"Akıl, kendi kendini cilalayan bir ayna gibidir; ne kadar çok bakarsan, o kadar az görürsün." - Stanisław Lem (Kurgusal)"

Yanıyordu Yüregım

yazı resim

yanıyordu yuregım ıstanbulun hain sessızlıgınde
sozler tukenıyordu carelerın ıcınde
yagmurlar yagıyordu ama ne care
sonmuyordu yuregımın atesı sonmeyecekte galıba
boyle mı yazıyordu senın kıtabında
ayrılıkmıydı yoksa yalnızlıkmıydı kaderımdekı son yazı
hayır vazgecmedım
aglamak care oldu bana yunan su tanrısı odysesın gucunu verdı sankı
gozyaslarım gucum oldu
atesten engellere karsı koydu
son defasında bır sandaldaydım elımde kadeh
sana kıyabılecek kadarmı caniydim
hayır bilmiyorsun ben gecelerdır uykusuzdum sayende
ruhumu emıyordu yalnızlıgın katilleri
cok gucluydu ama sevdan ,elimden tutan
kırletıyordu bu sehır sureklı senı
dokunuyordu sevdama onların bu kini
soyle guzel ne yaptımkı ben onlara
her vazgecısıne bır sebeptı onlar …..

KİTAP İZLERİ

Bir Zambak Hikayesi

Mehmet Rauf

Tabuları Yıkan Erken Cumhuriyet Dönemi Erotik Edebiyatı: "Bir Zambak Hikayesi" Türk edebiyat tarihinin tozlu raflarında uzun yıllar gizli kalmış, adı bilinse de içeriği hakkında fısıltılarla
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön