"O kadar çok şey öğrendik ki, birçoğu yanlış çıktı." - Mark Twain"

Cesur Yürekler Aranıyor...

Korkak ve sinmiş bir toplum yaratılarak, devrim yasalarını hiçe sayan gerici bir zihniyetin güdümünde, gerçekte nereye gittiği belli olmayan karanlık bir yolda ilerlemeye devam ediyor Türkiye.

yazı resim

Telefonda kısık sesle; ‘’hani o Gürcü dediğin adam varya’’ diye başlayıp, ‘’eee’’ diye tebessüm ederek sorduğumda, ’’ yahu anla işte kimi kastediyorum’’ diye mırıldanan arkadaşımla,

‘’Abi, bundan sonra benim ismimi yazmasan yazılarının altına, nasıl olur sence?’’ diye mesaj yollayan çekingen arkadaşım…

‘’Annesi Orhan’a kızdı, yeter artık alınacaksın(!) demiş’’ diyerek bana bir şeyler anlatma çabasında olan anneciğimin, narin ve korumacı telaşı arasında hiçbir fark yok aslında.

Hepimizin ortak suçu Cumhuriyete yürekten bağımlı olmak!

Bu yüzden her gün korkutuluyoruz…

Korkak ve sinmiş bir toplum yaratılarak, devrim yasalarını hiçe sayan gerici bir zihniyetin güdümünde, gerçekte nereye gittiği belli olmayan karanlık bir yolda ilerlemeye devam ediyor Türkiye.

Ben bunu en çok telefonda konuşurken anlıyorum.

‘’Akşam haberlerini kaçırdıysan ne yap et ve izle, mutlaka tekrarı olacaktır, gördün mü bak bir kez daha sabahın köründe yaka paça götürüldüler… ‘’ dediğim yan komşumun, sanki bizi dinleyen birileri varmış gibi hafifçe sağa sola kısık gözlerle bakışından yakalıyorum bu derin endişeyi.

‘’Hapishaneleri Atatürkçülerle doldurdular ama, zindana kapatılanlar haklarındaki iddiaları bile öğrenemediler henüz’’ dediğim gencecik ilkokul öğretmeni, konuyu Beşiktaş’ın şampiyonluğuna getirdiğinde...

‘’Deniz Feneri davası sanıkları gül gibi geçinip giderken...‘’ dememe kalmadan, kendi kendime hah tamam işte diyorum!

Bu yüzden her gün daha çok sindirilmeye çalışılıyoruz…

AKP, Anayasayı değiştirmeye hazırlanıyormuş. Yamalı bohça gibi işlerine gelmeyen taraflarını değiştirmek için harekete geçecekler. Anayasaya karşı suç işleyip, bu nedenle yakasında sabıkası olan bir siyasal parti, kendisini her şeyden üstün görmeye devam ediyorken, Cumhuriyetin çocukları sindirilecekler ki, devran istedikleri gibi dönsün.

İşte; geleceğini düşünmek zorunda kalarak, korku ile yaşayan bir toplumda artık mecburen cesur yürekler aranıyor...

Sizce bundan daha ötesi var mı?

Cem Akkılıç Cemology Onuncu köy
12 Mayıs 2009

http://cemologyonuncukoy.blogspot.com/2009/05/cesur-yurekler-aranyor.html

KİTAP İZLERİ

İnce Memed 1

Yaşar Kemal

Toroslar'dan Yükselen Bir İsyan Ağıtı: İnce Memed Yaşar Kemal'in edebi evreninin temel taşı ve şüphesiz en bilinen eseri olan "İnce Memed", ilk kez 1955'te okuyucuyla
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön