..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Sevgi dünyadaki yaşam ırmağıdır. -Henry Ward Beecher
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Sevgi ve Aşk > Gamze SU




6 Mayıs 2012
Aşkın Araf Zamanı  
Gamze SU
ah aşkın en acı taraflarındandır sevgilinin geçmişiyle yüzleşmek, belki de gerekmez bu yüzleşme ama yapıldıysa bir kere kemirir içinizi.


:HHA:
Aşkın Araf zamanında karşılaştık biz seninle sevgilim. Ruhlarımız büyük bir savaşın ortasında kalmıştı; ağır yaralı ve sessizdi. Yaşadıklarına isyan etmekten vazgeçmiş, kabullenmişti. Kabul edene kadar ruh defalarca parçalanmış defalarca ağlamış defalarca acı içinde kıvranmıştı. Ruhunu parçalayan O’na defalarca elini uzatmış, defalarca affetmişti O’nu. Her seferinde bir başka sevmişti O’nu. Sarmıştı tüm sevgisiyle, öyle çok sevip sarmıştı ki O’nu hayatının belki de en acı dolu anlarını en güzel anları olarak görüyordun. Zaman senin affediciliğini değersiz kılmıştı çünkü artık senin onu sevmen, onu sarman bir anlamını yitirmişti. Artık ruhun sevgiyle değil öfkeyle acıyordu. Uğraştın onun yanından onun o yok eden sevgisinden kaçabilmek için. Hayatın seni terbiye etme, seni büyütme yoluydu bu belki de. Şarkılar seni anlatıyordu, her duyduğun müzikte onun canını yakması vardı. Kaçtın defalarca ondan ama o ger seferinde yakaladı seni, tuttu elinden bırakmak istememişçesine. Öyleydi aranızdaki bağ kırıp döken ama bırakmak istemeyen. Gün geldi artık ellerini tutması anlamsızlaştı, artık onsuzda yürüyebiliyordun yolunda. O olmadan aldığın nefes yakmıyordu artık canını. Sen ondan vazgeçebilmiştin nihayet, ruhunu özgür kılmıştın. Hem kendi ruhunu hem de onunkini. Uğraştı ellerini tutabilmek için, çabaladı sonunda o da anladı sen artık onsuz uçabiliyordun gökyüzünde. O da bunu denemeye karar verdi sen yapabiliyorsan pekâlâ o da yapabilirdi. Denedi ellerini senden ne kadar uzak tutabilecekse o kadar uzağa uçtu. Sen nefes aldın, o nefes verdi. Hayatlarınızı ayırmanın, birbirinizi acıyla kutsamanın yerini artık ayrı şehirlerde yepyeni hayatlar aldı. Hayatlarınızın geri kalanında artık sizin büyümenizi sağlayan birer anıydınız. Zaman aktı yıllar geçti ben seninle karşılaştım sevgilim. Tahminsizliğin, bilememenin denizinde yüzerken sen uzattın elini bana. Kırgınlıklarımı üstümde taşıyordum oysaki! Ona rağmen tuttum elini. Hiç beklemediğim kadar sıcaktı nefesin, içtendi gözlerin… Kırgınlıklarım omzumda bana öyle sinsice sırıtıyordu ki. Neden daha önce sen tutmadın elimi diye öyle hayıflandım, öylesine istedim ki… elini tutamadığım her an için kızdım sana bir başkasının elini o kadar sevgiyle uzunca süre tuttuğun için. Oysa onlar seni bugüne yani bana hazırlamışlar bilemedim sevgilim. Onlar bana seni armağan etmişler, benimle yürüyebilesin diye o papatya kaplı yolda. Elimi kolay kolay bırakmamayı öğretmişler sana sevgilim, sıkıca tutabilesin diye elimi, düşmeme ne olursa olsun engel olman için. Sevmeyi öğretmişler aşkım sana kalplerimiz bir olsun, aynı şeyleri hissedelim, düşünelim, sevelim diye. Acı çekmenin aşkla eş değer olmadığını, gözlerimizde gördüğümüz mutlulukla, başımı omzuna koyduğumda hissettiğimiz huzurla yoğurmayı aşkı öğrenebilesin diye seni bana yollamışlar sevgilim… özlemenin güzelliğini öğrenelim seninle sevgilim, aşkı aşka katarak çoğaltalım, yanımda ol yeter ki…



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın sevgi ve aşk kümesinde bulunan diğer yazıları...
Baba Demek Can Demek
Babaannem
Aşk ile Mantık
Sevgi Dediğimiz Şey
Hayat Ortağımız

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Bir Göç Var Rumeli'den

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Bazen [Şiir]


Gamze SU kimdir?

denizin mis gibi kokusunu içine çekmeyi vazife edinmişken kendine kalk çocuk büyüdün denildiği gerçek hayata adım uydurmak için çorak topraklara gelmiş, bir üniversitede dikiş tutturmuş yaşamaya çalışan kelebek kıpırtısıya gönlüne can veren bir genç kız.

Etkilendiği Yazarlar:
ayşe kulin, kafka, elif şafak, turgut uyar,nazım hikmet,cemal süreyya ve daha nicesi


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Gamze SU, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.