..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"İşimden büyük tat aldığımı söylemeliyim." -John Steinbeck
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Kesinlikle Karşıyım! > Kâmuran Esen




16 Mart 2011
Hay Sizin Dilinize Deve Dikeni Batsın İnşallah!  
Siyasilerin kullandığı maganda ağzı

Kâmuran Esen


Biz; Yunus Emre’lerin, Aşık Veysel’lerin, Karacaoğlan’ların, Pir Sultan Abdal’ların ağzıyla konuşuruz. Maganda ağzı, bize yakışmaz. Bir öğretmene, asla!


:BCIA:
Sevgili anne- babalar ! Çocuklarınıza tv haberlerini izletmeyin. Hele hele genel seçimlere kadar mümkünse tv’nize kilit vurun. Aksi halde, çocuğunuzun dili bozulur. Aklınıza gelmeyecek küfürler, hakaret içeren sözler öğrenir.

Diyelim bir akşam çoluk – çocuk geçtiniz tv karşısına, haberleri izliyorsunuz. Bir siyasi, hükümeti eleştiren ana muhalefet partisi için çıkar şöyle der: “ Önce onlar kendi pisliklerini temizlesinler. Siz, ailenin sigortasını attırdınız, aile kurumunu kirlettiniz.”… Sorabilir çocuğunuz: “ Baba! Ailemizin sigortası nasıl atar ? ” Sonra, bir lider alır sözü: “ Falan partinin kadınları tornadan çıkmış gibi.” …Çocuğunuzun yaşı küçükse, size sorar: “Anne- baba! Torna ne demek ? Tornadan nasıl çıkılır ? Anne, yoksa sen de mi tornadan çıktın ? …Bir bakarsınız, ekranda Bekir Bozdağ, bütün kinini kusuyor: "Cumhuriyet Halk Partisi'nin ismi Cumhuriyet Halt Partisi olarak değiştirilsin. Çünkü karıştırmadıkları halt kalmadı.”

Çocuğunuz on – on iki yaşındaysa veya daha büyükse; hakaretteki kelime oyununu hemen anlar ve sorar size: “ Anne ! Burada halt olan; parti mi, yoksa cumhuriyet mi ? Yoksa, ikisi de mi ? Bence, her ikisi de halt demek istiyor.”…. Siz de cumhuriyete kıyamayacağınız için; “Yok yavrum yok, sadece parti.” diyerek yalan söylemek zorunda kalırsınız. Bazılarının sorununun aslında cumhuriyet rejimiyle olduğunu, bunu doğrudan söyleyemedikleri için, sanki partiye lâf atıyormuş gibi göründüklerini söyleyemezsiniz. Acı gerçeği bile bile inkâr edersiniz.

Gazeteci- Yazar Mümtaz Türköne, konferans öncesi kendisini yumurta atarak- ki asla tasvip etmiyorum- protesto eden öğrencilere “ parazitler ” demişti. Tesadüfen bu habere rastladınız diyelim. Haberi dinleyen çocuğunuz sorabilir size: “ Baba ! Parazit denen şey, benim kakamla beraber çıkardığım şey değil mi? Ööğğ ! ”…Yüzünüz kızarır ve yine yalana başvurmak zorunda kalırsınız. “ Hayır yavrum, hayır. Koskoca yazar, koskoca öğretim görevlisi olan biri , gençleri hiç böyle iğrenç bir şeye benzetir mi ? Başka bir şey demek istemiştir.”

AKP’ li Şükrü Ayalan, geçen sene yaptığı yazılı açıklamada şöyle demişti: “ Menopoz-antropoz sendromu etkisindeki yöneticiler tarafından idare edilen bu parti, ülkemizin temel sorunlarından da adeta bihaber bir tutum içindedir.”...Meraklı çocuğunuzun size “Anne! Antropoz ne demek, menopoz ne demek ? ” diye sormasından korkup, “ Ben bi çay koyayım.” diye mutfağa kaçmak zorunda kalırsınız.

Adıyaman Milletvekili Hüsrev Kutlu ; bir gazetecinin “ Kamer Genç’ in Meclis’ in rengi olduğu ve hoşgörüyle tahammül edilmesi gerektiği” yönündeki sözleri üzerine, “ Rengi de, afedersiniz biraz b.k rengi oluyor.” diye konuşmuştu. Bu haberi çocuğunuzla dinlediğinizde, muzip çocuğunuz kıkırdayarak size ; “ Baba ! ...k ne renk ? ” diye sorabilir....” Benim ..k’um bazen başka başka renkte çıkıyor.” diyebilir. Birçok siyasinin sık sık kullandığı cibilliyetsiz , namert , şerefsiz , soysuz gibi sözcüklerden söz etmiyorum bile. Çünkü çocuklarımız; bu sözcükleri normal bir hitap şekli olarak görüyor olabilirler son zamanlarda. Televizyonlardan dinleye dinleye, gazetelerden okuya okuya kanıksadılar artık.

Çocuklarımızla birlikte haber izlemeyi bize çok gören siyasilerimiz için ne desem bilemiyorum. Ahlâk kuralları dışına çıkamayacağıma ve kendilerinin kullandığı maganda ağzıyla konuşmayacağıma göre, ne diyebilirim ki ! “ Hay sizin dilinizi eşek arısı soksun.” demeye bile terbiyem müsade etmez. Hiç olmazsa, “ Böyle düzeysiz söylemlerde bulunan siyasilerin diline deve dikeni batsın inşallah ! ” diyeyim.

Az daha benim de ağzımı bozacaklardı. Neyse ki dilimi tutmayı başardım. Çünkü; öğretmenlerim- büyüklerim bana, dilimizi güzel kullanmamı öğütlediler hep.

Bu durumlarda Yunus Emre’ yi anımsarım :

“ Söz ola, kese savaşı
Söz ola, kestire başı
Söz ola, ağulu aşı
Yağ ile bal ede bir söz.”

Biz; Yunus Emre’ lerin, Aşık Veysel’ lerin, Karacaoğlan’ ların, Pir Sultan Abdal’ ların ağzıyla konuşuruz. Maganda ağzı, bize yakışmaz. Bir öğretmene, asla !

.Eleştiriler & Yorumlar

:: bu viz degil vizirti
Gönderen: İbrahim Derûn / , Almanya
20 Mart 2011
ya kardesim, zaten bizim usaklar" ögrenecekleri seyleri aski memnu muhtesem yuzyildan vs. ögrendiler, evlerde pratik uygulama amca dayi teyze sulaniyorlar... velhasil; o, bunun yaninda viz degil vizirti.

:: neden olmasın..
Gönderen: Şenol Durmuş / , Türkiye
18 Mart 2011
neden olmasın maganda ağzıyla konuşmak, anlatmak, hatta fırça çekmek...istediğimiz kadar bu ağzı eleştirsek de bu adamlar bu işi çok iyi biliyor çünkü karşılarında bir maganda yığını olduğunu da çok iyi biliyor..yani böyle başa böyle tarak misali gibi...ne dersiniz?....arz talep meselesi gibi bir şey...yunusları, veyselleri de pek düşünmezler sanırım...




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın kesinlikle karşıyım! kümesinde bulunan diğer yazıları...
Toplumumuzun Kadına Verdiği Değer
Kitap, Sehpa Olarak Nasıl Kullanılır!
Kâmuran Esen Shov (!)
Şarkı Sözü Yazarı Olmaya Karar Verdim
Bir Köşe Yazarının Özellikleri
Bir Erkeğin Birkaç Eşinden Biri Olmak
Mudurnulu Fatma Nine"nin Günlüğü / Ne Günah, Ne Günah Değil?
Erkekler Şalvar ve Cüppe Giysin
Rtük'ün Saçmalıkları
Moraliniz mi Bozuk?o Halde Gazete Okuyun!

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Atatürk'ü Anlatabilmek
Kütüphanelerimizin Hazin Durumu
Ahilik ve Düşündürdükleri
Evli Çiftler Nasıl Piknik Yapar
Bir İzedebiyat Yıllığı Alır Mıydınız?
Alanya'da Turizm Suratımda Nasıl Patladı!
Dünya Kadınlar Günü
Yaşadığımız Ama Artık Alıştığımız Garip Olaylar
Dün Gece Bir Rüya Gördüm - Oy Arttırma Taktikleri Kursu
Mudurnulu Fatma Nine"nin Günlüğü / Güle Güle 2014

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Dönüşü Olmayan Gidiş [Şiir]
Seni Özlemenin Kitabını Yazabilirim [Şiir]
Bensiz Yaşamaya Alışacaksın [Şiir]
İşte Gidiyorsun [Şiir]
Gelseydin Eğer [Şiir]
Ne Zaman Seni Düşünsem [Şiir]
O Beklenen Hiç Gelmeyecek [Şiir]
Çek Beni İçine Bir Nefeste [Şiir]
Sığınacağım Başka Yürek Yok [Şiir]
Uykularında Sev Beni [Şiir]


Kâmuran Esen kimdir?

Okumak ve yazmak bir tutkudur benim için. Yazdıklarımı okuyucularla paylaşmak amacıyla buraya gönderiyorum. Yıllardır, yerel bir gazeteye haftalık köşe yazıyorum. Mudurnu Belediyesinde gönüllü kültür müdürü olarak çalışıyorum. Yayımlanmış Kitaplarım: -Şiirlerle Öyküler - şiir / Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Yazarlar Dizisi ( 1988). . . . . . . . -Sevgi Yumağı - şiir ( 1997 ). . . . . . . . . -K. Esen'in Kaleminden Mudurnu - derleme / Mudurnu Kaymakamlığı Kültür Hizmetleri Dizisi ( 2002 ). . . . . . . . . . . -Oynatmayalım Uğurcuğum- deneme , anı / --Senfoni Yayınları ( Haziran / 2004 ) -Mudurnulu Fatma Nine'nin Günlüğü - Baskıya hazırlanıyor

Etkilendiği Yazarlar:
Okuduğum her yazardan veya yazıdan etkilenirim. Bende bir etki bırakmayacak, herhangi bir şey öğretmeyecek bir yazı düşünemiyorum.


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Kâmuran Esen, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.