..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Dünyayı isteyen bilime sarılsın, ahireti isteyen bilime sarılsın; hem dünyayı hem ahireti isteyen yine bilime sarılsın" -Hz. Muhammed
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > İlişkiler > Müşerref ÖZDAŞ




6 Şubat 2010
İzler, Yaslar ve Yaşlar  
Müşerref ÖZDAŞ
Kendine idi en büyük yalanların. Veda vakti geldiğinde “ Gitme!” dedin. Yine en büyük yalanı kendine söyledin. Çaresizlik ve imkânsızlıktı seni besleyen. Yaşananları bırak artık geride. Acılar yaşamış olsan da yaşadığın güzel anlar hatırına hakkını helal et geçmişe. Ve sar artık yaralarını.


:BAEE:
İZLER, YASLAR VE YAŞLAR

Bakışlarında soru yoktu artık. Sadece hüzün vardı. Beklemekten yorulmuş bir yüreğin hüznü ve derin sitemi. Sorularınla beraber umutların da tükenmek üzereydi. Ama o bakış delip geçti bağrımı… Söyleyebileceklerini duymayı hem istedim, hem istemedim. Kopuş adım adım başlarmış, ilk adım ne zaman atıldı bilemiyorum. Yaşamdan kopmuş kara gözlerini çevir başka tarafa, görmek istemiyorum.

Kara saçların gibi kara mı bahtın? Yoksa güneşi görmemek için kapattın mı perdelerini, hapsettin mi kendini kendi içine? Çalıyorum kapını, duysana, açsana. Elini uzatsana… Sen kendi yoluna ışık olmalısın ve beni duymalısın. Başka yönlere bakma, yolun ortasındasın. Geri dönme. Sadece yürü, korkma. Yoldaşın, sırdaşın olmaya geldim, beni içeri alsana. Kapıda kaldım, üşüyorum, gece ayaz.

Sahte gülücüklere, sahte alkışlara kanmışsın… Onlarla beraber hayallere dalmışsın. Uyan artık. Hâlâ bekliyorum. Az daha bekler giderim, kalbimi bırakarak. Bana söyleyemediklerini ona anlat bari. Ve sende kalsın, geri gönderme. Başka suallerimiz olmalı, yolları beraber yürümeliyiz. Kendini dev aynasında görenler olsa da arkalarını döndüklerinde ve sana baktıklarında küçülecekler. Bak ve gülümse sadece onlara.

Maziden kurtulabilmek için ne yaptın? Terk etmek isteyip de edemediğinde ne dedin kendine. Seni bırakıp gittiklerinde istediğin bu olsa da acı çekmeyi tercih ettin. Suçladın. Ama gitmelerini isteyen sendin. Gitmeleri gerektiğini biliyordun. Sadece söyleyen ve “ Git! “ diyen sen değildin. Öyleyse bu acı niye?

Kendine idi en büyük yalanların. Veda vakti geldiğinde “ Gitme!” dedin. Yine en büyük yalanı kendine söyledin. Çaresizlik ve imkânsızlıktı seni besleyen. Yaşananları bırak artık geride. Acılar yaşamış olsan da yaşadığın güzel anlar hatırına hakkını helal et geçmişe. Ve sar artık yaralarını. Deseler ki “ o kadar kolay olmamalı, geçmiş bizden hesap sorar. Biraz bekletip sonra affedelim.” Sen aldırma onlara. Demlenmeye bırakıp, acıların dibe oturmasını beklerken sızıların artar. İlişkiler sürüp giderken dikkat edenlerden isek, kırmaktan çekiniyor isek, acı çektiğimiz zaman bir dakikayı, bir günü bir yıl gibi, on yıl gibi yaşayabiliriz. Sen de yaşadın, gözlerinde okudum. Acının karasıydı gördüğüm.

Yaşama tutunmaya çalışırken, elinden geleni yaparken birden kendini bir boşlukta bulabilirsin. İşte o anlarda zaman geçmek bilmez. Takılıp kalırsın o anda. “ YAS” lanınca aynı zamanda “ YAŞ” lanıverirsin. Ama yenilenme zamanın gelecek elbet. Yeniden çiçekler açacak gülüşlerinde, gönlünde.

Hâlâ büyümedin mi? Bunca ayrılığa karşın… Neydi istediğin? Yeniden sor kendine. “ Aşk”a âşıktın sen. Her gelende gördüğün, görmek istediğin; bulduğun, bulmak istediğin aynıydı. Sen bir rüyada idin. Bir gün uyanacaksın. Yaslarını bırak artık, unut. Beraber büyüyelim, beraber yaşlanalım. Gözyaşlarımız mutluluktan olsun, silelim karşılıklı…

Kalk, geldim kapına, çalıyorum, açsana. Uyan artık… Vakit geldi. Elimi tutsana. Az daha bekler giderim. Yoksa beklediğin bu mu yine? Peki, öyle olsun. Gidiyorum. Hiç olmazsa kalbimi al yanına. O anlatır sana. Yağmurlu bir gecede, bir umut trenine binip gideceğimi biliyor.

Gecenin bir yerinde bir yalnız adam
Ve başka bir yerinde bir kadın,
Uzatmış elini umuda…
Önünde madde madde serilmiş bir hayat
Sessizlik hâkim sokaklarda
Ruhların çığlığı sarmış her yanı,
Bekliyor yolculuk saatini…

Seni de bekleyeceğim istasyonda. Belki gelirsin, belki de gelmezsin… Biraz bekler giderim. Haberimi alırsın birilerinden. Yine de gel, geç olsa da bekleyeceğim gittiğim yerde. Gel, uzak da olsa, yakın da olsa… Silinsin izler, bitsin yaslar, kurusun yaşlar…
Müşerref ÖZDAŞ
02.02.201



.Eleştiriler & Yorumlar

:: Tebrikler, çok severek okudum.
Gönderen: Rüya Bayram / , Türkiye
2 Nisan 2010
Müşerref hanım, ayrılık hüzünlerini ne güzel paylaşmışsınız gidenle kalan arasındaki farkla birlikte. Sevgiler

:: Teşekkürler Didem Hanım.
Gönderen: Müşerref ÖZDAŞ / , Türkiye
11 Şubat 2010
Aynı sokakta bile olsa ayrılanlar, bence artık birbirlerine yıldızlar kadar uzaklar..... Teşekkür ederim Didem Hanım. Ne kadar güzel özetlemişsiniz. Sevgiler..

:: Yürekten tebriklerimle
Gönderen: Didem Duruöz / , Türkiye
11 Şubat 2010
Çok etkileyici, bir solukta okudum yeni denemenizi, el vermek, gönül vermek, gönülden sevmek. Bağışlamak, affetmek büyüklüktür derler. Ayrılığın bana göre anlamlarından biri, bırakıp gitmek zorunda kalana, daha fazla direnemediği için kızgınlık duyulması ve yalnızlığın can yakıcı olması.Yası kişinin kendi içinde burukluğa ve özleme çevirebilmesi ise, gideni azat edip olduğu yerde mutlu olduğunu bilmesi ve kendi hayatına ayaklarının üstünde durarak devam edebilmesi.Ayrılık başa geldikten sonra mesafeler önemini kaybediyor.Hani derler ya bana ellerim kadar yakın ve aynı zamanda yıldızlar kadar uzaksın.Aynı sokakta bile olsa ayrılanlar, bence artık birbirlerine yıldızlar kadar uzaklar.Uzağı yakın etmek de yeri geldiğinde kişinin elinde.Yazınız da bunun nasıl olabileceğini en güzel şekilde anlatıyor.Yazınızın bende uyandırdığı hisleri sizinle paylaşmak istedim.Yürekten tebriklerim, sevgi ve saygılarımla.Didem

:: Gerçekten etkileyici
Gönderen: Ömer Faruk Hüsmüllü / , Türkiye
6 Şubat 2010
Başarılı bir deneme...Sıkılmadan okuyabiliyor insan.Tebrikler.Saygılarımla...




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın İlişkiler kümesinde bulunan diğer yazıları...
Umutlar Tükenirse
Sevgi Bekler mi?
Aldanmalar,aldatmalar ve Yalanlar Üzerine Düşüncelerim
Aşk mı? Alışkanlık mı?
Beyaz Atlı Hayaller
Kalanlar ve Gidenler
Günümüzün Dürüstlük Anlayışı Sorunsalı
Yaşamın Ortasında Bir Yalnız Adam
Tozlu Bir Rafta ve Anılarda Kalmak
Korkularım

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Çiçekleri Döken Bahar
Sevgi Sihirdir
Geceler Günahı Saklar
Hayvan Olmanın Dayanılmaz Ağırlığı
Muhteşem 8 Yıl
Sevgi Şehri Şehir Rehberi
4g : Gittim - Gördüm - Gezdim - Geldim (Eskişehir’in Yeni Yüzü)
Gelecek Daha Kaç Tecavüze Gebe?
Dağılan Bulutlarım
Tanrıya Mektup

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Olsaydım [Şiir]
Sevgi (Seni) Ektim Yüreğime [Şiir]
Ateşi Yakan Bilir [Şiir]
Sahtekarlar Balosu [Şiir]
Sualler (1 ) [Şiir]
Yaşam - Aşk - Tutku - Sevgili [Şiir]
Yaşam Akıyor Yanı Başımda [Şiir]
Zamanın Kıyısında [Şiir]
Hani Bir Şarkı Var Ya [Şiir]
Yürekte Bir İmzadır Sevdan [Şiir]


Müşerref ÖZDAŞ kimdir?

Biyoloji öğretmeniyim. 1978'li yıllardan beri edebiyat,şiir,resim ve geleneksel sanatlardan "ebru " ve "kaat'ı " ile uğraşıyorum. Sevgi yolu, Ortanca ve Mahzunice adlı dergilerde yazılarım yayınlanmaktadır. Turkhaber ve Cbhaber internet gazetelerinde de köşe yazarlığı yapmaktayım. Edirne-Uzunköprü SES gazetesinde de yazmaktayım. Yaşamın en iyi öğretmen olduğunu biliyorum. . . Ve sınavını en hazırlıksız zamanlarda yaptığını . YAŞAM BİR ŞİİRDİR. . . ŞİİR DE SEVDAM. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Etkilememeye çalışıyorum..Herkesin de ne olursa olsun bir süre sonra kendine bir tarz oluşturduğunu düşünüyorum...


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Müşerref ÖZDAŞ, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.