..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yazar yazı yazmayı başka insanlara göre daha zor yapan insandır. -Thomas Mann
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Beklenmedik > mehmet burak yüksel




26 Ağustos 2012
Ofis Bölüm 1  
mehmet burak yüksel
Rekabet arkadaşlığı bitirir


:IHG:
OFİS Bölüm1

On iki taksitle aldığı Armani ayakkabısı, eteği ve sırf bu an için, daha dün aldığı yeni buluz u ile başı dik, zafer kazanmış bir komutan edasıyla patronunun ofisine doğru yürüyordu. Biraz patronunu etkilemek, birazda adının yazdığı kolyeyi, boynunda taşıdığını, göstermek istediği için, birkaç düğmesini açık bırakmıştı.
Yavaşça arkasına döndü. Dillere destan güzelliği ve her erkeği etkileyebileceğine inanılan cazibesi ile Gamze de boynunu bükmüş, dize gelmiş bir şekilde tam arkasından geliyordu. Zeynep rakibi Gamze nin bu halini görünce daha da gururlandı. “İşte böyle yaparlar yelloz” diyerek iç geçirdi. Zeynep koridor da yürürken ,çalışan diğer personellerin, kübiklerinden başlarını, onlara doğru çevirip baktıklarını görünce daha da gururlandı. Bir an arkasından gelen Gamze olacak o yellozu, bir savaş ganimetiymiş gibi ,kafeste dolaştırdığını hayal etti. Erkeklerin dilinden düşürmediği, her istediğini yapabileceğini zanneden zavallı Gamze, şimdi kovulmak üzereyken nasılda çaresiz duruyordu. “Adamı böyle yaparlar işte çaçaron seni” diye bir kez daha iç geçirdi. Gururlanmak hakkıydı. Artık zafer Zeynep indi .Gamze miladını bu işyerinde doldurmuştu. Birazdan bu uzun koridoru geçince patronun odasına girecek ve Gamze kovulurken kendisi de terfi edecekti. “İşte adamı ben böyle yaparım uyuz” diyerek bir kez daha iç geçirdi.
Aslında her zaman Gamze ile arası, bu kadar kötü değildi. .Bundan bir ay öncesine kadar aralarından su sızmazdı. Çalıştıkları firma yalnızca Ankara nın değil, Türkiye nin en büyük firmaları arasında idi. Yalnızca şirketin prestiji değil, aynı zamanda Gamze ve Zeynep in çalıştığı, muhasebe departmanın maaşı da diğer firmalara nazaran oldukça dolgundu.
Firmanın muhasebe departmanın da üç personel çalışmaktaydı. Gamze ,Zeynep ve Murat. Murat gözlüğü olmadan iki milim ötesini bile göremese de konusuna ve işine oldukça hakimdi. Zeynep muhasebe ile ilgili bildiği her şeyi Murat dan öğrenmişti. Tek amacı işi ile iligili kendini geliştirmek olan Zeynep, sırf yeni şeyler öğrenmek için, maaşı na prim bile istemeden, Murat ile birlikte mesai ye kalırdı. Gamze ise, baba torpili ile işe girmiş, pek fazla çalışmayan, işlerini genelde Murat ve Zeynep e yaptırmayı seven, bir personeldi. Firmanın kurucusu, Gamze nin babasını tanıdığı için buna göz yumardı . Tabi ki bu durumu Murat ve Zeynep arasıra sorun etmez değildi hani. Ama ne olursa olsun her iş çıkışı ,sabah işe gitmeden ve öğle arası üç arkadaş zamanlarını birlikte geçirirlerdi. Ve birbirlerine çok yakınlardı.

Ne varki dananın kuyruğu bir pazartesi günü koptu. Üç arkadaş kahvaltılarını yaptıkları simitçi den dönüp, ofislerine yeni yerleşmişlerdi ki , bölüm sekreterleri şirket sahibinin oğlunun kendilerini çağırdığını öğrendiler. Üçü de hiç sevmedikleri bu şımarık , kaprisli , kırıtık adamın kendilerini neden çağırdığını başta anlayamamışlardı. Gamze “Kırıtık bizi neden çağrıyorki?” diyerek merakını arkadaşları ile paylaşmış. Zeynep de “Tam bir hödük !!!! . Sabah sabah görünce, günümüz nasıl geçecek kim bilir” diyerek söylenmişti.
Üç arkadaş, kübikler ve içlerinde birbirinden yoğun tempo ile çalışan personelin bulunduğu camla çevrelenmiş , şık , uzun koridordan geçerek şirket sahibinin oğlu Baran Bolbolsever in odasına sıkıla skıla girmişlerdi
Üçüde gayet aydınlık olan , duvarında dart tahtası ve duvarın tam zıt tarafındaki televizyon dışında… moda ve bayan dergileri ile dolu, Pembe koltuklar ve lacivert renk masa ile zevksizlik abidesi olan odayı gördükleri an gerilmişlerdi.
“İki tatlı bayan ve bir tane camışımız la işte muhasebe birimi” diyerek kollarını açan Baran şaşkın şaşkın kendisine bakan üç arkadaşa sitem edercesine bakıp. “Niye gülmüyorsunuz. Espirimi beğenmediniz mi” diyerek dudağını bükmüş, bunun üzerine Zeynep, Gamze hatta demin camış olduğu iddia edilen Murat bile zoraki gülmeye başlamıştı. “Hah şimdi oldu” tarzında bir yüz ifadesi takınan Baran zevksiz koyu lacivert masasının üstüne oturarak bacak bacak üstüne atmış ve derin bir iç çekişten sonra konuşmasına başlamıştı.
-Kızlar biliyorsunuzki ikinizide severim.
Murata doğru dönen baran
-Seni sevmem lan şerfsiz
Kızları baştan aşşağı süzmeye başlayan Baran. Murat a bir kez daha tiksinerek bakarak konuşmasına ederek
-Biliyorsunuzki artık genel müdür benim. Ne yazıkki muhasebe departmanının çok masraflı olduğuna karar verdim.
Daha Baran Bolbol severin konuşması bitmeden üç arkadaş yurtkunmaya başlamıştı.
-Ve iki kişi yi üzülerek iş den çıkaracağım haberiniz olsun.
Üç arkadaş Baran beyin odasından çıktıklarında tam iki gün ruh gibi ortada dolaşmışlardı. İşten çıkacak iki kişi yi merak ederek, bir bir lerinden ayrılacaklarına üzülerek ve tabi Baran beyin sevgili annesinin kulaklarını çınlatarak iki gün geçirmişlerdi.
Tabiki olan Çarşamba günü oldu. Zeynep patronun kendisini çağrıcağını duyduğunda kovulduğunu hemen analadı. “Ne yani…Gamze yi kovacak değil ya . Murat la beni kovacak tabiki.” Diyerek iç geçirmiş hemen kovulma haberini almak üzere şık koridordan geçerek boynu bükük bir şekilde patronun odasına girmişti.
Zeynep in gözü zevksiz odaya, son gelişinde alışmıştı. Fakat patronunun pembe fuları ve sarıya boyattığı saçlarını gördüğünde az daha kahkahayı patlatacaktı.
-Nasıl hayatım saçım hoşuna gitti mi
Zeynep e doğru yürüyen Baran Bolbolseven ,bir cevap istercesine genç kızın yüzüne baktı.
-Tabiii, yani tabiki sevdim
Zeynep bir adım gerileyerek patronu ve arasındaki mesafeyi biraz daha açtı.
-Biliyorsun ki üç kişi bir muhasebe birimi için fazla. Bu yüzden iki kişiyi çıkarmaya karar verdim.
Zeynep Baran ın kendisini kovmaya hazırlandığını anlamış. İstemeden de olsa bir hırıltı çıkarmıştı. Zeynep e alaycı şekilde bakan Baran alaycı bir ifadeyle “Korkma bebeğim seni değil, Gamze ve Murat ı çıkaracağım” diyerek Zeynep in omzuna yavaşça dokundu. Zeynep şaşkınlık ve sevinç içerisinde “gerçekten mi” diye bildi
-Ama bunun bir bedeli var ablası.
-Ne bedeliymiş o Baran bey
Baran birden kızın üstüne atlayarak kalçasını sıkmaya başlamış, anırma , kükreme ile karışık bir sestonu ile “Seni çok seviyorum civciv. Bana takıl hayatını yaşa” diyerek elini Zeynep in kalçasına daha da bastırmıştı. Beynin ne elektrik verilmişe dönene Zeynep, o şokla Bara nın yüzüne öyle bir şaplak atmıştıki. Zaten cılız adam odanın ortasında ki kırmızı halıya doğru uçmuş ve bir inilti çıkarmıştı.
-Çüşşşş oğlum yavaş lan . Yavaş ol adam desinler .Kırıtık!!!!!!
Yediği şaplağın ve bu mağrur utangaç kızdan duyduğu hakaretlerin şaşkınlığını üzerinden ancak atan Baran ,odadan çıkan Zeynep in ardından “ama civciv beni yanlış anladın” diyerek bağırdı.
Bir hışımla odadan çıkan Zeynep sinirli adımlarla ve gözün den birazda yaş dökerek merakla kendisini izleyen, kafalarla dolu koridordan şimşek gibi geçip, arkadaşlarının yanına gitmiş, Gamze ve Murat ın endişeli gözlerle kendisine baktığını görmüştü.
Gamze ortamı yumuşatmak için “Ne o kız terfi mi ettin” diyerek gülünce. Zeynep “Yaaa ettim ,bir de çocuk yapacaktık az daha” diyerek ağlamaya başlamıştı. Arkadaşları ile gece boyu konuşan Zeynep hem olan biteni anlatmış ,hem de arkadaşları ile önemli bir karar almışlardı. “Bu sapık herif kimi kovarsa kovsun hepimiz istifamızı basacağız.”
Ertesi sabah üç arkadaş çalışırken, Zeynep patronlarının kapıdan girmesi ile irkilerek. “Pis herif gene ne istiyor ki” diyerek iç geçirmiş yine kendisine sulanmasın dan korkmuştu. İşin garip tarafı Baran Zeynep ile hiç ilgilenmeden, direk Gamze nin yanına geçmiş, sağ poposunu Gamze nin masasına dayayarak Gamze nin elini tutmuştu. “Çikolatam ….Bugün nasılsın bakalım” Murat ve Zeynep in beş karış açılmış ağzı , şaşkınlıktan yuvalarından çıkmış gözleri karşısında, fularlı ve fönlü sarı saçları olan bu kırıtık adam, Gamzeye sarkmaya başlamış üstelik görünüş itibari ile Gamze de bu ilgide oldukça hoşnut kalmıştır.
“Ne olsun aşkım yaaaa..İşte çalışıyoruz. Ama çok sıkıldım .Birazda seni özledim.” Diyerek Gamze de Baran ın elini tutmuş , ve diğer eli ile kırıtık patronunun yanağından bir makas almıştı. Kapıya doğru yönelen Baran odadan çıkmadan önce Gamze ye dönerek “Bu akşam benim evde sin unutma” diyerek seslenmiş, Gamze de gülerek Baran na el sallmıştı.
Baran odadan çıkar çıkmaz Zeynep ve Murat Gamze ye bakarak “Yuh be sana” diyerek bağırdı. Zeynep hızını alamıyarak ayağa kalkarak “ulan hani birimiz hepimiz için hepimiz birimiz içindik ??? Yalancı sahtekar” diyerek bağırmıştı.. Sanki haksızlığa uğramış gibi Gamze de ayağa kalkarak Zeynep e “Ne yani işten mi atılıyım ? Sen fırsatı kaçırdın, ben kaçırmadım diyemi bana kızıyorsun” diyerek bağırmış. Bunun üzerine Murat ürkek ve çekingen bir ses tonu ile “Ama Gamzeciğim sen nişanlı değilmisin ? Bu şekilde nişanlını aldatmış olmuyormu sun. Hem Zeynep le beni de satmış oluyorsun” diyerek Gamze ye seslenmişti. İyice su üstüne çıkmaya çalışan Gamze “Hoşşt oradan !!! Ezikler hepiniz eziksiniz. Sizle mi arkadaş olacağım ben .Benim için işim önemli. Gerekirse Patronla da yatarım herkesle yatarım. Nişanlıma evlen benimle diye ben mi dedim? O yalvardı. Benim gibi güzel bir hatun kimi istese elde eder” diyerek şaşkınlıktan ağzı açık kalmış iki arkadaşına da kükreyerek masasına geri oturmuştu.
Zeynep kararlı ve emin bir ifade ile başını sallayarak “Öyle olsun lan .Murat da ben de sana bu işyerini yedirmiyeceğiz. El mi yaman bey mi göstericeğim sana” Gamze arkadaşlarına küçümseyerek bakmıştı. “Madem öyle savaş başlasın ozaman”





MEHMET BURAK YÜKSEL



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın beklenmedik kümesinde bulunan diğer yazıları...
İhanet
Yılbaşı
Sobeeeee
İstenmeyen İntikam

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kör Talih
Atletik Vücutlu Sarışın Bayan
Karanlık Köle
... Ölüm...
Dolunay
Karanlıkta Yalnızım
... Ayna...
Çöküş
Susuzluk
Avelon Krallığı Esfalt Kalesi (Bölüm 2)

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
İlk Öpücük [Roman]
İstila [Roman]
Para Para Para [Deneme]
Çoban [Deneme]
Efsane Olmak [Deneme]


mehmet burak yüksel kimdir?

fantastik roman türü yazarıyım ayrıca korku ve bilimkurgu romanlarıda yazarım

Etkilendiği Yazarlar:
adam fewer, ken grimwood,chuck hogan


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © mehmet burak yüksel, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.