..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Egoistlerin en güzel yanı başkaları hakkında konuşmuyor olmaları. -Lucille S. Harper
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Sevgi ve Aşk > FUNDA BİLGİLİ




14 Haziran 2007
Çilingiri Yok Aşkın  
FUNDA BİLGİLİ
Aslında seni özgür bıraktığımda, benim de kanatlarım açılmalı yeni bir aşka. Açılabilmeli. Ama öylesine kilitlemişim ki seninle kendimi, anahtarsız kaldım apansız. Çilingiri yok aşkın. Tek kapı, tek kilit, tek anahtar. Şafağa kadar uzasa arayışlarım, gün yine de aşka kilitli başlar, ayırdındayım…


:CJII:
Rüzgar ters yönden eser kimi zaman. Şu an öyle bir rüzgarın karşısında; aciz, kırılgan, rengini kaybetmiş, mevsimsiz bir yaprağım. Seni özgür bırakıyorum can parçam, senin özgürlüğüne esen poyraz, beni yoksunluğuma sürüklüyor. Ters köşelerden bakıyoruz bu acıklı sahneye…

Affedebilmek öyle büyük bir erdem ki… Nefretin o baldan tatlı ama tehlikeli hazzını yaşamak yerine, boyun eğmenin olgun ama incitici burukluğunu hissediyorum. Gururun o asil silueti düşmeliydi üzerimize diye düşünürken, ihanetin kara perdeleriyle perdelendi gece. Gözlerinde ben yokum artık. Bakışların bulanık.

Bir yanımda yazgıya isyankar bir kadın boşluğa bırakmamak için kendini bir cam parçasının ardında, iradesini sınıyor. Öyle çok öfke birikmiş ki boğazında, uçurum kenarlarında çamur kusuyor her haykırışında. Kir pas içinde duygular. Kendimi soyutlayabilmek, uçabilmek, yerin dibine girip yok olabilmek istiyorum. Sığmıyor hazan mevsimi geceme. Dört bir yandan kuşatıldım ihanetin zehirli telleriyle. Dudaklarına bakamıyorum sen konuşurken. Başkalarının kelimeleri olmalı dilinden dökülen, diken diken…

Aslında seni özgür bıraktığımda, benim de kanatlarım açılmalı yeni bir aşka. Açılabilmeli. Ama öylesine kilitlemişim ki seninle kendimi, anahtarsız kaldım apansız. Çilingiri yok aşkın. Tek kapı, tek kilit, tek anahtar. Şafağa kadar uzasa arayışlarım, gün yine de aşka kilitli başlar, ayırdındayım…

Sanki dokunabilsem son bir kez tenine, silinip gidecek üzerindeki o çirkin leke. Tenindeki başka bir teni giyinemem üzerime. Bir tene kaç ten sığdırabilir ki insan bir ömürde? İstesem senden tertemiz sevişlerimi, masum şehvetimi geriye; iade edebilir misin ki ambargo koymadan hiçbir anının gölgesine?

Ne kadar alışkınsın değil mi beni dimdik görmeye? Korkma bu gece de eğilmeyeceğim önünde. Varsın içimdeki yangınlar kanımı kavursun, varsın gizlice söylediğim veda şarkıları kulaklarımda yankılansın. Ben her zaman ki mağrur ve asil kadınım. Yaralarımı kendi başımayken yalarım iyileştirmeye. Güçsüzlüğüm, naifliğim, kırılganlığım hepsini yalnızken sererim geçmişin örtülerine. Biri adım attı mı içime, toplanıverir örtüler bir hamlede. Silkelemek istersem beklerim soylu yalnızlığımı yine. Görmeyeceksin yenilgiyi gözümde. İzin vermediğim sürece, kimse giremez erdemli sevda bahçeme.

Gerçeğe talibim karşında. Ezik değilim, unutma. Tapınakların içinde özenle korunmuş tanrıça heykelleriymişim gibi bakma yüzüme. Etten kemikten bir insanım işte. Bakma omuzlarımın küçüklüğüne, diktir taşırlar gerçeği. İncecik halatlarla bağlıymış aşk gemimiz gelecek limanına, engine yol almayı beklerken, karaya oturdu daha ilk fırtınada. Sen başka bir limanda, ben halatın kopuk ucunda…

Uzaklığın soğuk çizgisi çizilmeye başladı bile aramıza. Üstelik yanımdasın hala. Bana salkım salkım üzüm yediren o güzel ellerin, başka hangi dudaklara dokundu? Ah üzüm deyince, susuzluğunu gidermek için kırmızı şarabın buruk lezzetini de paylaştın mı acaba başka dudaklarla? Sırtımda öyle bir yükle durmaya çalışıyorum ki karşında, yüreğimin kamburu çıktı sen anlamasan da…

Öyle bir kaosa sürükledin ki beni, itaatkar bir düzene pervasızca adım atmış, ağlarını örüp tüm duvarları kaplayan pis bir örümcek gibi hissediyorum kendimi şimdi… Soysuzlaşmadan, yozlaşmadan, bayağılaşmadan kavuşabilmeli bu gece sabaha…

Asalet baskın çıktı öfkeye. Kader diz çöktürdü adalete. Hak etmesem de arkanı dönüp gideceksin biliyorum bu gece. Ağlayacağım, görmeyeceksin. Işıksız kalacağım, bilmeyeceksin. Dilim git derken, gözlerim kal diyecek hissetmeyeceksin. Gururum, yalnızlığım ve ben baş başa kalacağız; asil yaşanamayacak kadar yanlış bir aşkın gölgesinde…

Yolun açık olsun sevdayı paylaştığım adam…


.Eleştiriler & Yorumlar

:: .......
Gönderen: ismail sarıgene / Kütahya/Türkiye
25 Haziran 2007
Susmak değil midir sorulara verilebilecek en iyi cevap..İşte yazından sonra bulduğum tek bir cevap...Susmak...Yüreğinin konuşmasına inat dilin kelimeleri ilmeklemesidir...Sevgili Funda Bilgili, sizi okumak hakikaten birşey katıyor gönül soframa.. Kelime dağarcığım, gönül pencereme başka yönlerden bakabiliyorum. Bu sitede de takip ettiğim ender yazarlardan birisiniz. Ve bir o kadar başarılı...Yüreğiniz hiç susmasın...Başarılarınızın devamını diliyorum. Saygılarımla..

:: TEŞEKKÜR EDERİM FUNDACIIIM
Gönderen: binnur edisan / Ankara/Türkiye
18 Haziran 2007
Bu yazını neden yazdığını en iyi ben biliyorum.Hayatım boyunca aldığım en güzel hediyelerden biridir emin ol.Duygularımı bu sayfada tekrar yaşadım.Yalnızlığı seçip kaçarken bu kentten 'geçecek' demiştin:) 'Ne kadar alışkınsın değil mi beni dimdik görmeye? Korkma bu gece de eğilmeyeceğim önünde. Varsın içimdeki yangınlar kanımı kavursun, varsın gizlice söylediğim veda şarkıları kulaklarımda yankılansın. Ben her zaman ki mağrur ve asil kadınım.' satırlarını okurken neden gözlerim doldu yaa? YÜREĞİNE SAĞLIK BİRTANEM TEKRAR TEŞEKKÜR EDERİM BİNNUR EDİSAN




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın sevgi ve aşk kümesinde bulunan diğer yazıları...
Seni, Seninle Paylaşamayacak Kadar Çok Seviyorum...
Tensiz Sevişmeleri Bilir misin Birtanem?
Hangi Kışın Karını Haziran'a Sakladın?
Sakın Seni Seviyorum Deme Bana!
Ben Seni Hiç Sevmedim Ki…
Aşkı Tanıyan Bir Kadın Asla Aşktan Azına Razı Olmaz
Eksik Sevdaların Sabıkalısı
Hesapsız Aşkların Kadını
Şah Damarındaki Üç Beş Sarı Saç Teli
Beni Benden Kurtarsana...

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Otuzlarında Bir Kadın...
İyi ki Doğdun Üzüm Gözlüm
Canımın Ötesi Annem / Mektup (Iı)
Hiç Bir İlişki Tekrarlamaz Kendini!
Kendine Yolculuğun Arifesindeki Kadın
Mazinin Silgisi Yok
Sevginin Büyüttüğü Bebekler Hep Gülümserler Evrene... Damlam'a...
Cennetle Kardeş Ağva
Kar Yağsa Bugün Tüm Aşklara...
Minik Bebeğim

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Sana Uyandım Bu Sabah [Şiir]
Nasıl Borçluysan Beni Yaşamaya, Öyle Mecburum Seni Yaşamaya [Şiir]
Konuşulmayan Bir Dil Gibisin Coğrafyamda... [Şiir]
İzmir'e Sığmayan Aşk... [Şiir]
Rüya Kaçkınım [Şiir]
Sökmüyor Çivi Çiviyi... [Şiir]
Aşk Doğdu [Şiir]
İki Gülücüğün Kırmızı İzi [Şiir]
Darmadağın [Şiir]
O Adam [Şiir]


FUNDA BİLGİLİ kimdir?

www. fundabilgili. com fundabilgili@hotmail. com MİNİK BEBEĞİM “İMZAMI BIRAKTIM TENİNDE” KİTAPÇILARDA! Yazan insanların yazmaktan aldıkları en büyük haz; okuyan insanların yüreklerine dokunmayı başarabildiğini düşünmektir. İzedebiyat’ta yıllardır yazıyorum. Her yazı eklediğimde aynı heyecanı yeni baştan yaşıyorum. Yeni paylaşımlar, yeni yorumlar, dokunulan yeni yürekler… Türkiye’nin en iyi yazar ve okur kitlesinin buluştuğu bu site benim bir parçam haline geldi zamanla. Eksik hissettim kendimi satırlarım buradaki gözlerle buluşmayınca. Şimdi yeni bir gündoğumunda kelimelerim. İki kızımdan sonraki üçüncü çocuğumun doğum sevincini yaşar gibiyim. “İmzamı Bıraktım Teninde” adını verdiğim minik bebeğim artık kucağımda. Bu güzel doğumu paylaşmak istedim sizlerle. Çünkü beni destekleyen, bana yazma gücü veren dostlar sayesinde kavuştum bu kitaba. Okuduğum, beni okuyan, yorum yapan, yazılarımı kütüphanesine alan tüm İzedebiyat dostlarına teşekkürler!


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © FUNDA BİLGİLİ, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.