..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Başka dillerle ilgili hiçbir şey bilmeyenler, kendi dilleriyle ilgili de hiçbir şey bilmiyorlar. -Goethe
kitap-net.com
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

 StumbleUpon...
 Son İleti:mavi, Toplam:2
 Yazarların Yabancı Dil Bi...
 Son İleti:Mehmet Ali Özler, Toplam:10
 Yazı veya yazarlar ne kad...
 Son İleti:Mehmet Ali Özler, Toplam:3
 Gerçek Aşk...
 Son İleti:şairades, Toplam:2
 İzEdebiyat Yaratıcı Yazar...
 Son İleti:Mehmet Ali Özler, Toplam:13
 İzedebiyat'la yenibir dün...
 Son İleti:Necat Dilaver, Toplam:1
 Nietzsche okumak......
 Son İleti:Haşim Gökçek, Toplam:10
 Doğum Sancısı...
 Son İleti:Erdal Geçer, Toplam:5
 Hangi saatlerde yazıyorsu...
 Son İleti:Başak İşur, Toplam:6
 Edebiyat konusunda erkekl...
 Son İleti:Diren Yardımlı, Toplam:2

"En büyük düşüm her zaman roman yazmaktı. Kesinlikle. Daha en başından. Roman yazmak her yönünüzü keşfetme olanağını veriyor size."

-Paul Auster



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  




 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Aşk ve Romantizm > CEM AKKILIÇ




28 Haziran 2007
Dumlupınar Faciası ve Bir Aşk Hikayesi
CEM AKKILIÇ
Bir denizaltıcının aşkı. “seni seviyorum...” "ebediyete kadar" http://cakkilic.blogspot.com/


:ABFG:




Heybeliada'daki deniz okulu'ndan mezun olan İsmail Türe, kendi gibi Gelibolulu olan bir genç kıza kaptırır gönlünü. İki sevgili parmaklarına nişan yüzüğü taksalar da, birbirlerini çok seyrek görmektedirler.

İsmail Türe denizaltıda muhabere subayı olarak görevlidir çünkü. Üsteğmenin aklına harika bir fikir gelir; nişanlısına ışıklı mors alfabesini öğretecek, Çanakkale'den geçiş yapacakları geceyi planlı olduğu için önceden bildirecek ve böylelikle haberleşeceklerdir!..

Boğazı yüzeyden geçmekte olan denizaltının kulesindeki denizciler sigara içmekte, sohbet etmektedirler. Aralarından birinin heyecanlı olduğu her halinden belli olmaktadır. Gelibolu kıyılarına geldiklerinde, karanlık içindeki evlerden birinden bir el fenerinin yanıp söndüğü görülür: “seni seviyorum”... arkadaşları gülümseyerek İsmail Türe'ye bakarlarken, genç aşık elindeki fenerle sevgilisine karşılık vermektedir...

Bu olaydan sonra iki sevgilinin aşkı düşmez olur denizaltıcıların dillerinden. Herkes, haberleşmek için kurulan ışık yolunu konuşur. Arkadaşları "evlen şu kızla da, buralardan her geçişimizde selamlaşmayı bırak artık” diye takılırlar İsmail Türe'ye.

Denizaltının üstünün ve altının bir olduğu yağmurlu günlerde bile, Çanakkale boğazı'ndan geçilirken, elindeki fenerle aşk nöbeti tutan yakışıklı denizci gözünü bir an olsun ayırmaz Gelibolu kıyılarından.

Yine bir gün, yirmiyedi yaşındaki üsteğmen, Çanakkale'den geçecekleri gün ve saati, denizaltının uğradığı bir limandan telefonla haber verir nişanlısına.

Ege denizi'nden boğaz'a giriş yapacaklarını ve en öndeki denizaltının kulesinde olacağını bildirir. Genç kızın gözüne her zaman olduğu gibi, o gece de uyku girmez. Büyük bir sabırla pencerenin önünde oturmakta ve gözünü hiç kırpmadan denize bakmaktadır. Fenerine yeni pil almış olsa da, arada bir yanıp yanmadığını kontrol eder yine de...

birden, dev bir karartı belirir suyun üstünde. Güneyden gelen bir denizaltı, penceresinin görüş sahasına girmiştir ... genç kız pencereyi açar ve gecenin karanlığına uzattığı elleriyle feneri yakıp söndürür.

