"Yaşam o kadar kötü bir şaka ki, en azından sonu güzel olmalıydı." *Samuel Beckett (kurgusal alıntı)*"

El Sallarken

Trendeki yolculara masal anlatsa / Nasıl olur meselâ

yazı resim

Tren yolu kenarında iri yapraklı, güçlü duruşlu. Damarlarında süt dolaşan bir ağaç… Kökleri rayların altındaki toprakta kalmış. Bu yüzden, her geçen trenin akıttığı yol sevdası sızmış yüreğine.

Gel gör ki; ne kökleri uzanabilir rayların devamına. Ne de dalları... Geçip giden trenleri kısık gözlerinin aralığından seyrederken uzakları düşünür olmuş usul usul...

Yol hayalleri kurarak orada kalmaya dayanmaksa çok zor. Bir çıkar yolu olmalı bunun… Trendeki yolculara masal anlatsa nasıl olur meselâ, yanından geçtikleri zamana sığdırıp.

Şöyle bir savursa yapraklarını, “yol” dese;
Şöyle bir mânâlı bakış fırlatsa, “aşk” dese;
Şöyle bir çekse kendini, “hayat” dese adına...

İçlerinden bir yolcu bile ağacın salınımında, kendi yol öyküsünü yakalarsa. Ve ağaç, onun düşüncelerinde kalabilirse eğer rayların devamında. Artık, o da varmış gibi olmaz mı o yolculukta? ..

Gün gelir, kendisi de inanmaz mı hatta, yol aldığına? ..

Aynur Uluç

Lacivert Öykü ve Şiir Dergisi
Ekim 2005

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön