda.. et .. ziyaret ey sefil sarhoş mevla bilmezmi o saf kalbini tut gönlünü hoş işte indirdi gökten celbini gayrı dünyevi ihtiras sana yasak bunu bil aldın işareti.. git.. getir yerine emrini soyunduğumdan çabuk hemen üstümü giyindim koşar adımlarla seyirtip merdivenden indim otelin karşısında vardı bir taksi durağı orda bir kaç taksici görünce hayli sevindim tutuştum biri ile bir ücret pazarlığına karşıydım o gece tarifesi muzurluğuna niçindir özellikle orası seçildi bilmem götürecekti karacaahmet mezarlığına adeta padişah gibi o makam-ı alime kuruldum şah gibi ön taraf şoför mahalline bir hayli kafa dengi çıktı taksici arkadaş girişti hemen hal gidiş memleket ahvaline hayat güçlüğünden dem vurdu geçim zorluğundan anlattı haberdar oldum beş çocuk varlığından aslında emekliymiş karakol komserliğinden biraz borçtan bahsetti şu an eli darlığından sonra sordu hayırdır ordamı oturuyorsun yoksa bir borcunmu var onumu yatırıyorsun borcundan kastım şuki gün akşamlı dünya fani bizden öncekilere duamı götürüyorsun maşAllah leb demeden leblebiyi anlıyorsun arif neylesin tarif benden iyi biliyorsun gün ağarmakta kalırsak sabaha gecikirim arkadaş bas gaza biraz daha ne duruyorsun bastıkça gaza altımızda yol su gibi aktı bu hızla gidersek sanmam mezar bize ıraktı derken uzaktan göründü yeşil selvili bir yer vardık menzile oldukça uygun yerde bıraktı bu kadar uygun yeri bilmemki bilirdi nerden oda seyrediyordu önümde yattığı yerden duman tütmekteydi arabanın ön kaputundan ısı veriyordu su gibi ıslanmıştık terden sakin uyuyordular görmekteydiler düşleri üstlerinde herdem kırık dökük mezartaşları adım gibi eminim sen ben gibi diriydiler lakin çıkarmaya pek korkuyordular başları selviler altında yatıyordu ölmüş garipler çıkan gürültüden rahatsız olmuş muzdaripler inanın yukarda bizlerde çok farklı değiliz belki geliriz birazdan şayet koparsa ipler o şehri stanbulunki değdi her seng-i ser-ime ol sebeb serserime yağıyordular üzerime recm edildik adeta düşmüştük can pazarına eşi mani olmaya çalışsada.. hemşerime artık neden sonra o mancınık durdu bir ara şimdi yanlız ettiği her kürfün bini bir para atıyordu kendini yere ya ölseydik diye soruyordu kim bakardı geride kalanlara gardaş..bende fakirden gelmeyim iyi bilirim gel yanıma hele bir yaklaş.. kurbanın olurum dosdoğru yolunda giderken niçin birden durdun eğer lütfedip açıklarsan minnettar kalırım solumdaki komserim nasıl geçmişse sağıma sızlıyordu her yanım kan sızmakta yanağıma kardeş bir şey yok ya diye kulağıma seslenir kocasını yatıştırmış bacım gelmiş yanıma doğruldum kendimi şöyle bir güzelce yokladım şükür kırık değildiler kollarım bacaklarım ufak tefek zayiat yara bere var isede işte tutuyordu nihayet elim ayaklarım benden sonra o hemşire gitti komsere baktı kalkmıştı o dahi gördüm cigarasını yaktı alacakaranlıkta her nasıl bulduysa onu aldı fırlamış saatini sol koluna taktı ansızın ay inanamıyorum çığlığı koptu ardından sesini tanımasam gitmiştin apti bir anda ortalık panayır yerine döndü aptide geldi komserimle birbirini öptü duvarın kenarından duydum miyavlamasını andırıyor sanki sesi çocuk ağlamasını bacım senin yüzünden bunlar deyince anladım tekirim okuyordu kendince fatihasını her şey yerli yerinde madem niçin dururum ben yolcu yolunda gerek kalmayım işim gücümden siz buralarda tosbağa filan toplayakalın bir ekmekle su alıp geleyim dedim içimden içten demek yeterli değil dışa döküşmeli ambulans polis gelmeden tez elden sıvışmalı ya açıkça iş güc anlatıp yada bahaneyle atmalı kapağı çarşı pazara kavuşmalı velhasıl nitekim hasbelkader öylede oldu durum arzedip ücret öderken güçlükle aldı doktora görüksen iyiydi dedi boynu büktü ayrılırken ardım sıra baktı gözleri doldu firmaya giderken mesajın devamını buldum muzip kuzenimden geldiğini öğrenmiş oldum hem sevap olur hemde ruhun açılır diyordu birde kuzen dün düşümde seni orada gördüm.. ey istanbul sende gizli böylede bir anım var belki eleştirilmesi gerek taraf yanım var ancak ne o günde nede şimdi peşim bırakır serde nefis.. kaçmaktan gayrı .. ne dayanakım var
??? #86
Böylesini görmek beni üzüyor şahsen...
??? #87
evleri önünde vardır bir incir incirinden yedim az karnım sancır çözülmüş tasması çözülmüş zincir kaçıp kurtulmasam köpek kapardı güvercin havada atar taklası severim yoğurtlu eşek baklası fırıncının hamur karım teknesi oldu bende yürek şişti kabardı boru biraz geçtim vardım niğdeye bir dilek tut bez bağla iğdeye susuz kaldı gönlüm aşka sevdaya kıvrandı acından öldü geberdi vardım dağ başına odunum kestim ağacın tozundan olurum astım yar dedim sarıldım bağrıma bastım incindiğim daldan gülü kopardı sevdamız büyüsün serpilsin kökü pişirde yesene üzümlü keki koparsa fırtına yeşerir belki ardısıra yağar yağmur yapardı aylardır hasretim sulu köfteye yaşına basma bas kuru tahtaya adıyaman diye vardım kahtaya adamı çok nazik hayli kibardı bahçeye ektiğim biber acıdır sürme sakın ağzın dilin acıtır geçende yemişti bir fitne fücur serildi yatağa yattı zıbardı epey gelişiktir bizlerde sanat eller yatışıktır ederiz sünnet kes diye kimseye etmeyiz minnet babam kasaptı dedem berberdi
??? #88
duyduğum kemanlar gece çalınır düşün bu başlıyor gün ortasından bildiğim mart ayı koca bulunur bizimki kişniyor yaz ortasından haykırışı benzer bir iniltiye niçin beni seçer bilmemki niye içerde olduğum görmesin diye ışığı kapattım sigortasından yattığım yerlerim kapının eşik fırlatır atarım çatalla kaşık hüsnü cemaline olmuşum aşık sazlarım kırılır tel ortasından karakedim başlar durur ayine kafa başım zonklar vurur beyine çuvala koysamda salsam köyüne izim bulur gelir çöl ortasından uzaktan baksalar sanırlar sansar baca kenarında dinletir konser şu genç yaşta beni yaptın ya kanser kafanı yararlar tam ortasından kiremit atarlar eder hediye vururlar böğrüne çürükmü diye sabahlar olurda alır belediye leşini bulurlar yol ortasından elin oğlu değil lamba direği herkesin dayanmaz buna yüreği eline alırlar soba küreği kuyruğun kırçarlar gör ortasından sesini duymayan kayıpmı derdi veren seni bana sayıpmı verdi en iyi pir kedi ölü bir kedi vur beline kazma kır ortasından şeytan diyor şimdi sen ona uyma pamuk koy kulağa ses seda duyma sabah olsun sana bir güzel kıyma geri çevirmede ye ortasından gördümki yinede olmadın iflah iş başa düşünce değişir külah baktım kurtuluş yok alırım silah vururum alnının ta ortasından... yannış annamaya mahal vermeme için kedici kedisever olduğumuda belirtir yanlız aklı başında uysal sakin kediyi sevdiğimin altı çizer
??? #89
zamana yenik düşen insanlar, ahengi,yansımalara yakamozu ahenge, dönüştüren insanlar. çırpınışlara,yetersiz kalmış bir yürek, acıyı zamana yaymış,bir cesaret. kurak yaşama, bir damla su gibi düşen, yok oluşu, damla,damla tüketebilen, bu saygıyı hakedebilene merhaba.
??? #90
bana çirkin diyen beğenmeyen kız ettin ya ağzına alemin sakız bulunur seninde talibin öküz yüzünü sürecek eşik kalmasın kırılmışım sana hayli bayağı bir daha kapına atmam ayağı bütün gün yiyesin koca dayağı aşın diri olsun pişik kalmasın çirkinin yerine başka deseydin tipim değil diye kısa kesseydin şişmansın utanma daha yeseydin düşmanı olduğun kaşık kalmasın yanılarak sana dünür gelince naz eder görünüp baban verince salınarak yürü selvi dalınca topuklu giy boyun düşük kalmasın yüz yüze benzesin tüyü aldırda gerdanı gerdirip burnu kaldırda porotez tak yahut dolgu yaptırda dişlerinde delik deşik kalmasın duymasın komşular damat ağıtı dilersen vereyim bir dost öğüdü geçir suratına kesekağıdı yada söndür mumu ışık kalmasın hayli geçkin yaşın kaç asırlığın sakın belli etme hiç kısırlığın gebelikten hariç yok kusurluğun evde salıncak beşik kalmasın bekarlık sultanlık bekarlık başka insan kırk yıl bekar kalaymış keşke lanet etsin kocan böyle bir aşka intihardan gayrı hiç şık kalmasın
??? #91
hıdırdağı aşan angut selam söyle yare vargit o yar gelin gider olmuş çık yolundan geri durgut peşin sıra düşer oldum dolup dolup taşar oldum sürünerek yaşar oldum çek kolumdan beni sürgüt kahve gelir tepsi sini dibe korlar tortusunu al başından örtüsünü dök perçemin yere sergit hıdırdağda var bir pınar bütün kuşlar ona konar yar gelir suyunda yunar teni kokar ılgıt ılgıt
??? #92
gün karardı güneş tepeye çıktı içte yanar ateş semaya çıktı nikotin tükendi suyunu çekti açkarna bütüngün ölümüz çıktı ramazan vaktidir tam ezan vaktidir az tez ol hocam suizan vaktidir kopardım yaygara ayyuka çıktı aldığım yufkalar pek yuka çıktı canım bugün müthiş musakka çekti menüde şansıma fasulya çıktı ramazan vaktidir tam ezan vaktidir az tez ol hocam suizan vaktidir susuzluk şahlandı çatıya çıktı yar misafir geldi yatıya çıktı elini tutmamı kötüye çekti o bakir ben bekar canımız çıktı ramazan vaktidir tam ezan vaktidir az tez ol hocam suizan vaktidir
??? #93
çöreklenmen dostlar başına varsa akıl izanımız beklemen sakın boşuna tavşan çıkmaz kazanımız üç kuruşluktur bu yazı aşmıyor tümseği düzü vermiyor kimseye sazı aşığımız ozanımız taş sektirip yüzdürmeyiz boyna inci dizdirmeyiz rehber olup gezdirmeyiz adanamız kozanımız dağıtmayız televizyon üstlenmeyiz hiç bir misyon vermeyiz asla komisyon ödül umar sazanımız aş bulgurmu kaynatalım develermi oynatalım kollardamı yaylatalım yeğenimiz kuzenimiz üstüne yatmayız kuluç etmez yumurtayı piliç büyüyle yutmayız kılıç yoktur sihre özenimiz veren varsa hemen koş al üç yetmez belki git beş al yoktur bizde ne ipek şal ne basmamız pazenimiz talihe şansına kızma ferah tut kendini üzme sakın ola oynu bozma bir kurulu düzenimiz birazcık dili ağdaca kadehi yoktur badece gelir şuraya sadece şiir yazar yazanımız ta en baştan yapar ihtar başka çıkış yolu göster okumaktan vazgeç ister sinirlenip kızanımız... :0((
??? #94
her yıl iple çekerim ramazan ayını bir bu ayda soranım hatırlayanım var bol bol kapla dökerler çorbamı aşımı bir bu ay doyuranım karnı doyarım var yüzümün al basması kızıla boyanım işin en kötü yanı zoruna dayanım hal hatır sorup adam yerine koyanım altıma minder sunup beni sayarım var yer sofrası kurarlar yere bağdaş kurup kasnağı getirirler sofra bezi serip yahni ortaya sürüp ele kaşık verip başlamamı bekleyen bana uyarım var pilava değer katar fazlaca pişsede şans yaver gitmeyip but öteye aşsada tavuğun iyi yeri uzağa düşsede çatalım sağolsun o yana kayarım var pişmaninin üstüne kuş gibi atlarım kemeri gevşetmezsem olurki patlarım azıcık hoşmerimden almazsam çatlarım ne gözü doyacağım elde ayarım var fındık fıstık hurmalar bilmediğim meyva görmediğim inkişaf ilik gibi helva üzüm kaysı hoşafı sarı sarı ayva tatmadığım portakal elma soyarım var yıl onbir aydan beri çekerim yokluğu yüzün suyu hürmeti bereket çokluğu ramazan sen olmasan böylesi tokluğu ne bir işitmişliğim nede duyarım var yılın bir ayı olsun tanımak hakkı zenginin üstünde var fakirin hakkı hak hukuk var adalet fakirin hakkı unutulmaz adet bulunmaz diyarım var.... ... fakir 25 eylül 2006 akşamı.. iftar daveti sonrası.. derin rehavet ile...
??? #95
çamaşır ipi birazdan koptu kopacak düşürme bari çorapların teki kalsın akşama ev sahibi kiraya gelecek yanında bir bıçakla bir çakı kalsın gelirken getir az devedişi köy narı severim karşı komşumuz deli aynuru ver ordan elli gıram gıravyer peyniri dostluk ebedi arkadaşlık baki kalsın füze uçurmuşlar geçen ayın altısı kaza geçirmişler neclayınan eltisi kahvaltıda yaparız masanın örtüsü gastenin kendisini alda eki kalsın dolabın gözünden sahan çıkarda tuzu serp sanayağı ile topla yumurtayı çırp sonra ikiye böl tekrar iki ile çarp sağlama yap sil baştan yine iki kalsın yanmazsa ocak pişmez pilav diri kalır aşık ölür burcu burcu şiiri kalır ödemem borcumu olurda haciz gelir bir uzanıp yattığım tahta seki kalsın türk dilini konuşurum hayli akıcı dikkat et elime vurma sakın çekici hasta düşsem başucumda hastabakıcı istemem hemşire yeter beriki kalsın insanoğlu kuş misali çıkar uzaya birgün olur uğrarsam görünmez kazaya adımı iyi ezberle al hafızaya fakir pan ölürsede bari niki kalsın...... .................................................................. seni ben görmeeeden ölmeeem ölmeeem... ölmeeem ölmeeem... yaz günleri bile bahardır henüz ergimemiştir kar en uçlarında gümüşten süzülme berrak ve temiz su içmişliğim var yamaçlarında sığınır gölgene yatar yaslanr ağlar karşı dağa öter seslenir çeşit çeşit türlü kuşlar beslenir kuşburnu ahlat ve aluçlarında dallarında vişne kiraz oynaşır boyar ala beyaz giysem çamaşır şeftalini soymaz isem kamaşır ürperti belirir diş uçlarımda yıldızlarla mehtap beriye durur yakamozlar döke sürüye yürür gider gelir derya kıyıya vurur köpürür dalgalar avuçlarımda şarıldar su akar güle sürünmüş şavkır ay parıldar ala bürünmüş mutluluk mücevher yola serilmiş ipekten bir halı başuçlarımda baktıkca insanın bakası gelir dalınca gözlerin uykusu gelir yabangülü kekik kokusu gelir bir memleket var en içlerimde dururken orada gönülde tacı olması gurbette elbette acı başımın üstünde hayat ağacı çiçekler açılır daluçlarında...
??? #96
İzmir de Dramatik Yazarlık kursu arıyorum ama bir türlü bulamadım.Bilginiz var mı?
??? #97
türk yurdu dağın taşın yaylak olur göçer kuş konaklar tez geçmez senden güvercin şahin doğan çaylak olur dört mevsim kış bahar yaz geçmez senden durursa kamışa saza ulanır fışkırır yürürse toza belenir toprağa karışır boza bulanır dolanır akarsu düz geçmez senden sarptır vadilerin adeta hisar tepelerinde yel rüzgarlar eser dağ giyer gelinlik beyaza keser bekler zirvende kar buz geçmez senden daha düne kadar tomurcuk gülün boynu yere büker olurken elin ardın sıra bakar giderken gelin elleri kınalı kız geçmez senden rençberin tarladan ekini biçer acıkır sırtından çıkını açar billur bir kaynaktan suyunu içer yere kapaklanır diz geçmez senden taşır içlerinde en yüce hisler analar onları ak sütle besler göl eder toprağı kanıyla ıslar al başlı yiğitler az geçmez senden üstünde gök kubbe bir mavi kaplık yağmur yağar çisilder iplik iplik boğaz düğümlenir ıslanır kirpik dalar buğulanır göz geçmez senden türk yurdu duramaz benzer ölüye solar bir gül beniz çalar sarıya gurbette kalamaz döner geriye deli olsa gönül vazgeçmez senden
??? #98
Panku kendıne klavye yapmış
??? #99
klozeti kurtaran iki somun bir civata gel beraber gidelim senin ilen tuvalete penceresi cami kirik lavabo kenari delik parkenin cilasi silik her yerde bir suru hata dolapta ayna tarak var usta yok kalfa cirak var kisacasi az gerek var bazi alet edevata koklasan degil kavun dert doluyum haydi avun hay ben boylesi evin kapisini civilete merdiven kurup dayamislar camur surup sivamislar tavanlari boyamislar kursuni renk laciverte akar catinin kiremit yok dis cephenin granit atmak gerek bir dinamit cikmak icin selamete ciplak kablo acik priz sigorta atsa yanariz ceryan kesilsin doneriz karagoze hacivata curumus mutfak suzgeci oksit tutmus musluk ucu kuflenmis borunun ici suyu benzer cerehata gicirdar yerde doseme gelde ustune iseme neler geldi bu basima kavusmadi bi rahata rutubet kokar dort duvar bagla durmaz burda davar ay sonu diyecegim var ev sahibi kerahata yarami asla saramaz beni burda durduramaz kimse akil erdiremez gosterdigim keramete disarda kalaydim keske nasil dustum ben bu aska alipta evini baska enayiye kiralata
??? #100
eser: fakir pan testere keser: karsi marangozun caylar: muesseseden hediyesi: uc otuz para garnitur: sogan maydanoz tere .. afiyet olsun... ................................................. calissin traktor varir asarim ablanla birlikte beraber aban sizin tarlayida surer kosarim motor arkasina takarim saban ortalik kizila ala boyanir gun dogar pencere cama dayanir her sabah erkenden kalkar uyanir yola koyulurum teperim taban varir dag basina odun ederim dusersin aklima adin ederim bicak alir ele hadim ederim biraz ayagini denk alsin baban evlilik isini surme yokusa sorarim ismini senin her kusa sevgilim bahcene konan baykusa tas alir yerden atarim sapan evsizini bos ver kos evlisine bayilirim bursa bas havlusuna sevdigim eviniz dis avlusuna anan denen melun kurmasin kapan gectim felegin donen hizarindan baslarim pamuk denen yazarindan bak tavuk aldim hayvan pazarindan biraz egiteyim kalmasin yaban bagla kopegini izi surmesin dikkat et kimseler seni gormesin bekle tam onunde beni kumesin taninmamak icin giyersin kaban alirim bohcani tutarim elin her daim giderim sagindan yolun kiyarim nikahi ederim gelin bosa gitmez inan emegin caban.. sevdigim sevdicegim canaaan ooof amaaan amaaan..
Başa Dön