..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim. -Cervantes
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Fantastik Roman
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Müsadenle Ağlamak İstiyorum
Fatma Erdogan
Şiir > Bireysel

Gidiyorum işte... Hoşçakal Kalbimi kırdın Bilerek ya da bilmeyerek Fark etmez ki Düşündüğüm biz Bu olmasa gerek Kayıp gitmiş ellerimden Harcanmış bir ömür Onca emek Müsadenle Ağlamak istiyorum Kendimden ve bizden Özür dileyerek...

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Roman > Fantastik Roman
 Uzun Yol (1. - 100. Sayfalar)  (Levent)

Yavaş ve aksak adımlarla merdivenlere adım attığında Onorgud bunun hiç de Kahin’in sıradan hallerinden olmadığını anladı. Cadıkahin Kral’dan iki basamak aşağı da durdu. Kral ürperdi. Krallarınkahini sıska, kemikli elini Krallarınkılıcı’na doğru uzatıyordu. Uzun, kalın çelik namlunun usturadan yüz bin kat keskin ağzına bir deri bir kemik parmaklarıyla dokundu. Namlunun keskinliğini parmağını keskin ağızda yavaşça kaydırarak sınadı.. Sıradan bir anda Kılıç’ın bu ufak dokunuşunun koca bir tomruğu umarsızca parçalayacak gücü vardı. Ama Cadıkahin’e hiç bir şey olmadı. Kılıç bir çiziğe bile neden olmadı. Tek bir ufak damla bile kan akmadı. Kralların kılıcı Kahin’i tanıyordu. Uykusundan uyanması emredilmediği ve gerek de duymadığı için sessizce bekliyordu. Birden hiçbir işaret göstermeksizin Onorgud’u sarsan bir şey oldu. Cadıkahin Kral’a doğru başını kaldırdı. Bunu daha önce sadece bir kez daha yapmıştı. Uzun yıllar önce Rein isminde bir genç kral Kılıç kulesi’ndeki efsanevi kılıcı eline alıp Onorgud olduğu gün. Kral karanlıkla gölgelenmiş, yüzyılların yıprattığı ve adeta silip şeffaflaştırdığı yaşlı yüze, o geçmişi sayısız yüzyıllardan beri süzgecinden geçirmiş gözlere ikinci bakışında da iliklerine kadar ürperdi. Ama bu defa ürperti daha dehşetliydi.. O çok yaşlı ve bilgiliydi. Çok şey görmüştü. Öyle ki artık önceden gördüğü hiçbir şeye bakmıyordu. Şu anda ne görmek için ona bakıyordu? Yüzyıllardır görmediği neyi görüyordu? Bunların düşünceleri Rein’in aklını gitgide ağırlaştırırken Cadıkahin’in sesini duydu. Boğuk ve fısıltılı ses derin karanlıklardan ona yankılanıyor gibiydi. Sanki kaderin sesi ona kehanet haykırıyordu... “Kılıcını bile Ey Kral.. Savaşa gidiyorsun..”
 Aydınlık9  (osman demircan)

Yer, İstanbul'un Üsküdar ilçesi... Suç oranı yok denecek kadar az olan Çamlıca Mahallesi yaz ayının o kavurucu sıcağında polise yapılan bir ihbarla sarsıldı. Fatih Sitesi içinde bulunan bir binanın birinci katında kalan Erhan'dan haber alamayan Umay, Erhan'ın başına bir şey gelmiş olabileceği korkusuyla durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen polis, çilingir yardımıyla kapıyı açtığında ağır bir koku ile karşılaştı. Polisler nefes almakta zorluk çekmelerine rağmen evin odalarında Erhan’ı aradılar.
 Bir Edebiyatçı Gözüyle Mağaranın Kamburu - Yorum: 4  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Roman kurgu bakımından olaydan çok düşünceye vurgu yapar. Ayrıntılarla ilgilenmez. Pek çok kişiye ağır gelebilecek konu ve düşünce örgüsü böylece daha anlaşılır hale getirilir. Sadece felsefeyle ilgilenenler için değil, her insan için okunma kolaylığı sağlar.
 Bir Felsefeci’nin Kaleminden Mağaranın Kamburu – Yorum: 6  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Romanınızı sınırsız sevdim. Roman eleştirmeni olsaydım, “sınırsız sevdim” gibi dümdüz bazı lâflar edeceğime, bu sevgimi yetesiye dışlaştırabilecek cümleler kurmaya çalışırdım. Roman kültürümün enezliğinden ötürü, beni bağışlayın lütfen!
 Şizofrenin Kamburu  (Okuyan Adam)

“HERKES HEYBESİNE ÖMRÜNÜ DOLDURUR; BEN KAMBURUMA TAKILAN HAYALLERİMİ… BEN BİR BOZKIR PİGMESİ DEĞİLİM; HAYALLERİ OLAN VE ÇİĞNENMİŞ BİR HAYATIM.”
 Bay P  (Çetin İmer)

Normalde herkesin olduğu gibi, bir kiralık katilin de özel hayatı vardır. Sevip aşık olabilirler. Tek fark, onların öyküleri genelde pek tatlı sonla bitmez. Bu da tanrının adaleti olmalı.
 Mağaranın Kamburu  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

-Bu çalışma birkaç bölümlük öykü olarak tasarlanmış, ancak konunun uygun olması nedeniyle okuyuculardan da gelen istek ve teşviklerle bir romana dönüştürülmüştür. -Bu sitede öykü olarak 20 bölüm halinde yayınlanmıştır. -Öykü iken takip eden okurların bu romanı tekrar okumalarına gerek yoktur. Çünkü herhangi bir değişiklik yapılmamış, sadece gözden geçirilip birkaç düzeltme yapılmıştır. -Öykü olarak bu sitede ve başka sitelerde yayınlandığında yaklaşık 5-6 bin kere tıklandığı saptanmıştır. -Okuma süresi ortalama hıza sahip bir okur için tahmini 3.5-4 saat arasıdır. -Tavsiye ve eleştirilerinize açıktır. -Umarım hoşunuza giden bir çalışma olmuştur. -Saygılarımla.
 Tanrıların Dönüşü  (Dicle Guntas)

Ve arkada ki konuştu; “Yalnızca gerçek seni özgür bırakabilir Leibniz, ölüm değil.” Eos!, tahmin etmeliydim diye düşündü, rüzgara bu kadar laf edip de Eos'u nasıl unutabilirdi ki, onun tek aşkı, en büyük savaşta aldığı en büyük yaradan daha ağır yaralayan baş düşmanı, en tehlikeli dostu…
 Gökyüzü Notları Ya da Asıl Adıyla Göğsündeki Gökyüzü  (leyla karaca)

Dilruba’nın yolu bir ermişle kesiştiğinde ermiş ondan göğsündeki gökyüzünün fotoğrafını çekmesini ister. Ama önce Dilruba’yı farklı ve fantastik alemlere götürecektir: Duymak, görmek ve koku alemleri. Burada Dilruba’nın kendini yeniden keşfetmesini isteyen ermiş ona duyularla ilgili uzun dersler de verir. Sıra koku alemine geldiğinde Dilruba Tuğrul’la tanışır ve onun kokusunu duymaya başlar. Bunun sırrına kendi göğünün fotoğrafını çekmeden önce koku aleminde yaklaşacaktır.
10 
 Cypraqual Kolye: 14. Bölüm 2. Kısım  (Osman Altınbaş)

Onun bu söyleminden sonra elinde üç katmanlı kalkanı olan onu teker teker ayırıp üçlü bir şekilde havada çevirmeye başladı.Kalkanlar havada birbirlerini takip ederek hızla dönerken eskiden büyücü olan Kaimeld adındaki içinde kötülük tanrısının geçtiği bir başka cümle söyledi ve ardından etrafta bulunan ağaçların kabukları gövdelerinden koparak her yerden kalkanların oluşturduğu döngünün içine girip,birikip orada dönmeye devam ettiler.Yüzlerce koptukları şekilde kabuklar onları alabilecek biçimde genişleyen döngünün içinde renk değiştirmeye başladılar.Ve bu kopmalar ana merkeze doğru her çeşit ağacın gövdesini ziyaret ederek devam etti.
11 
 Romanımdan Alıntı - Büyü Bölümü  (Semrin ŞAHİN)

Simirna gözlerini kapayıp ıtırlı havayı soludu. İçindeki yaşama sevincini hissedemeyip karanlık bir girdapta dönüp durduğunu duyumsadı. Çuhaçiçeğinin kadifemsi kırmızlığında düşüşe geçtiğini anladı. Zihniyle kalbi farklı işlemeye başlamışlardı. Gözlerini açtığında bakışlarında bir anlamlılık vardı. Kırılgan bir kalbin sertleşmesi, isyan etmesi ve ölümün bir son olmadığını algılamasının girdabında, soyut düşüncelerin kavuruculuğunda gidip gelen kalbine düşen süveydanın sinsiliğinde, dolunayın önüne yol alan siyah gecenin islerini fark edip toprağa atladı. Annesinin konuşmayacaksın dediği anda başlayan huzursuzluğu ayyuka çıkmıştı. Kenkhreis son sözcükleri söyleyip ellerini gökyüzüne kaldırdı. Bir peri gibi muhteşem görünüyordu. Işıltılı tozlar eşliğinde Simirna’nın yanına gidip ellerini tuttu.
12 
 Cypraqual Kolye: 14. Bölüm 1. Kısım  (Osman Altınbaş)

