..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bildiğim tek şey, ben bir Marksist değilim. -Karl Marx
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Toplum > Müşerref ÖZDAŞ




30 Nisan 2010
Küçük Bir Koli ve Yaşlı Bir Kadın  
Müşerref ÖZDAŞ
Ah, hayat… Bazıları için sen ne çok ağırsın. Ne kolay alırsın umutları, ne kolay harcarsın… Şımartıyorsun birilerini hesapsızca, peki ya azarladıkların! Küçük bir koli için gözyaşlarını çaldığın bu yaşlı kadına bir borcun var.


:BJCC:

Her zamanki gibi bir gündü. Yolumu uzatmıştım. Trafik ışıklarından karşıya geçmiş, her zaman geçmediğim bir yoldan yeni yeni gelmeye başlayan baharı içime çekerek sağda solda yer alan vitrinlere ve gelip geçenlere bakarak aceleci olmayan adımlarla yürüyordum. İleriki köşe başında duran çöp bidonunu kediler karıştırıyordu. Okuldan çıkmış büyüklü küçüklü öğrenciler evlerine dağılıyordu. Yürümeyi yeni öğrenmiş bebekler anne ya da babalarının ellerinden, minicik elleriyle sıkı sıkı tutmuş, gördükleri her şeye merakla yönelerek, arada bir sendeleyerek, düşe kalka ilerliyordu. Sevgi yoluna dizilmiş masaların etrafında sohbet eden, çaylarını, kahvelerini yudumlayan her yaştan hanımlar, genç kızlar, genç erkekler, sevgililer oturuyordu. Yüzlerinde sohbetin ve dostluğun verdiği keyifle yerleşmiş gülücüklerin var olduğu, sigaralarını tüttüren, tuttuğu bardakla parmaklarının ısındığı bu insanlar, o an elbette küçük bir kolinin içine kaç tane kuru gıda paketinin sığabileceğini düşünecek değildi. Ve tabi ki doğalgazlı, her türlü konforlarının bulunduğu evlerde, yıkılmaz sandıkları kalelerinde yaşayanlar yaşlı ve yalnız bir kadıncağızın ısınabilmek için sobasını nasıl tutuşturacağının derdinde olabileceğini bekli de hiç bilmeyeceklerdi. Çünkü az sonra kalkıp gidecekleri sıcak bir evleri, evlerinde hazırlanmış çeşitli yiyecekleri mevcuttu...

Köşe başına yaklaştığımda dükkân sahiplerinin kenara bıraktığı mukavva kutuları alıp kıvırarak, düzenli bir şekilde eski pazar arabasına istifleyip, sığdırmaya çalışan yaşlı bir kadın dikkatimi çekti. Sanki kendisinden başka kimse yokmuş gibi, büyük bir dikkatle yaptığı işe odaklanmıştı. Yürüdüm gittim.

Birkaç gün sonra yine aynı yerden geçerken bana doğru eski pazar arabasını çekerek gelen aynı yaşlı kadını gördüm. Pazar arabasının içi yine istiflenmiş mukavvalarla doluydu. Yüzünde yılların acılarının bıraktığı izlerle ama yine de yaşama umudu ve ışığı ile bana doğru baktı ve yorgun sesiyle, cebinden çıkardığı buruşuk kâğıt parçasını uzatarak ‘’ Bak bakalım kızım, şunu bana okuyuver.’’ dedi. Aldım, baktım. Belediyeye ait kuru gıda yardım fişi idi. Üzerinde bir de adres yazılıydı. Anlattım ne olduğunu. Ve sordum bu mukavvalarla ne yapıyorsun diye. Sobasını tutuşturmak için topladığını söyledi. Ağlamaya başladı. Her ay gelen gıda yardımı, bu ay, başka bir eve taşınmış olmasından dolayı, eski adresine gitmiş ve onu bulamadıkları için de geri dönmüştü. Ağlıyordu bunun için. Bu denli önemliydi o paket onun için. Belki de bir ay o erzaklarla idare ediyordu. Yapması gerekeni söyledim ve sırtını sıvazlayarak onu uğurladım. Onu dinlemiş olmam bile rahatlatmıştı bir derece.

Evime döndüm düşünceler içinde. Dönerken yine kafeteryaların önünde oturup çaylarını dost sohbetleri eşliğinde yudumlayan insanlara baktım. Onların yüzü dingindi, kaygıları yoktu. Ya, az önceki yaşlı kadın… Bir dost sohbeti yerine derdini sokakta gördüğü bir yabancıya açmıştı ve usulca akan gözyaşlarını silmişti yemenisinin ucuyla.

Ah, hayat… Bazıları için sen ne çok ağırsın. Ne kolay alırsın umutları, ne kolay harcarsın… Şımartıyorsun birilerini hesapsızca, peki ya azarladıkların! Küçük bir koli için gözyaşlarını çaldığın bu yaşlı kadına bir borcun var.

Ah, hayat… Üzerine gidersin zaten yıkılacak kadar eğilmiş olanların. Sen nasıl bir şeysin? Tutup kaldırsana düşenleri, elini uzatsana. Sil gözyaşını desene. Arada bir duraklasana. Umudu kırılmışlara çare gerek. Yaraları sarsana…

Ey, hayat!
Dolsa kadehler, içsek,
Yılların yorgunluğu geçer mi?
Yüreklerde dert biter mi?
Son durağa gelse de
İçindekiler inmek ister mi?
Sana küsenlerle barış artık
Al gönlünü, sil hüznünü…
İncil der ki: ‘’ İlk taşı günahsız olanınız atsın.’’
Ne dersin, bir sürpriz yapmaz mısın?
Güçsüze dönüp bakmaz mısın?
Derde deva olmaz mısın?
Senin armonin içinde
Uyum sağlayamayanlar
Savrulup gittiler,
İlk taşı sen attın hayat.
Bunu bilmez misin?
Bir koliye doldurup
Göndereceğim geri
Senden aldıklarımı.
Küçük bir koli,
Taşımakta zorlanmazsın.
Ya senin aldıkların?
Verme, istemem.
Sende kalsın.

Müşerref ÖZDAŞ


.Eleştiriler & Yorumlar

:: Teşekkürler
Gönderen: Müşerref ÖZDAŞ / , Türkiye
3 Mayıs 2010
Teşekkürler Sedat Bey. Güzel bir söz ile bağlamışsınız. Sevgi ve saygılar benden sizlere.

:: Çok hoş
Gönderen: sedat / , Türkiye
2 Mayıs 2010
Nefis bir yazı. Teşekkürler. Halil Cibran!ın Eğer insanlara boş elimi uzatır ve bir şey alamazsam çok üzücü ; Ama asıl ümitsiz durum, dolu elimi uzatıp kabul edecek kimseyi bulamamamdır. deyişi ile bağlamak istedim düşüncelerimi. Saygı ve sevgilerimle

:: Altta kalanın canı çıksın
Gönderen: Ömer Faruk Hüsmüllü / , Türkiye
30 Nisan 2010
Maalesef vahşi kapitalizmin bir sonucu bu.O yaşlı,yoksul kadın gibi daha bu ülkede milyonlarcası var.Kendilerine karşılıksız ulaşacak yardım ellerini bekliyorlar.Bir oy için gıda paketiyle uzanan elleri değil...Teşekkürler.Saygılarımla.




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın toplum kümesinde bulunan diğer yazıları...
Çiçekleri Döken Bahar
Sevgi Sihirdir
Hayvan Olmanın Dayanılmaz Ağırlığı
Muhteşem 8 Yıl
Gelecek Daha Kaç Tecavüze Gebe?
Dağılan Bulutlarım
Öylesine Bir Gündü...

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Umutlar Tükenirse
Geceler Günahı Saklar
Sevgi Şehri Şehir Rehberi
4g : Gittim - Gördüm - Gezdim - Geldim (Eskişehir’in Yeni Yüzü)
Sevgi Bekler mi?
Aldanmalar,aldatmalar ve Yalanlar Üzerine Düşüncelerim
Tanrıya Mektup
Affediyorum
Aşk mı? Alışkanlık mı?
İzler, Yaslar ve Yaşlar

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Olsaydım [Şiir]
Sevgi (Seni) Ektim Yüreğime [Şiir]
Ateşi Yakan Bilir [Şiir]
Sahtekarlar Balosu [Şiir]
Sualler (1 ) [Şiir]
Yaşam - Aşk - Tutku - Sevgili [Şiir]
Yaşam Akıyor Yanı Başımda [Şiir]
Zamanın Kıyısında [Şiir]
Hani Bir Şarkı Var Ya [Şiir]
Yürekte Bir İmzadır Sevdan [Şiir]


Müşerref ÖZDAŞ kimdir?

Biyoloji öğretmeniyim. 1978'li yıllardan beri edebiyat,şiir,resim ve geleneksel sanatlardan "ebru " ve "kaat'ı " ile uğraşıyorum. Sevgi yolu, Ortanca ve Mahzunice adlı dergilerde yazılarım yayınlanmaktadır. Turkhaber ve Cbhaber internet gazetelerinde de köşe yazarlığı yapmaktayım. Edirne-Uzunköprü SES gazetesinde de yazmaktayım. Yaşamın en iyi öğretmen olduğunu biliyorum. . . Ve sınavını en hazırlıksız zamanlarda yaptığını . YAŞAM BİR ŞİİRDİR. . . ŞİİR DE SEVDAM. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Etkilememeye çalışıyorum..Herkesin de ne olursa olsun bir süre sonra kendine bir tarz oluşturduğunu düşünüyorum...


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Müşerref ÖZDAŞ, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.