..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Kürtaj sadece kendileri bir zamanlar doğmuş insanlar tarafından savunuluyor. -Ronald Reagen
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Türkiye > Hakan Yozcu




5 Mart 2015
Yine Yeşillendi Fındık Dalları  
Hakan Yozcu
Karadenizin eşsiz güzelliği ile birlikte Ordu’ya doğru ilerliyoruz. Az sonra Türkiye’nin en büyük tünelinden geçiyoruz. Ünye ile Fatsa arasında 3 bin metre uzunluğunda olan Ordu Nefise Akçelik Tüneli. Kısa bir süre sonra Ordu’ya giriyoruz. Karadeniz Bölgesinin muhteşem doğasını bozulmadan korunduğu Ordu ili temizliği, yeşili ve deniziyle dikkatleri çekiyor.


:EFB:
YİNE YEŞİLLENDİ FINDIK DALLARI
     Ordu’ya Tokat-Niksar-Ünye üzerinden giriyoruz. Canik Dağlarını tırmanıyoruz. Yaylalardan geçiyoruz.
     Müthiş bir doğa güzelliği ile karşılaşıyoruz. Ağaçlar yemyeşil. Ahşap yayla evleri dikkatlerimizi çekiyor. Ordu’ya yaklaştıkça fındık ağaçları sıklaşıyor ve biraz sonra hep fındık ağacı olarak karşımıza çıkıyor.
     Bu etkileyici ve büyüleyici manzara eşliğinde Karadeniz sahillerine ulaşıyoruz. Şimdi Ünye içindeyiz. Küçük ve şirin bir ilçe.
     Karadenizin eşsiz güzelliği ile birlikte Ordu’ya doğru ilerliyoruz. Az sonra Türkiye’nin en büyük tünelinden geçiyoruz. Ünye ile Fatsa arasında 3 bin metre uzunluğunda olan Ordu Nefise Akçelik Tüneli.
     Kısa bir süre sonra Ordu’ya giriyoruz. Karadeniz Bölgesinin muhteşem doğasını bozulmadan korunduğu Ordu ili temizliği, yeşili ve deniziyle dikkatleri çekiyor.
     Şehir Boztepe’ye doğru tırmanıyor. Buraya daha ziyade yerli turistler geliyor. Geçim kaynağı genellikle fındık. Bunun yanında balıkçılık ve turizm. Birkaç tane de fabrikası var.
     Ordu şehri, 700 yıllık geçmişe sahip bir şehir. Halan varlığını sürdüren Eskipazar üzerine kurulmuş.
     Şehir içinde bulunan öğretmenevine yerleşiyoruz. Kıbrıs’ta görev yapmış olan arkadaşım rehber öğretmen Talip AKARSU, bize buradan yer ayırıyor.
     Yerleştikten sonra resteuranta geçiyoruz. Biraz sonra Talip AKARSU da geliyor, derin bir sohbete başlıyoruz. Öğretmenevi Karadeniz’e bakıyor. Denizi seyrederek balıklarımızı yiyoruz.
     Akşama doğru şehrin merkezini dolaşıyoruz. Yollar dar. Dükkanlar iç içe. İnsanlar sıcakkanlı. Şehir temiz.
     Sahil boyunca yürüyoruz. Her taraf kafeterya, çay bahçesi. Biz de bunlardan birine oturuyoruz. Çok lezzetli olan Karadeniz çaylarından içiyoruz.
     Ertesi gün, bize Boztepe’ye çıkmamızı salık veriyorlar. Boztepe, Ordu’ya kuşbakışı hakim en yüksek zirve. Arabasız gidemezsiniz.
     Tepeye çıkarken bakir bir güzellikle karşılaşırsınız. Her taraf yemyeşil. Fındık ağaçlarıyla dolu.
     Fındık, burada çok önemli bir bitki. Adeta hayatın bir parçası. Ordulular, fındığı kendi çocukları gibi görüyorlar. İtina ile bakıp koruyorlar.
     Fındıkların arasında yılan gibi kıvrılarak zirveye çıkıyoruz. Karadeniz bütün çıplaklığıyla ayaklarınızın altında duruyor. Deniz, şehir ve fındık ağaçları birbirini tamamlıyor. Arkada yüce dağlar fona eşlik ediyor.hiç ayrılmayan arkadaş gibiler.biz de bu güzelliği içimize sindire sindire seyrediyoruz.
     Daha sonra eski anayol üzerinden Ordu’ya iniyoruz. Denize yaklaşık elli metre yükseklikte üç kız yan yana oturmuş duruyor. Tabi bu, heykelden başka bir şey değil.
     Ordu’nun yaygın türkülerinden biri de “Tabya Başında Üç Kız Yan Yana” dır. Tabya Başı, Keçiköyü’ne giden anayol üzerinde ufuklara kadar ayaklar altında serili görünen güzel manzaralı bir semtin adı.
     Burası kık elli yıl önce Orduluların Keçiköy’e yaptıkları gezintilerin uğrak yeri imiş. Halk, buraya “Aşıklar Yolu” dermiş.
     Türk Edebiyatında da önemli bir yeri olan türkümüz şöyle başlıyor:
     Yine yeşillendi fındık dalları
     Acep ne olacak yarin halleri
     Dalgalanıyor pembe şalvarı
     Kız allan pullan gel, gel yanıma
     Beyaz kollarını dola boynuma.

     Tabya Başında üç kız yan yana
     İçlerinden biri göz etti bana
     Nur olsun seni doğuran ana
     
     Ordu ili geleneksel el sanatlarıyla da kültür ve sanat dünyasında yerini almıştır. Yaylalarıyla turizme fayda sağlamıştır. Karadeniz bölgesinde ilk belediye tiyatrosu ve Türkiye’de ilk köy gazetesi burada çıkarılmış.
     Doğal güzellikleriyle, gelenek ve görenekleriyle, yöresel yemekleriyle mutlaka görülmesi gereken bir yöremizdir..



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın türkiye kümesinde bulunan diğer yazıları...
6. Türkoloji Buluşması
İki VIzdan, Bir Bizden
bir Güneşin Yeniden Doğduğu Yer: Samsun
dışarıda Deli Dalgalar: Sinop
Ara Çayhaneler
Trabzon’da Bir Gün
Bir Uzungöl Hatırası
Cennet ve Cehennem
Maçka Yolları Artık Taşlı Değil
Gözlerim Kapalı İstanbul'u Dinliyorum

Yazarın İnceleme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Çeşitli Yönleriyle Prof. Dr. Erhan Arıklı
"Gün Olur Asra Bedel" Üzerine Bir İnceleme
Bir Şiir Emekçisi: İhsan Tevfik Kırca
Çayırova’da Lefkara İşi Canlanıyor
Âşık Osman Akçay İle Tanıştık
Kıbrıs Türk Kültürü ve Edebiyatı
Kayacı Vadisi (Doktorun Yeri)
Şair Selçuk Üstün′ün Şiir Bahçesinden
Angela’nın Külleri
Aykırı Oyuncular Topluluğu

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Minik Bir Şaire Rastladım [Şiir]
50. Yaş Şiiri [Şiir]
Yağmur [Şiir]
Yollarım Sana [Şiir]
Nar Gözlüm [Şiir]
Kazan Mesnevisi [Şiir]
Sen Bilirsin [Şiir]
Bırakıp Gitme [Şiir]
Yaşayan Ölü [Şiir]
Analar [Şiir]


Hakan Yozcu kimdir?

1964 doğumluyum. Kuzey Kıbrıs'ta yaşıyorum. 1988 Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. 20 yıl çeşitli okullarda edebiyat öğretmenliği yaptım. Uzun yıllar Yenivolkan ve Güneş Gazetelerinde köşe yazarlığı yaptım. Şu an Habearkıbrıslı ve Güncelmersin Gazetelerinde yazıyorum. Birçok internet gazete ve sitelerinde yazılarım yayınlanıyor. Şiir, öykü ve tiyatro oyunları yazıyorum. Bu alanlarda çeşitli ödüllerim var. Kendime ait basılmış "Güzel Bir Dünya" ve "Mesela Başka" isimli iki adet öykü kitabım var. 7 tane tiyatro oyunum var. 6 yıl Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü görevinde bulundum. Halen Başbakan Yardımcılığı Ekonomi, Turizm, Kültür Ve Spor Bakanlığı'na bağlı Müşavirim.

Etkilendiği Yazarlar:
...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Hakan Yozcu, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.