Ağızlarından mavi ışıklar çıkan dokuz ejderha kafası tabiri caizse arzı endam ediyordu taşın etrafında.Ayrıca asaların sap kısmı kristalleşip onlarda ejderha kafası gibi safirin kristalimsi yapısında bir olmuştu.Masanın ortasındaki safir bir anda dağılıp dokuz parçaya ayrılarak kafaların ağzından girip kristalimsi sap kısmına ulaştılar.Sütunumsu ışınlar gizemli silüetin yönetiminde ejderhaların gözlerinden girerken asanın sap bölümü üç kısma ayrıldı.Ve ışınlar her tarafa doldu.Daha sonra kısımlar arasındaki sınıra dolan mavimsi ışınlar iki bölüm tarafındaki geçit gibi oldu.
13 
 Ülgen  (Sinem Bağcivan)

"yaşamakta ayak direyeceksin. Belki bahtiyarlık değildir artık boynunun borcudur fakat düşmana inat bir gün fazla yaşamak." NAZIM HİKMET RAN
14 
 Bizim Köyün Ayıları  (Kemal Yavuz Paracıkoğlu)

"Ben bir fotoğraf albümüyüm. Kafamın içinde, hiç değişmeyen, kimisi silik, kimisi derin izleri olan canlı yüzler taşıyorum. Binlerce…”
15 
 Kızıl Yelin Şarkısı  (mahmut dağ)

garip ve farklı bri dünya. hala yazmaya devam ediyor. hala gün geçtikçe kendini büyütüyor. bir gün mutlaka en azından kendi evimdeki kitap rafından yer alacak.
16 
 Mağaranın Kamburu Romanına Yönelik Okuyucu Yorum ve Eleştirileri - 2  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Üstüne mağara, bilge ve felsefenin uçsuz bucaksız deryası da eklenince kitabınız damağımda doyumsuz bir tad bıraktı. Hele de son sayfalarda bilgenin tevazu anlayışını kavrayınca hayranlığım katbekat arttı. Bütün bu fikri ve görsel altyapıyı salt diyalogla inşa etmiş olmanız da çok etkileyiciydi.
17 
 Mağaranın Kamburu Romanına Yönelik Okuyucu Yorum ve Eleştirileri  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Bu açıklamayı vermemin nedeni, kitap yazıp da bastıramayan arkadaşlara bir mesaj iletmektir. Bıkmadan, usanmadan çabalamaları gerekiyor. Bir gün, bir yerden, bir şeyler olabileceğine dair umutlarını yitirmesinler. Yazmaya,yayımlamaya çalışmaya devam etsinler…
18 
 Mağaranın Kamburu Romanına Yönelik Okuyucu Yorum ve Eleştirileri - 3  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

"Hocam, kitabinizi saat 22.00 da okumaya basladim ve az once de bitti.Elime bir kalem almistim,huyumdur bir kitap okurken begendigim sozlerin altini cizmek ama baktim ki yasli bilgenin her sozunu ciziyorum kitaba kiyamadim."
19 
 Ülgen  (Sinem Bağcivan)

İlkçağlardan bu yana milyonlarca düşünce bulutu sessiz sedasız birbirinden habersiz gökyüzünde gezinirler. Bu bulutlar bir insanın hissedemeyeceği kadar soyut olmakla birlikte bir gezegeni ezebilecek ağırlıktadır. Yaşasın, birbirinden habersiz düşünceler bulutu topluluğu!
20 
 Onuncu Enerji - Bölüm 3  (Selin Arslanoğulları)

Ve şimdi, Jordan’ı müzikal yeteneğimle ve gayet sıradan olan çekiciliğimle etkilemem gerekiyordu. “Ah Tanrım, lütfen biri George ve Gerard’a akıl fikir versin!” Belki onlar bu iş için doğru insan olmadığımı göremiyorlardı ancak bu, hayır deme hakkına sahip olmayan ben’i tümüyle rezil olma utancına itmemeliydi. Haksızlık, diye düşündüm ve tekrardan, keşke görevim kurt adamlarla dövüşmek olsaydı, dedim kendi kendime. Zira, onların karşısında başıma gelebilecek en kötü şey acı çekerek ölmek olabilirdi. Ve biliyordum ki sahneye çıkacağım gece utancım, kurt adamların bana verebileceği fiziksel zarardan da beter olacaktı.

1 2 3 4 5  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Ülgen
Sinem Bağcivan
Roman > Fantastik Roman
Ülgen
Sinem Bağcivan
Roman > Fantastik Roman
Şizofrenin Kamburu
Okuyan Adam
Öykü > Fantastik

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.