“seni seviyorum...”

kulede bulunan denizaltının komutanı Bahri Kunt işareti görünce gülümser:

“hay allah, bu kız denizaltıları şaşırdı. nişanlısının denizaltısı bizim önümüzdeydi...” bir anlık tereddütten sonra birinci inönü denizaltısının komutanı Bahri Kunt, yanıt gönderilmezse genç kızın telaşlanacağını düşünerek,karşılık verilmesini emreder. Yanındakilerin “ne diyelim komutanım?” diye sorması üzerine de şunları söyler: "ebediyete kadar..."

O gece, üsteğmen İsmail Türe'nin görev yaptığı Dumlupınar, çanakkale boğazı'na giriş yapan ilk denizaltı olmuştur. Ama, Gelibolu kıyılarına gelmeden, Nara burnu açıklarında İisveç bandıralı “naboland” adlı gemi tarafından çiğnenmekten kaçamamış ve yaralı bir balina gibi acı dolu sesler çıkararak, Çanakkale'nin karanlık sularında kaybolmuştur.

Her şey bir kaç dakika içinde gerçekleştiğinden, arkadan gelmekte olan Birinci İnönü denizaltısı Dumlupınar denizaltısına çarpan geminin yanından habersizce geçerek, Gelibolu'ya ulaşan ilk denizaltı olur.

Genç kız, nişanlısından haber almanın huzuru içinde başını yastığa koyduğunda, genç denizci çoktan dalmıştır "ebediyete kadar" sürecek olan uykusuna!..

Not:Dünyada tek bir gemi vardır Nasa tarafından bulunan küçük bir yıldıza ismi verilmiştir.
O gemi DUMLUPINAR DENİZALTISIDIR.





Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler. İzEdebiyat Üyeliği ile siz de bir okur olarak sevdiğiniz yazarları doğrudan takip edebilme şansını elde ediyorsunuz. Tek yapmanız gereken beğendiğiniz yazarları Yazarlar Dizini, Kütüphane ya da Favori Yazılar listelerinize eklemek; ondan sonra sevdiğiniz yazarların yeni eserleri çıktığında ilk sizi haberdar ediyoruz.

Ama en önemlisi İzEdebiyat'a üye olarak sadece bir okur olarak değil, bir yazar olarak da artık buradasınız demektir. İstediğiniz zaman Sahne Arkası dediğimiz işlem merkezinden kendi metinlerinizi siteye ekleyebilir, zamanla kendinize bir okur kitlesi edinebilirsiniz. Üyelik işleminiz birkaç dakikadan uzun sürmeyecektir.

Keyifli okumalar..!

İzEdebiyat Editörleri


Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.



İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Bu eseri beğendiniz mi? Görüşlerinizi paylaşın. İlk yorum sizden gelsin!


Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Salome'nin Hikayesi
Led Zeppelin

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Aşk Makinam [Şiir]
Horse Latitudes [Şiir]
Yes 10 Yaşında [Şiir]
Hayvanlar ve Hayvanlar [Şiir]
Canlandırdı [Şiir]
Canlandır [Şiir]
Aptal Adam [Şiir]
Hala Çarşambaya Perşembe Diyenleriniz Var. [Şiir]
Yalanlara Dair Erdinç Aras [Eleştiri]
Cesur Yürekler Aranıyor... [Eleştiri]


CEM AKKILIÇ kimdir?

DUYGUSAL, GURURLU, KRİSTAL BİR AYNAYIM. Gülene kahkaha, sırıtana tokat, tükürene balgam atarım.

Etkilendiği Yazarlar:
ALDOUX HUXLEY


Kitap Köşesi

Toplu Oyunları 2 Aşk Delisi, Si-Bemol İntihar, Melekler Şehri, Ölümüne Oyun, Şok Durumları
Sam Shepard
Dost Yayınları

Aşk ve Şehvet Üzerine 2. Kitap Cinslerin Duygusal Farklılıkları
Theodor Reik
Say Yayınları

yazardan son gelenler

aşk ve romantizm kümesi

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



Cennet'in yeşil yer, yeşillik, ağaçlık bahçe anlamına geldiğini.

 

 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |


İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2010 | © CEM AKKILIÇ, 2010
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.