"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"

yazı resimYZ

YALNIZIM
Elini uzatıpta kaldıran olmadı düştüğüm yerden,
Kurtaran yok artık ağlayıp sel gibi yaş döken gözlerden,
Kalbimi yaralayan acı veren nefret dolu sözlerden,
Yüzüme gülüp sırtımdan vuran iki yüzlü namertlerden.

Yüreğim bir enkaza döndü kıymet bilmeyenler yüzünden,
Mahrum kaldı yüreğim güç aldığı gerçek güzelliklerden,
Zevk almıyorum artık cıvıldayan kuşların seslerinden,
Dostum dediklerim aldı yaşama sevincimi elimden.

Dünya dönüyor içinde ben durmadan savuruluyorum,
Terk edildim hayat denen yolda tek başına yürüyorum,
Yalnız kaldım eski şarkılarda ben kendimi buluyorum,
Bir ağaç misali kırıldı dallarım gün gün kuruyorum.

Beni yarı yolda bırakmayacak birini arıyorum,
Yüzümde hüzün yerini sevince bıraksın istiyorum,
Rabbimden çektiğim acılarım sona ersin diliyorum,
Düştüğüm dipsiz kuyudan çıkmak için dua ediyorum.

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön