..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Hiçbir zaman karakterlerimin hüzünlü olduklarını düşünmedim. Tersine yaşam dolular. Trajediyi seçmediler, trajedi onları seçti. -Juliette Binoche
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Anılar > GÖNÜL SEVİNÇ




6 Haziran 2007
Baba Evim...  
Gidiyorum ben! kendi yuvamın dişi kuşu olmaya...

GÖNÜL SEVİNÇ


Annem saksılara naneler ekti! Burayı aratmasın diye… Taç yapraklı çiçekler hazırladı üzerlerine kurdele bağladı… Ve çeyizindeki tablolardan ayırdı bana…


:FBDF:
Dışarıda bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyor…
Ben ağlıyorum.
Dışarıda bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyor…
Yağmurun sesiyle ağlıyorum…
Odamdayım…
25 yaşımı tamamladığım baba evindeyim…
Misafirim artık!
Bu evde misafirim…
Sayılı günlerim kaldı kalıcı yuvama uçmama…
Misafir gözüyle görüyor ev halkı beni birkaç aydır…
Annem kristal gözyaşlarını saklıyor benden
Usul usul ağlıyor, zaman zaman
Babamın yüzü gülse de, ben görüyorum gözlerindeki kederi…
Misafirim artık odamda…
Eşyalar yavaş yavaş kutulara yerleşiyor, odamsa misafir odası olma telaşında…
Badana yapılacak bir kaç kanepe yerleşecek köşeyi ikiye ayıran cam kenarlarına…
“Selim’le geldiğinizde bu odada kalırsınız” diyor annem…
Bu odada kalacakmışız biz! Misafir odasında…
Az önce geçirdim sevdiğimi…
Mutluluk olsa da gözlerimizde; birazda hüzün ele veriyordu kendini…
Nasıl geçti yıllar?
Göz açıp kapayana dek geçip gidiverdi…
Nelere şahit oldu evin kıyı bölümündeki bana ayrılmış bu mekan…
Ne mutluluklara, ne hüzünlere, ne acılara…
Küçük dünyam dedim hep odama…
Acılarımı da mutluluklarımı da en derinden yaşadığım yıllarda…
Neleri sığdırdım içine…
Duvardaki bordürlerim…
Bahara aşık ben! Nasıl aramıştım çarşıda bahar rengi olmalı baktıkça mutlu olmalıyım diyerek…
Duvarımdaki papatya tacım… kuruyup şekli bozulsa da mutlu ediyor beni her bakışımda…
Duvarlarım…
Acılarımla yumrukladığım duvarlarım…
Dibe vurmayı severdim ölümüne kanamayı acı çekmeyi…
Kimseye sezdirmeden kimseyi üzmeden…
İçip içip dağıttığım nefret edip kahrettiğim ayıldığımda başımdaki ince sızıdan öteye hiçbir şeyin kalmadığı “ yine güzeliz! “dediğim toyluk yıllarımda…
Şu an sırt yanımda kalan aynam…
Gözyaşlarımın bana ne kadar yakıştığını orda görmedim mi ben!
İlk kar ın toprağa düştüğünü bu odada kutlamadım mı?
Baharın benim tüm hastalıklarıma çare olduğunu yine küçük dünyamda keşfetmedim mi?…
İlk yeğenimi kucağıma verdiklerinde bu yatağa boylu boyunca uzanıp günlüğüme not düşmedim mi ‘hoş geldin bebek… Pabucumu dama attın! ’diyerek…13 yaşındaydım o zamanlar… Evden ayrılmama 12 kala…
Mutluluk sarhoşu da oldum…
Hüzün ayyaşı da…
Sevdim… sevildim…
Kanadım kanattım…
Ama ben hiç bu kadar aşık olmadım…
Hiç kimseyi ömürlük sevmedim…
Seni terk ettirecek hiç kimse çıkmadı ki karşıma…
Ama onu sende tanıdın!
Ve tanık oldun mutluluğuma…
Odam halen gideceğimi idrak edemiyor…
5 parmağımı geçmeyecek sayıda gün kaldı benim taşınmama…
Bibloların kaldırılışına, kışlıklarımın yazlıklarımın kutulanmasına, Dolaplarımın boşalmasına halen anlam veremiyor ne zamanki taşıma aracı kapının önüne gelecek bu oda tamamen boşalacak işte o an ıssız kalacak…
Ağlayacağım…
Odamın ağladığını hissedeceğim…
Gidiyorum ben…
Başka yuvanın dişi kuşu olmaya…
Yeni düzen… İki kişilik kocaman bir yatak…
Mutlu muyum?
Çok…
Ama birazda hüzün var içimde…
“Baba evini özleyecek misin?” dedim bu gece sevdiğime…
“Ben seni istediğimiz gün idrak ettim o evden ayrılacağımı” dedi…
“Sen” dedi gözlerini süzerek…
Düşündüm…
İçimde kopan fırtınalara kulak asmadan “bu odanın aynısından evimize de yaparsan özlemem” dedim! Ve gözlerimi kaçırarak gülümsedim…
“Yaparız tabii” dedi…
“Hatta şu lambayı da dedim onu da götürelim”…
Sonrasında uzun bir sessizlik…
Çok özliycem ben burayı…
Burada gülmeyi…
Burada ağlamayı…
Buraya sığınmayı…
Hatta burada saklı içilen sigaraları bile…
Misafirlerimi burada ağırlamayı…
Sır kutusu odamı…
Gidiyorum ben…
Düzenini kendimizin belirlediği kocaman bir eve…
Orada ben yokum…
Biz varız…
Artık iki kişi için yaşayacağım…
Yemekler yapacağım… Misafirlerimi salonumda ağırlayacağım…
Çay demleyip balkonumuza çıkacağız…
Ama hanımeli kokusu olmayacak…
Annem saksılara naneler ekti!
Burayı aratmasın diye…
Taç yapraklı çiçekler hazırladı, üzerlerine kurdele bağladı…
Ve çeyizindeki tablolardan ayırdı bana…
El emeği işlemelerinden…
Evlendiklerinde aldıkları antika radyoyu bana veriyor sen çok seversin eskileri diye…
Dilinde yine türküler…
Bana öğrettiği melodiler…
İçim acıyor…
Belli etmesem de koyuyor bana gidişim…
Gelin oluyorum ben hem ağlarım hem giderim gibisinden…
Bir çok danteller, oyalanmış havlular…
Krinkıllar,taftalar…
Kutu kutu eşyalar…
Üzerine düşülen notlar…
Hazırlanmayı bekleyen kınalar…
Davetli listesi…
Anne yemeklerinin yazılacağı kocaman bir ajanda…
Bende senin gibi gibi olacağım anne…
Evimin annesi olmaya gidiyorum…
Gitmeme az kaldı!
Her şeyi özliycem………..
Hoşça kal odam…
Hoşça kal baba evim….
Gönül SEVİNÇ
Haziran-2007

.Eleştiriler & Yorumlar

:: Hayatımın Anlamına...
Gönderen: Selim GÖÇEN / , Türkiye
18 Mart 2009
Sana hep diyorum ya “Sen benimsin!” diye, evet sen benimsin her şeyimsin… Sensizliği ne ALLAH söyletiyor bana ne de ben düşünüyorum… Az önce Baba Evim adli yazını okudum, Yorum yapmak istedim üye oldum ama sitede problem var sanırım Evet MELEĞİM, hayatının beklide üç de birini geçirdiğin baba evinden kopardım seni… Ama kopardım demek biraz sert olmuyor mu? Ben hep sana “Çiçeği yerinden, toprağından edersen solar” demiyor muydum? Çiçeğim, seni doğduğun topraklardan aldım, bambaska iki kişilik bir dünyaya getirdim... Hayattaki tek amacım seni soldurmadan, kırmadan, incitmeden, sevgimle besleyecek bir ömür yaşamak… Bir zamanlar duvarlarını yumrukladığın odandan aldım seni, şimdiki yuvanın duvarlarında sadece gülücüklerin, kahkahaların olsun inşallah... Hep sana olan AŞKIMI hisset yuvamızda… Baba evinde yaşadığın üzücü, kötü anıların hepsini unutup yuvamızda sonsuz mutlu ve huzurlu olursun inşallah… Baba evinde yaptığın el emeklerinin daha özellerini kendi yuvan için yaparsın inşallah yuvamın dişi kuşu… Ben, seninle yuvamızda tahmin edemeyeceğin kadar çok mutlu ve huzur doluyum… Sana ömrümü adadım ben… Hayatımın anlamı… Senin odanın aynısını kuruduk yuvamıza adını da PEMBE ODA koyduk, şimdi sana oradan yazıyorum. Tek bir şeyi unutmamanı istiyorum “SENİ HAYATTAKİ HERŞEYDEN ÇOK SEVİYORUM… SANA TAPARCASINA AŞIĞIM…” Sevgimizle, aşkımızla oluşturduğumuz bize ait bu küçük yuvamızda bizi kim bilir ne kadar güzel günler bekliyor … hep hayatımda var ol emi... Seni Seviyorum Meleğim... Eşin Selim...

:: Merhaba...
Gönderen: perikizi_nurperi / Ankara/Türkiye
20 Temmuz 2007
Öncelikle tebrik ediyorum...Efendim hangimiz annemize benzemiyorz ki zamanla?annenim kaderi kıza diye boşuna dememişler...

:: ömrümün en güzel gelini
Gönderen: Elem Tilev / Eskişehir/Türkiye
18 Haziran 2007
benim aşk acısıyla sarhoş olup sızdığım, seninse beni ayıltmak için bi elinde fırça bi elinde vantilatör komik çabaların... kapısını kilitleyip gizli gizli sigara içtiğimiz, ondan bundan şikayet edip bağıra çağıra söylendiğimiz, sevinçle aşklarımızı mutluluklarımızı anlattığımız, yine aynı aşkın acısıyla hıçkıra hıçkıra ağladığımız, duvarlarına gölgelerimizi, kokusuna endişelerimizi, camlarına ümitlerimizi astığımız odan.... bütün umutlarımızı, taze heycanlarımızı, yaşıyacağımız bütün mutlulukları paspasın altına sakladığımız yeni evin... biz olduğumuz her yere sürüklüyoruz nasıl olsa ömür sandığımızı.... beraber olduktan sonra her yer senin odan senin evin.... ömrümün en güzel gelini... mutluluk yakışıo sana iki damla göz yaşı olsada duvağının altında...

:: Mutlu ol yuvanın dişi kuşu:)
Gönderen: Funda Bilgili / İZMİR/Türkiye
13 Haziran 2007
Sevgili Gönül, Tüylerim diken diken oldu okurken. Yıllar öncesine götürdün beni. Aynı hüznü, aynı yoğun yalnızlık ve terk etme duygusunu yaşamıştım ben de. Başka bir eve nasıl benim evim diyeceğim diye düşünmüştüm. Hatta küçücük kızımı yanıma alıp, bulabildiğim her fırsatta baba evinde uyumaya gitmiştim:) Ama sonra, zaman tuhaf bir şekilde değiştirdi evim kavramını. Gerçekten misafir hissettirdi kendimi:) Her ne kadar eski odam aynen durup benim olsa da, eşim ve çocuklarımla paylaştığım evimdi artık sıcacık evim. Ama bu duygular hoş bir anı olarak hep yer kapladı ve kaplayacak yaşantımda. Emin ol, senin de öyle olacak... Mutlu bir yuvanın annesi olursun umarım sen de:) Gelin olmanın çok yakışacağı kadınlardan biri olduğunu da eminim! Sevgiler, Funda BİLGİLİ

:: =(
Gönderen: Özlem Ünder / Eskişehir/Türkiye
11 Haziran 2007
kendi evinde misafir olmak...içim acıdı ne diyiim tebrikler ablam..seviyom seni




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın anılar kümesinde bulunan diğer yazıları...
Adı Özlem Oldu! Özlenmiş Bütün Çocukluk Anılarımızın…
Baba (Mın) Kokusu...
Tuvaletli Taşıt (Tren)
Anılarımda Saklı Çocukluğum
Kar Düşümü

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Baharın Rengidir Lila!
Yağmur ve Barış (Manço)
Parmak Uçlarımla Dokunarak Elveda Dedim Her Anıma…
Sonbaharın Sondeminde Düştü Yüreğimize Aşk Denilen Cemre...

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Televizyonunuzu Kapatmayı Unutmayın [Eleştiri]
Eski Ramazanlar [İnceleme]


GÖNÜL SEVİNÇ kimdir?

.

Etkilendiği Yazarlar:
.


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © GÖNÜL SEVİNÇ, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.