"Yazmak, aslında hiçbir şey yapmadığınızı herkesten saklamanın en meşru yoludur." – Charles Bukowski (kurgusal)"

Dündeki Zamanın Bugünkü Yolcuları

yazı resim

Beden yaşlanmış, sözler yorulmuştu
Bugün dün değildi, hayat değişmişti
Aynı güneşle ısınmıyordu artık dünya
Ne düş o eski düş, ne sevgi o eski sevgiydi
Ne de yerdeki sarı sonbahar
Bir başkaydı geçmişin koynunda anılar
Oysa ki sendin, bendim, bizdik
Onca yılın içindeki tek hatıra...

Şimdi sen başka bir sen, ben başka bir bendim
Dökülmüştü saçımız, kırışmıştı tenimiz
Ağlıyordu aynalara bakan gözlerimiz
Sen yeni bir sen, ben yeni bir ben
Zamanın yabancı yüzünde iki yorgun insan...

Oysa ne çok sözümüz vardı söylenecek
Ne çok özlemimiz tazelenecek
Yeni sen, yeni bende, ne çok şey vardı anlatılacak
Ama yetmedi vakit yine bize, uzanamadık birbirimize
Gecenin sabahla buluşması kadar kısaydı an
Titreyen mum alevinde eriyip gitti zaman
Yine başaramadık ilkbahar olmayı
Canımızı yakarken dündeki özlem
Yine kaldık hayata öksüz...

Yol uzun, yol yokuş
Yol dağların ötesi kadar ırak
Sen yorgun, ben yorgun, dökülüyor yıldızlar
Uzansak da kavuşamaz artık ellerimiz
Çoktan terk etti bizi nevbahar...

Rukiye ÇELİK
18.12.2018/ANKARA

KİTAP İZLERİ

Eşekli Kütüphaneci

Fakir Baykurt

Fakir Baykurt’un Vasiyeti: Kapadokya’da Bir Umut Destanı Bir yazarın son eseri, genellikle edebi bir vasiyetname niteliği taşır; kelimelerin ardında bir ömrün birikimi, son bir mesaj
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön