..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yalnızlık güzel birşey, ama birilerinin yanınıza gelip yalnızlığın güzel birşey olduğunu söylemesi gerekir. -Balzac
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Unutulamayan Dönemler > Edibe Toğaç




12 Ekim 2018
Hiç Bir Şey Geçmiyordu  
Edibe Toğaç
Geçmiyordu hiç bir şey, yaşamdan yana aldığımız her bir yara kalıyordu, belki pas tutuyor, belki küfleniyor fakat yinede duruyordu içimizde bir yerlerde. Ve işin acı yanı, her gün bir yenisi daha ekleniyordu aldığımız yaralara...


:FEB:
Ansızın bastırıyordu yağmur, gök adeta çığlık atarcasına gürlüyordu.

Yaşam binbir çeşitteki o capcanlı rengini gri'ye bırakmıştı şimdi.


Odamdayım, perdelerim sonuna kadar açık, içeriye girebilecek en ufacık bir
ışığı dahi odama alma, yansıtma niyetindeydim. Yinede hiç bir ışık, yalnızlık ve kasvetle dolmuş odamı aydınlatmaya yeterince yetmiyordu. Gök gürültüsüne kulak veriyor, kendimi en güvenli ve en iyi hissettiğim yerden, odamdan yatağımdan yağmurun verdiği huzuru enjekte ediyordum yine ruhuma. Bir süre sonra yağmuru fizikende hissetme adına kapı
önüne çıkıyordum. Başımı gökyüzüne kaldırıyor ve yağmur damlalarının yüzüme akışına şahitlik ediyordum. Huzurla birlikte içini dolduramadığım garip bir boşluk beliriyordu o anlarda kalbimde. Bir anlam eksikliğiydi bu belkide, yada hergün gelip geçen ve adeta ömrümüzü kemiren
zaman karşısında yenilgiyi kabul etme durumuydu bu. Bu durum ciddi bir bulanıklığa sebep oluyordu zihnimde. Bir süre sonra sokağa çeviriyorum başımı, yağmurdan kaçmak için arabaların altına sığınmış mahallenin kedilerinden başka kimse yoktu ortada. Bir kaçıyla göz göze geliyor ve onların kimsesizliklerini ve yaşama amaçlarını sorgulamaya başlıyordum kafamda. Sanki sende öyle değil misin dercesine bakıyordu kediler bana, kimsesiz, sahipli fakat sahipsiz aynı zamandada. Sokağın başından hızlı adımlarla gelen bir oğlan çocuğunu görüyorum. Okuldan geldiği pek aşikar, sırtında çantası, deyim yerindeyse iliklerine kadar ıslanmış bir halde evine gitmek üzere, yüzündeki sert bir ifadeyle ilerliyor. Çocukluğum geliyordu o anda aklıma. Çetin bir kış günü, okuldan eve gidişlerimi anımsıyordum o dakikalarda. İlk okuldayım, elinde şemsiyeyle beni karşılamaya ne annem nede babam gelmişti, bir çoğunun ailesi ya araçla gelmiş yada ellerinde şemsiyeyle çocuklarını beklemekteydiler. Ben yine kimsesizdim. Kendimi salıverircesine sağanak yağmurun altında eve doğru ilerlemekteydim her seferinde, kısa naylon çizmelerimin içine sular dolmuş, her seferinde çıkarttığı sese kulak verirken buluyordum kendimi. Mavi önlüğüm ıslak, ellerim ayaklarım bir o kadar soğuk, yanıbaşımdan araçlar geçiyor üstüne üstük, yerdeki su olduğu gibi üzerime sıçrıyordu haliyle. Eve varıyordum, girişte kapı arkasında üstümü başımı soyuyor , soluğu odun sobasının yanıbaşında alıyordum. Islanmış olan önlüğümü, taytımı kurutmak için her birini asıyordum sobanın tellerine. Sonrasında yine telaşla ıslanmış çantama yöneliyor, içindeki ıslak olan kitap, defter ne varsa onlarıda kurutmanın derdine düşüyordum. Çocuk iken çok fazla hasta olduğumu, üşüttüğümü hatırlıyorum, gecenin bir yarısı yoğun mide bulantısı ve ateşle uyanıyor, daha banyoya yetişemeden olduğum yerlere kusmalarımı hatırlıyordum. Annem mavi leğeni yanıbaşıma getirmiş, sevinmem, iyileşmem adına her zaman alıpta yiyemediğimiz bir adette çubuk kraker koymuş, babam sirkeli bezle başımda beklemekte. Küçük hassas bir beden mikroplara yine yenik düşmüş, ateşler içinde yatmakta yatakta. Herşey geçiyor, sevgili Tezer Özlü'nünde söylediği gibi hiç bir şey geçmesede. Geçmiyordu hiç bir şey, yaşamdan yana aldığımız her bir yara kalıyordu, belki pas tutuyor, belki küfleniyor fakat yinede duruyordu içimizde bir yerlerde.

Ve işin acı yanı, her gün bir yenisi daha ekleniyordu aldığımız yaralara...





Denemeler-

Yazan -Edibe Toğaç

.Eleştiriler & Yorumlar

:: kalemine sağlık...
Gönderen: Kadir Serkan TELLİ (Güvercinin Getirdikleri) / , Türkiye
16 Ekim 2018
Keyifle okudum




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın unutulamayan dönemler kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kalben Körler...
Peki Şimdi Ne Olacak Anne?

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Savrulmasını Beklemekteyim...
Tek Bir Aşk
Yaşam Sarmalı
Acı Bir Bekleyiş
Tıkanma Evresi...
Anne'ye Mektuplar
Ruhum ve Kalbimle!
Yontulma Evresindeyiz...
Ölümün Olduğu Yer...
Sevgiyle Kuşat Bizi

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Bir Amacı Olmalı İnsanın! [Şiir]
Her Gün Ölüyorum Aralarında [Şiir]
O Gün Bugündür İşte [Şiir]
Sen Beni Unutsanda Ben Seni Unutmam! [Şiir]
Biraz Sana Biraz da Ölüme Hasret [Şiir]
Yüreğinde Yer Yok Bana [Şiir]
Bana Sorarsanız [Şiir]
Parçalansa Kelimeler [Şiir]
Layık Değilsin [Şiir]
Umutsuz Bir Aşk [Şiir]


Edibe Toğaç kimdir?

Naçizane yazan-Minimalist Şair. . . Edibe Toğaç http://sayfamdakalancumleler. blogspot. com. tr/

Etkilendiği Yazarlar:
Susan Sontag, İngeborg Bachmann,Montaigne,Dostoyevski,Henry David Throe, Tolstoy,Gogol,Albert Camus,Paul Auster,Susanna Tamaro,Paulo Coelho,Tezer Özlü vb...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Edibe Toğaç, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.