"Yazar olmak, bir tür zihinsel hastalıktır; tek farkı, bu hastalığı satabiliyor olmanızdır." — Neil Gaiman"

ya git ya kal

med cezir demişti bir dost bu şiire ... şiirim gibi sakladım bir yerde ...

yazı resim

eğer kapıyı hızla çarpmayacaksan git
eğer giderken dönüp son kez arkana bakmayacaksan kal
ve biterken bir şeyler saklayacağın ne varsa sakla al
aşkı kendine bir ömür yasaklama

inkar ederek vardığımız bu demde
isyan ederek kalışlarımızın hatırına
neyi nerede bıraktığımızı bilmeden görmeden
neyi nerede savurduğumuzu düşleyemeden
ölmek istediğimiz asıl yaşamaksa kaldığımız yerden
yaralanmaksa sadece amaç üstümüzü örtmeden
kime kimden kaldığımızı bilmeden öpmeden
kimi kimden çalışımıza üzülmeden kal kalacaksan sevgili

sana yüreğimi adayacak gibiydim
kendime gelişlerim dışarda bahar çiçekleri nisan yağmurları
çok uzun zaman oldu sana böyle içten böyle yalan hayatlardan bir şeyler katmayalı
ne kadar bencilim desem sana büyüyordum sadece epey oldu bu masala senle inanmayalı
sana sırlarımı verecek gibiydim
kendine gelişlerin dışarda hazan çiçekleri kasım yağmurları

inkar ederek açtığımız her mevsimde
isyan ederek solmalarımızın hatırına
neyi nerede yanlış yaptığımızı kestiremeden
neyi nerede unuttuğumuzu hissedemeden
yaşamak istediğimiz asıl ölmekse başladığımız yerden
yaralanmaksa sadece amaç rengimize bürünmeden
kime kimden kapıldığımızı söylemeden sevişmeden
kimi kimden sevişimize sevinmeden git gideceksen sevgili

eğer kapıyı sessizce kapatacaksan git
eğer giderken dönüp son kez arkana bakacaksan kal
ve biterken bir şeyler götüreceğin ne varsa götür al
beni kendine bir ömür yasakla ama

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön